Türk Ordusu BULTÜRK’e Kapısını Açtı

Alptekin CEVHERLİ
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) Yönetim Kurulu İstanbul Birinci Ordu Komutanlığı’nı ziyaret etti ve Balkan Türkleri ile ilgili genel bilgi verdi
Heyette yer alanlar; soldan sağ, Seydullah HALAÇ, Nedim BİRİNCİ, Alptekin CEVHERLİ, Rafet ULUTÜRK,Müjgan DENİZ, Musa VATANSEVER, Abdullah TÜRER
 Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK) tarafından 31 Temmuz Pazartesi günü Birinci Ordu Komutanı Orgeneral Sayın Musa AVSEVER’e Selimiye Kışlası’ndaki makamında ziyaret gerçekleştirildi.
Derneğin Genel Başkanı Rafet Ulutürk Başkanlığında BULTÜRK adına bir heyet tarafından gerçekleştirilen ziyarette;
Bulgaristan ve Balkan Türkleri hakkında genel bilgiler verilmiş ve Bulgaristan’da devam eden Müslüman-Türk azınlığın sorunları dile getirilmiştir.
Ayrıca Genel Başkan Rafet ULUTÜRK tarafından; günün anısına bir plaket, ve Derneğinin faaliyetleri ve 2018 Yeni Raporu ile “Türk Dünyasında Bir Bulgaristan Türk’ü-Elli Yıllık Mücadele”, kitabının komutanımıza takdimi yapılmıştır. Ardından Gazeteci – Yazar Alptekin Cevherli’nin “Sözün Özü” adlı imzalı kitabı takdim edilmiştir. Daha sonra Dr. Nedim BİRİNCİ ve Seydullah HALAÇ tarafından; “BULTÜRK Gazetesi, 89 Göçü kitabı” ve Kızanlıklı Ziraat Mühendisi Sn. Osman BÜLBÜL’ün “Bulgaristan Türklerinin Durumu” kitaplarını takdim edildi. 
Sayın Orgeneral Musa AVSEVER de BULTÜRK Derneği Yönetimine günün anısına bir plaket takdim etmiş ve ayrıca tüm katılımcılara da anı olarak birer çanta hediye edilmiştir.
Dernek Başkanı Rafet Ulutürk, tören esnasında yaptığı konuşmasında; “BULTÜRK Derneği temsilcilerini çok samimi bir şekilde karşılayan Sayın Orgeneral Avsever’in şahsında tarihi kahramanlık destanlarıyla dolu Türk Silahlı Kuvvetlerimize şükranlarımızı sunarız” dedi.
Başkan Rafet Ulutürk ziyaret esnasında yaptığı konuşmasında şunları ifade etti:
Sayın komutanım, Sayın Orgeneral Musa AVSEVER, şanlı ordumuzun şerefli mensupları. Biz, BULTÜRK –Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği heyeti olarak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir ordu karargahını ilk kez ziyaret ettik.
Öncelikle bizi kabul ettiğiniz için sizlere şükranlarımızı sunarız. Sayın komutanım, bu an bizim için ve Türk STK’ları açısından olağanüstü değerli…
Ateşinizden ateş almaya, Birinci Ordumuzun şanlı bayraklarının dalgalanışından, “Ne mutlu Türküm diyene!” haykırışını birlikte yaşamaktan, ilham almaya geldik.
Yaşlı üyelerimiz, gazilerimiz asker ocağı kokusunu özlemişler, hasret giderdik.
Bir de biz, her zaman ve her yerde, 15 Temmuz 2016 gecesinde olduğu gibi, hainlere ve FETÖ teröristlerine karşı sizinle beraberdik demeye geldik.
En esaslı Türklük beşiği ASKER OCAĞIDIR.
Bizde “doğdun, büyüdün, yürüdün de, askere gitmeden adam mı oldun?” denir.
Türklük ruhunun yetiştiği beşiktir, askerlik.
Biz, Bulgaristan’da askerliğimizi inşaat eri veya demiryolu bakım eri, madenci olarak yaptığımızdan, askerlik ruhu taşımayız. Askerlikten üzerimizde kalan eziyet izleridir.
Prenslik döneminde, Türk okullarımız özel iken, Mehmet Ersoy’un İstiklâl Marşı’nı ezberine alana karne veriyorlarmış. Bulgar devleti tarafından daha sonra Türklük ruhunun kaynağı olarak bu görülünce  İstiklâl Marşı’mızın okullarda okutulmasını yasaklamıştır.
Benim okul yıllarımda, Bulgar okullarında Türkçe derslerinde öğretmenlerimiz bize kitap dışı şu mısraları ezberletirdi:
“Ben, ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım”
Verdiğimiz özgürlük mücadelesinin külünde Türk İstiklalinin sönmez közleri vardır. Biz aynı ruhun evlatlarıyız.
600 yıldan sonra ana-vatana dönüşümüz, yeni zaferler için bir dayanaktır.
Her gidişin bir dönüşü vardır, her dönüş yeni bir gidişin başlangıcıdır.
15 Temmuz’da Birinci Ordumuzla birlikte yeni bir tarih yazanların, yeni Türk ruhunu oluşturanların arasında, gece nöbetlerinde, Yenikapı mitinglerinde, dalgalanan bayraklarımızın altında biz, BULTÜRK olarak, soydaş camiası olarak biz de vardık.
FETÖ hainliğini görenler, Türk milletinin ne kadar büyük ve güçlü bir halk olduğunu bir kez daha gördü. Büyük Türkiye atılımı ve küresel güçlerin boy ölçüştüğü coğrafyamızda en önemli ve sonuç belirleyen bölgesel gücün Türkiye Cumhuriyeti olduğunu görmeyen kalmadı. Bu güç, Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve elbette Birinci Ordunun gücüdür ve en önemlisi hep birlikte halkımızın gücüdür.
Suriye’deki askeri zaferlerimiz, PKK ve yandaşlarının belinin kırılması, Türk bayrağının her zamankinden daha yükseklerde dalgalandığı şu günlerde, yeni çatışma alanı BALKANLARDIR.
Son haftalarda Almanya’nın, Avrupa Birliğinin Türk karşıtı politika takınması, Türkiye Cumhuriyeti Balkan siyasetinin başarılarına tepkidir. Geçen hafta Amerikan “The Wall Street Jornal” “Türkiye ile Rusya Balkanları paylaşıyor. Amerika ve Avrupa Birliği Balkanlardan çekilmek zorunda kalıyor” diye yazınca, Bulgar aşırı milliyetçi, şoven faşistlerinin hepsi dilini yuttu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullandığı donanımın % 46’sı – yerli Türk üretimi – haberleri şok yarattı. Her Türk, bir askerdir. Bunu Türkler 8 milyon iken Çanakkale’de, Sakarya’da İzmir’de ispatladılar. Şimdi Türkiye’nin 80 milyonu aştığını işittikçe titriyorlar, bir de buna 300 milyonluk Türk Dünyası katılınca adeta çıldırıyorlar…
Halk yetiştiremeyen devlet, asker eğitemez, ordu düzenleyemez, zafer nedir bilmez. Etrafımızda çok konuşanlar var. Onlar çok savaşa girmiş, çatışmalarda bazen başarılı olmuş, fakat hiçbir savaşı kazanamamışlardır. Türk ruhu, TSK savaş kaybetmeyen bir güçtür. Bu gücün nüvesi öncüsü Birinci Ordumuzdur. Sizi arkadaşlarım adına tüm Bulgaristan Türkleri camiası adına kutluyorum.
Sizinle beraber geçirdiğimiz şu dakikalar bize kıvanç verdi. Zafer ruhuyla adeta şarj olduk.
“Bizlere kapınızı açtığınız için, tekrar sağ olun. Var olun, Teşekkür ederim” dedi.
Orgeneral AVSEVER de plaket takdimindeki teşekkür konuşmasında 1. Ordu’nun bu anlamda bir STK’ya ilk kez kapılarını açtığını, Balkanlardaki Türklerin Türkiye’nin batısındaki sigortası olduğunu. Oradaki soydaşlarımızın, Türkiye’ye gelmesi yerine, vatandaşı oldukları ülkelerde yaşam ve kültürel şartlarının iyileştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ziyaret, Balkan Türklüğü özelinde Türk Dünyasının sorunları ve Balkanlardaki FETÖ Yapılanmasıyla ilgili bilgi verilmesi ardından tamamlandı.
1.ORDU KOMUTANLIĞINDA BULTÜRK Heyetinin Müze gezisinden
Sayın Orgeneral Musa AVSEVER’de ziyaretimizden dolayı BULTÜRK Derneği Başkanımıza günün anısına bir plaket taktimi.
Dr.Nedim BİRİNCİ BULTÜRK Faaliyetleri kitabını ve BULTÜRK Gazetesini taktim etti.
Alptekin CEVHERLİ 2. kitabını Komutanımıza taktim etti
BULTÜRK Heyetinde yer alanlar; soldan sağ, Seydullah HALAÇ, Dr. Nedim BİRİNCİ, Alptekin CEVHERLİ, Rafet ULUTÜRK, Yrd.Doc.Dr. Müjgan DENİZ, Musa VATANSEVER, Abdullah TÜRER 
 Orgeneral’imiz Sn.Musa AVSEVER’den BULTÜRK’e taktim edilen plaket
 
BİZİM 1.ORDU KOMUTANIMIZA VERDİĞİMİZ PLAKET
Share

Dr. Sadık Ahmet (1947 – 1995)

7 Ocak 1947 yılında, Gümülcine vilayetinin küçük Sirkeli köyünde dünyaya gelen Batı Trakya Türkleri’nin lideri Dr. Sadık Ahmet, ilköğrenimini kendi köyünde, orta ve lise öğrenimini Gümülcine’deki Celal Bayar Lisesinde tamamladı.

1966-67 yılında önce Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesine bir yıl sonra da Selanik Üniversitesi Tıp fakültesine giren Sadık Ahmet, 1974 yılında bu fakülteden hekim olarak mezun oldu. Üniversite mezuniyetini, Yunan Ordusunda 34 ay süren piyade erliği izledi.

Hemen ardından da, Orta Yunanistan’da bir yıl mecburi hekimlik hizmetinde bulunarak, 1978 yılında Batı Trakya’ya döndü.

Batı Trakya’ya gelişi ile birlikte; bir yandan Cerrahi ihtisasını yaparken diğer yandan da toplumun sorunları ile yakından ilgilenmeye başladı.

Dr. Sadık Ahmet, 1985 yılında Batı Trakya çapında bir imza kampanyası başlattı. Amacı Batı Trakya Türkleri’nin sorunlarını dünya kamuoyuna duyurmaktı. Yaklaşık 15.000 imza topladığı bir sırada (8 Ağustos 1986) tarihinde tutuklandı.

25 Eylül 1987 tarihinde tek başına Selanik’e giderek, orada toplantı halinde bulunan Demokrasi İnsan Hakları üyelerine toplum sorunlarını ileten bir broşür dağıttı.

1988 yılında kampanyasından ötürü 30 ay hapis cezasına çarptırıldı.

18 Haziran 1989 seçimleri öncesinde milletvekilliği adaylığı iptal edildi.

26 Ocak 1990 tarihinde Batı Trakya Türkleri’ne “TÜRK” diye hitap ettiği için hapis cezasına çarptırıldı ve Selanik Dudullu hapishanesine gönderildi. İki ay hapis yattıktan sonra, hapis cezası paraya çevrildi ve serbest bırakıldı.

8 Nisan 1990 milletvekili seçimlerinde aday oldu ve ikinci kez bağımsız milletvekili seçildi.

Batı Trakya Türkleri’nin ilk siyasal partisi olan Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) partisini kurdu. (13 Eylül 1991)

1993 genel seçimlerinde Yunanistan’ın getirdiği kasıtlı seçim barajı dolayısıyla parlamentoya giremedi.

Batı Trakya Türkleri’nin haklarını dünya platformunda ararken bir yandan da Batı Trakya Türkleri’ni iktisaden kalkındırma projeleri üzerinde çalıştı.

Evli ve Levent ile Funda adında iki çocuk babası olan Dr. Sadık Ahmet; Batı Trakya Türk azınlığının haklarının imza altına alındığı Lozan barış antlaşmasının yıldönümü olan 24 Temmuz 1995 günü şüpheli bir trafik kazasında hayata veda etti.

Share

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Başvuruları Başladı

Görüntünün olası içeriği: 1 kişi

ON TARİH; 18 AĞUSTOS

Türk Dünyası Belgesel Film Festivali Başvuruları Başladı. Geçen yıl olduğu gibi bu yılda tüm Türk Coğrafyası’ndan katılım var. 

Yakutkistan’dan Gagavuzya’ya tüm Türk Dünyası Belgeselcilerinin büyük bir bölümü 2016 yılında yapılan Türk Dünyası Belgesel Film Festivali’ne yapımlarını göndermiş, Zeytinburnu’nda yapılan galaya ve gösterimlere katılmış, festivalin Türkiye dışındaki ayakları olan; Azerbaycan, Kazakistan, KKTC ve Kırgızistan gösterilerinde belgeselleri izleyicisi ile buluşmuş, belgesel atölyeleri kurulmuş, belgesel söyleşileri yapılmış, 5 Ülke 7 Şehir’de yapılan etkinliklere toplamda 25 binin üzerinde belgesel dostu katılmıştı.

Bu yıl festival düzenleme kurulu son başvurularını 18 Ağustos 2017 tarihinde kabul edeceğini açıklamasına rağmen Temmuz’un ikinci haftası itibariyle Türk Coğrafyası’nın farklı Devlet, Özerk Devlet ve Bölgelerinden 40’a yakın yapım Festival İstanbul Ofisi’ne postalandı.

Hocağulu Narlıyev, Dr. Zeynel Koç, Doç. Dr. Abdülhamit Avşar, Uluslararası Müslüman Filmleri Festivali Direktörü Albina Nafigova, Setem ve Sanatsal Etkinlikler Komiyon Başkanı Mehmet Güleryüz, Belgesel Yapımcı ve Sunucusu Ahmet Yeşiltepe gibi etkin isimlerin jurisinde bulunduğu festivalin finalistleri son başvurunların hemen ardından 2017 Ağustos sonunda açıklanacak.

T.C Başbakanlık Tanıtma Fonu, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, TDBB ve TRT’nin katkılarıyla Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu tarafından organize edilen Türk Dünyası Belgesel Film Festivali bu yıl 27 Eylül’de İstanbul Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.  Üniversite Kongre Merkezi’nde 3 gün boyunca yapılacak etkinlikler arasında iki ayrı salonda gün boyu gösterimlerin yapılacak olmasının yanısıra Türk Dünyası Belgesel-Sinema Üreticileri Şurası, Türk Dünyası İletişim Toplulukları Buluşması ve Türk Dünyası Film Afişleri Sergisi’de düzenlenecek.  Etkinlikler kapsamında geçen yıl olduğu gibi bu yıl da Festival Atölyeleri kurulacak, Festival Söyleşileri gerçekleştirilecek. 

18 Ağustos 2017 tarihine kadar turkbelgesel.com adresinden de başvuru kabul edilir. 

Bilginize

Menderes Demir

TDGF GENEL BAŞKANI

Görüntünün olası içeriği: 18 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar, oturan insanlar ve takım elbise

Share

Bulgaristan 15 Temmuz şehitlerini anıyor…

TÜRK HALKININ YAZDIĞI DESTANI, ÇILGIN TÜRKLERİN TANKLARI NASIL EZDİĞİNİ ANLATTIK.
Türkiye’nin milli birlik ve beraberliğini hedef alan Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimine karşı Türk halkının kahramanca verdiği mücadelenin birinci yılında Bulgaristan Kazanlık şehrinde de anıldı. Bulgaristan’da Türk Halk Kültür Derneği ve Türkiye’den BULTÜRK Derneği ile birlikte Temmuz 2016’daki hain darbe girişimi için anma toplantısı yapıldı. Türk Halk Kültür Derneği Başkanı Sayın Menderes Kungün’ün düzenlediği toplantıda asistanlık görevini Sn.Dilay ALBAYRAK yaptı.

Toplantıya katılanların arasında; Kazanlık şehrinde sevilen ve saygı duyulan demokrasi geçişinde ilk Belediye Başkanı olan Müh. Bonço SARAFOV, Filibe-Plovdivden gelen misafirler, Kazanlık ilçesinin her köyünden en az ikişer kişi olarak katılım sağlandı. Bu toplantıyı organize eden Sn. Menderes KUNGÜN bukadar ince düşünmesi bizleri onurlandırdı. Ayrıca BULTÜRK – Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneğimizin Başkanı ve yöneticileri de katıldık. Slaytın bulgarca olmasından dolayı çok beğenildi. Tabi ki alınan hediyeler için biraz şaşkınlıkla karşılasalar da çok memnun kaldılar.

Bulgaristan Kazanlık-tayız!  Buradaki kardeşlerimizin hepinize kucak dolusu muhabbet sevgi ve selamları var…Harika bir program gerçekleştirdik.

İlk defa Bulgaristan’da 15 Temmuz anma töreni gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz.

Toplantının açılışını Kazanlıkta bulunan Türk Halk Kültür Derneği Başkanı Sayın Menderes Kungün yaptı. İlk önce Türkiye’de temmuz 2016 da darbe girişiminde şehit düşenlere bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından ilk konuşmacı Osman Bülbül bey kitabını tanıttı ardından sırayla  Başkanımız Rafet ULUTÜRK, Şakir Arslantas,  Nedim Birinci ve Elif Güneş Türkiye’de yapılan darbeyi anlatılar… TÜRK HALKININ YAZDIĞI DESTANI, ÇILGIN TÜRKLERİN TANKLARI NASIL EZDİĞİNİ ANLATTIK

SLAYTTA ARKADA GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ “DEMOKRASİ VE ŞEHİTLER ” MİTİNGİNDE BULTÜRK YERİNİ ALMIŞTIR

Programın sonunda katılımcılara 15 Temmuz darbesini anlatan Cumhurbaşkanlığımız tarafından basılan Darbe kitabını, Bultürk Gazetesi ve 15 Temmuz konulu şapka,  tişört, hediye olarak zambak kolonyası ve Başkanımızın “Türk Dünyasında Bir Bulgaristan Türkü 50 Yıllık Mücadele” ve Osman Bülbülün de “Bulgaristan Türklerinin Durumu” kitapları gelenlere dağıtıldı.

Program çok samimi bir ortamda Bulgaristan’daki kardeşlerimizin yüksek katılım,   ilgi ve alakaları içinde birlik ve dirliğimizin vurgulandığı Yenikapı ruhunu hep birlikte hissettiğimiz bir atmosferde gerçekleşti.

Ali KAÇAN Beye plaketini Kültür Bakanlığı görevlisi Elif GÜNEŞ Hanım taktim etti

Osman BÜLBÜL Beye Şakir ARSLANTAŞ plaketini taktim ederken

Toplantının sonunda BULTÜRK Gazetesine hizmetlerinden dolayı Sn. ALİ KAÇAN ve köşe yazarımız Sn.Osman BÜLBÜL’e de birer plaket taktim edildi. Ayrıca bu günün anısına ve bu darbe bir daha unutulmaması ve unutturulmaması adına Menderes KUNGÜN’e özel bir plaket taktim edildi. Başarılı bir konferansın ardından güzel bir akşam yemeği her şey için çok teşekkür ederiz.

Elif GÜNEŞ

Not: Fotoları çeken Selin ALBAYRAK Hanım efendiye teşekkür ederiz.

Not: Konuşmalara buradan ulaşabilirsiniz;

Osman BÜLBÜL http://www.bghaber.org/bghaber/kitap/

Rafet ULUTÜRK http://www.bghaber.org/bghaber/kazanlikta-15-temmuz/ 

Şakir ARSLANTAŞ http://www.bghaber.org/bghaber/kazanlikta-15-temmuzu-andik/

Dr.Nedim BİRİNCİ http://www.bghaber.org/bghaber/stanimaka-sorun-mahalleli-sorunu-degildir/

Elif GÜNEŞ http://www.bghaber.org/bghaber/kazanlikta15-temmuz/  

Görüntünün olası içeriği: 13 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

15 temmuz hediye kalem ile ilgili görsel sonucu

TÜRKİYE’DE ÇILGIN TÜRKLERİN TANKLARI NASIL EZDİĞİNİ ANLATTIK

 

BULGARİSTAN’DA TOPLANTIYA KATILANLARA DAĞITILAN HEDİYELER;

  1. Cumhurbaşkanlığımız tarafından basılan Darbe kitabını
  2. Bultürk Gazetesi
  3. 15 Temmuz konulu kalem, şapka,  tişört,
  4. 15 temmuz tişort şapka ile ilgili görsel sonucu
  5. 15 temmuz hediye kalem ile ilgili görsel sonucu
  6. Zambak kolonyası
  7. “Türk Dünyasında Bir Bulgaristan Türkü 50 Yıllık Mücadele” Rafet ULUTÜRK
  8. “Bulgaristan Türklerinin Durumu”  Osman Bülbül 

Mehmet BAYRAM Kardeşime kitabımı taktim ettim

Bulgaristan Kazanlık “ÇUDOMİR” Kültür merkezinde DARBEYİ ANLATIRKEN

 Türkiye’de 15 temmuz darbe girişimini Kazanlıkta halkı bilinçlendirirken. TÜRK HALKININ YAZDIĞI DESTANI ADIM ADIM ANLATIRKEN. BULGARİSTAN’DA YAŞAYAN TÜRKLERİN YANINDA BULGAR HALKININ DA İLGİ GÖSTERMESİ BİZİ ÇOK MEMNUN ETTİ.

 Bu güze organizasyonu BULGARİSTAN’DA yapma cesareti gösteren Sn.Menderes KUNGÜN’e Bulgaristan Türklerini hakkıyla temsil etme konusunda yüreğini koyduğu için ve bu çalışmalarında daha ileriye gitmesi için hazır olduğumuzu kendilerine beyan ettik. Ayrıca başarıların ödüllendirileceğini göstermek adına bu günü tarih sayfalarına kazıyabilmek için kendilerine BULTÜRK’ün plaketini taktim ettik. Allah yar ve yardımcısı olsun başarılarını devamını diledik.

Görüntünün olası içeriği: 9 kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, oturan insanlar, masa ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, oturan insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, ayakta duran insanlar ve iç mekan

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, gülümseyen insanlar, ayakta duran insanlar ve iç mekan

 

Share

Bulgaristan’da Roman Toplumu Karşıtı Protesto

Bulgaristan‘ın güneydoğusunda Asenovgrad kentinde milliyetçi Bulgarlar, Roman toplumu karşıtı protesto gösterisi düzenledi.

Kentteki Bulgar gençler kürek takımı sporcuları ile yerel Roman topluluğu arasında 10 gün önce yaşanan kavganın ardından, bölgede Roman toplumu karşıtı gösteriler devam ediyor. 10 gün önceki olayda bazı sporcuların yaralanmasının ardından başlatılan soruşturmada, kavgaya karışan Roman topluluğundan 9 genç gözaltına alınırken bazı şüphelilerin serbest bırakılması bugün kent merkezinde toplanan yüzlerce kişi tarafından protesto edildi.

Gösteride, “Bulgaristan Bulgarlarındır” şeklinde slogan atan göstericiler, Bulgaristan bayrakları ile haçlar taşıdı.

Roman toplumunun Bulgaristan‘a entegrasyonun mümkün olmadığını ileri süren göstericiler, ülkede yerleşik Roman azınlığın Hindistan‘a gitmesi iddiasını dile getirdi.

Protesto gösterisini organize eden ve adını vermek istemeyen kişi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Protestomuzun tek bir nedeni var, o neden de ortak evimiz olan Bulgaristan‘dır. Eğer suç işleniyorsa ve işleyenlerin etnik kökeni bahanesi ile adalet sistemi bu suçların karşısında kayıtsız duruyorsa biz sokaklara dökülüyoruz. Türklere veya Romanlara karşı değiliz, ancak onlar bizim gelenek, dil ve adetlerimizi bilmeli, Bulgaristan‘da yaşıyor olmaktan bizim gibi gurur duymalıdırlar.” görüşlerini ileri sürdü.

Protestoya destek veren Filibe ve Asenovgrad Motosikletçiler Kulübü üyesi Genadi Stavrev de, protestonun etnik sebepli olmadığını öne sürerek, sadece adaletsizliğe karşı olduğunu iddia etti.

Gösteri nedeniyle şehir merkezinde polis ve jandarma güçlerince güvenlik önlemleri alınırken protestocular, eylemlerine okudukları bildiri sonrası son verdi.

Asenovgrad Romanları huzursuz

Bu arada jandarmanın çevresinde güvenlik kordonu oluşturduğu ve giriş çıkışları denetlediği şehrin Roman mahallesi sakinleri de huzursuz. Romanların, protestolara neden olan olaylara karışan birkaç kişi yüzünden tüm mahallelinin dolaşım hakkının sınırlandırılmasından dolayı duyduğu memnuniyetsizlik de gittikçe artıyor.

Göstericiler ise, Roman mahallesinden kaynaklandığını ileri sürdükleri güvensizlik ortadan kalkana dek eylemlerini devam ettireceklerini bildiriyor.

Öte yandan Asenovgrad’daki gerginliğin ardından, Roman mahallelerin bulunduğu ülkenin bazı kentlerinde de küçük çaplı benzer protestolar yapıldı.

Romanlar, 7 milyon dolayındaki ülke nüfusunun yüzde 10’unu oluşturuyor.

Share