Atatürk ve Bulgaristan Müslüman Türkleri

Rafet ULUTÜRK

1913 yılında Osmanlı Devleti’nin Sofya Askerî Ataşesi görevini yürüten Yarbay Mustafa Kemal, Pomak Türklerine yönelik yaşanan faciayı öğrendiğinde derin bir sarsıntı geçirmiştir. Bunun üzerine Bulgar Liberal Parti Başkanı Radoslavov ile doğrudan temasa geçmiştir. 1913 seçimlerinde Müslüman oylarının Liberal Parti’ye yönlendirilmesini sağlayarak, isim ve ibadet haklarının iadesini barışçı yollarla temin etmeyi başarmıştır. Bu gelişme sonucunda Bulgaristan Müslümanları, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ebedi önder olarak benimsemiştir.

Bu olay, Bulgar Çarlığı’nın Balkan Savaşları’nda olduğu gibi azınlıklar politikası açısından da daha 1913 yılında mağlup olduğunun açık bir kanıtıdır. Ne var ki Bulgar devleti bu yenilgiden gerekli dersleri çıkarmak yerine, tam tersine bir yol izleyerek Pomak Müslümanlarını Bulgaristan Türklerinden ve Türkiye Cumhuriyeti’nden koparmaya yönelik politikalarını sürdürmüştür. Asimilasyon süreci, “Pomak Türkleri” adını ortadan kaldırmak amacıyla “İslamlaştırılmış Bulgarlar”, “Bulgar Muhammedanları” gibi toplam 39 uydurma tanım üretilerek devam ettirilmiştir.

Özellikle Smolyan (Paşmaklı) bölgesinde 1937–1944 yılları arasında sistematik bir biçimde isim değiştirme kampanyaları yürütülmüş; Kur’an yakma ve toplatma, camilere girişin engellenmesi gibi saldırılar yoğunlaştırılmıştır. 1942 yılında Nazilerden kopyalanan “Milleti Koruma Yasası” ile şoven uygulamalar resmiyet kazanmış, bu yasa temel alınarak Rodoplar’daki yerli halk Bulgar soy kökünü kabul etmeye zorlanmıştır. Bugün gelinen noktada, yaklaşık yüz yıllık bu baskı ve zorlamalar sonucunda Pomak nüfusunun %60’ına yakını Hristiyanlığı kabul etmeye mecbur bırakılmıştır.

Monarşi döneminde Bulgaristan Türkleri ile Pomak Türkleri birbirinden koparılmaya çalışılırken, her iki topluluk Bulgar devletinin insan haklarına, aydınlanmaya ve ilerlemeye aykırı politikalarına karşı ortak bir mücadele yürütmüştür. Son derece sert saldırılara rağmen omuz omuza direnmiş, geri adım atmamış ve hükümeti ile Çar’ı zor durumda bırakmışlardır. Tüm yasaklara rağmen siyasal alanda varlık göstermiş, hak ve özgürlük mücadelesini sürdürmüşlerdir. Cumhuriyet ve demokrasi uğruna verilen silahlı ve silahsız mücadelenin her aşamasında, seçimlerde ve referandumlarda Türkler daima aynı cephede yer almıştır.

Avrupa’nın uyanış ve diriliş sürecinde pozitif rol oynayan dernekleşme, kooperatifleşme, ekonominin anonim ortaklıklar üzerinden örgütlenmesi ve kültürel atılımların önünü açan yaratıcı yaklaşımlar konusunda Bulgar devleti ve toplumu her defasında başarısız olmuştur. Çoğu zaman biçimi kopyalamaya çalışırken özden uzaklaşmış, bu nedenle girişimler çıkmaza sürüklenmiştir.

Yeni koşullar altında Bulgaristan’a gelen Türk şirketlerinin, iş örgütlenmesi ve yönetimde otonom haklar talep etmesi; çalışma ve yönetim dili olarak Türkçeyi kullanma iradesini ortaya koyması artık bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bulgaristan’daki İngiliz şirketlerinde İngilizce, kapalı otel sitelerinde Rusça, İngilizce veya Almanca; Amerikan askerî üslerinde ve bilişim sektöründeki iş ilanlarında İngilizce nasıl temel şart olarak kabul ediliyorsa, Türk şirketleri de benzer haklardan yararlanmanın yollarını açmalıdır.

Bununla birlikte Türk edebiyatı, sanatı ve sinemasını Bulgaristan’a taşıyan kadroların, Bulgaristan’ın toplumsal özelliklerini ve Bulgar psikolojisini çok iyi tanımaları gerekmektedir. Türk değerleri Bulgar kültürüne aktarılırken, 21. yüzyılın çözülemeyecek düğümlerini değil, kalıcı ve evrensel bağlarını kurmak hedeflenmelidir.

Kaliteli yaşam tarzının Türk yaşam tarzı olduğu Bulgarlara gösterilmelidir. Ancak burada öncelik, Pomak aileleri ve Müslüman Çingene toplulukları olmalı; bu kesimlerin içine yeni bir hayat anlayışı ve sıcaklığı taşınmalıdır. Pomak ve Çingene gençleri arasında yeni bir elit kesim oluşturmak tarihî ve toplumsal bir sorumluluk olarak görülmelidir. Türklük ve İslam değerleri, tüm azınlıklar için ortak ve birleştirici değerler hâline getirilmelidir.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

20 − 16 =