Tarihçe

BULTÜRK Derneği; Atatürk ilkeleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Anayasası’nın Genel esasları doğrultusunda Cumhuriyetimizin laik, demokrat ve sosyal bir hukuk devleti düzeni içinde varlığını ilelebet sürdürmesi ve halkımızın huzurlu bir ortamda yaşam standardının çağdaş ülkeler düzeyine ulaştırılması ülküsü uğrunda üzerine düşen görevi yerine getirmek, bu çerçevede üyelerimizin liderlik vasıflarını geliştirmek, onların sosyal sorumluluklarını ve dayanışma arzularını pekiştirerek yüce ulusumuzdan ve köklerimizden bizlere intikal eden örf, adet, gelenek ve kültür mirası niteliğindeki manevi değerlerimizi koruyarak yaygınlaştırmak ve bunları tarih bilinci içinde ve insanlık ideallerinden taviz vermeksizin yeni nesillere eksiksiz olarak  intikal ettirmek amacıyla “Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği” (Kısa adı BULTÜRK Derneği) ünvanı ile 2003 yılında kuruldu.

Türkiye ve Bulgaristan arasında siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel bir köprü görevini üstlenerek faaliyete geçti.

 

BULTÜRK Derneği’nin amaçları:

  1. Muhtaç durumdaki Bulgaristanlılara olanakları nispetinde nakdi ve ayni yardımda bulunmak.
  2. Başta Bulgaristan Türklüğü olmak üzere Balkanlar ve Türk Dünyası konusunda da gerekli araştırmaları yapmak ve sonuçlarını kamuoyunun yararlanmasına sunmak üzere uzmanlar kurulu niteliğinde Akademisyen ve bölgeyi iyi tanıyan kişilerden oluşacak araştırma merkezleri kurmak. Bu çalışmalar için gereken tüm harcamaları imkânlar nispetinde dernek bütçesinden yardımlar ve gelirler ile karşılar. Konuyla ilgili eleman çalıştırmak, ekipman temin etmek, süreli ve süresiz yayınlar çıkartmak.
  3. Muhtaç durumda olan ilk, orta ve yükseköğrenimde bulunan öğrencilere kalacak yer temin etmek malzeme ve ders kitapları alımında yardımcı olmak, burs sağlamak ve eğitimlerinin mastır, doktora dâhil tüm dönemlerinde yardımcı olmak.
  4. Bulgaristan Türklerinin sorunlarını ve çeşitli konulardaki görüşlerini duyurmak ve bu konuda kamuoyu oluşturmak için her tür bilimsel toplantı, sanat ve spor etkinlikleri, izinli gösteri yürüyüşleri, yarışmalar düzenlemek ve düzenlettirmek.
  5. Bilim ve eğitim kurumları ve uygun olan kişi ve kuruluşlarla ilişki kurarak uygulamalar ve çalışmalar gerçekleştirmek.
  6. Eğitim, öğretim, bilimsel ve tüm sosyal amaçlı çalışmalar için gerekli yönetim kademelerinden olurları alarak; Kültür Merkezleri, dershane, okul, derslik, yurt, konukevi, pansiyon, kitaplık, okuma odaları, kültür ve sanat evi açabilir ya da açtırmak; sanat, turizm, spor,  kafeterya, lokal, Internet kafe, kıraathane ve diğer sosyal içerikli çalışmalar yapmak ve bu konularla ilgili dil öğretimi, el becerileri, folklor, tiyatro, milli oyunlar ve benzeri tüm dallarda kurslar düzenlemek. Bu konularda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmak.
  7. Giderleri karşılamak amacıyla sergi, spor, kültür, sanat ve eğlence etkinlikleri, toplantılar, iç ve dış geziler, yemek, kermes ve panayırlar düzenlemek, yaz okulları, ana okulları, dershaneler işletmek.
  8. Üyelerinin yararlanması için lokaller, çocuk yuvaları, bakım ve dinlenme evleri, sağlık kuruluşları, sağlık birimi ile iş atölyeleri açmak.
  9. Derneğin güçlenmesi ve etkinliğinin artması için Dernek, kendi amacıyla paralel nitelikteki derneklerle koordineli çalışmaları sağlama amacı ile FEDERASYONA, KONFEDERASYONA katılmak.
  10. Derneğin amaçlarını gerçekleştirmek için yurt dışında çalışan aynı amaçlı derneklerle bilimsel çalışmalar veya toplantılar yapmak.
  11. Bulgaristan Türklerinin ekonomik anlamdaki sıkıntılarına çözüm getirebilmek amacıyla iktisadi organizasyonların kurulmasını ve çalışmalarını sağlamak, araştırmalar yapmak yeni projeler üretmek.
  12. Bulgaristan’da yaşayan Türklere Türkçe eğitimi için okullar, kurslar, Türk Kültür Merkezleri açmak bu çalışmaların sonuca ulaşabilmesi için program, projeler üretmek ve bunları hizmete sunmak.
  13. Bulgaristan’da Türk İslam Tarihi Eserlerini araştırmak, korumak, onarmak. Bulgaristan’da ve Türkiye’de kütüphaneler oluşturmak. Türk kültürünü araştırmak, yaşatmak ve eğitim faaliyetleri yürütmek.
  14. Diğer Türk topluluklarının oluşturduğu dernekler, vakıflar ve diğer sivil toplum örgütleri ile birlikte ortak çalışmalarda bulunmak.
  15. Evlenecek, sünnet olacak durumuna gelmiş ve imkânsızlıklar nedeniyle bu ihtiyaçlarını gideremeyenlerin tespiti ve maddi ve manevi yardımlarda bulunmak.
  16. Türk Dünyasından gelen Öğrencilerin her türlü ihtiyaçlarını karşılamak.
  17. Bulgaristan Anayasasının ve diğer kanunların Türklere tanıdığı haklardan azami yararlanmalarını sağlamak amacı ile bilgilendirmek, aydınlatmak ve yol göstermek.
  18. Bulgaristan’da yetişen halk ozanı, hikâyeci, roman yazarı gibi kültür adamları ve yayınlarını desteklemek, bu şahısların TRT ve diğer TV kanallarından yararlanmalarını sağlamak.
  19. Bulgaristan Türkleri ile ilgili güncel olaylara karşı anında gerekli tepkiyi vermek.
  20. Bulgaristan Türkleri ile ilgili Türkiye’de ve Bulgaristan’da Kültür Merkezleri oluşturmak ve Bulgaristan Türklüğünün tarihini yazmak için çalışmalara başlamak.
  21. Bulgaristan’da ve Balkanlar’da gelecekte çıkabilecek her tür etnik çatışmaların önüne geçilmesi için gerekli hazırlıkları yapmak.
  22. Türkiye Cumhuriyeti’nde Bulgaristan ile ilgili veya Bulgaristan için dini vs. hazırlanan her kitabın “Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği” denetiminden geçmesini sağlamak.

Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği’nin kuruluşu ve misyonunun belirlenmesi safhasında
Prof. Dr.Hayati DURMAZ; Prof. Dr. Ahmet ÇOLAK; Prof. Dr.Emin ÇARIKÇI; Diş Hekimi İsmail ALİOĞLU; Alptekin CEVHERLİ; Nihat KAHRAMAN; Recep KIRPAT; Sinan ŞEN; Metin KARAN; Namık ÖZTÜRK; Ecdadiye UFUK; Zihni KARPAT; Mustafa KAHRAMAN; Umur ÖZERSİN; Özkan EMİNOĞLU; İbrahim SOYTÜRK; Nihat ESEN; Cemile TEZCAN; Şahinde BAKIRCI; Mümin YILMAZ; Nafiye YILMAZ; Mehmet ŞEN; Bahriye HACIBABA; Fahrettin AKIN; Seydullah HALAÇ; Hüseyin DEĞİRMENCİ; Fahrettin ALKAN; Hasan MOLLAOĞLU; Altay ŞEVKETOĞLU; Nihat İNCEKARA, Hasan ÖZTÜRK, Nedim BİRİNCİ; Hayrettin KORKMAZ; Sunay TERZİ’nin de öncü ve kurucu üye sıfatıyla çok değerli hizmetleri ve katkıları olmuştur…

Varlığını ve yapısını oluşturan değerlerle ismi bir zamanlar vatan toprağı olup köklerimizin ve tarihimizin hiç silinemeyecek bir parçası durumundaki coğrafyadan, yani “Bulgaristan”dan almış olan derneğin bugüne kadar ki faaliyetleri ecdadımızın bu topraklarda yarattığı ve yaşattığı sosyo-ekonomik değerlerle kültür mirasını (emanetini) yeni nesillere aidiyet duygusu ve sorumluluğu içerisinde ve tarih penceresinden aktarılması ilkesi ön planda tutularak gerçekleştirilmiştir.

Bugüne kadar ki çalışmalarını daha çok sosyal, kültürel, toplumsal ve tarihsel içerikli konferanslar, sempozyumlar, Bulgaristan seçimleri organizasyonu, Bulgaristan’da tarihi eserlerimizn tespiti vb etkinlikler düzenlemek suretiyle sürdürmüş olan BULTÜRK Derneği bundan sonraki ana çalışma temasını “Osmanlı Arşivi”ne ait belgelerin ve Bulgaristan’da ayakta kalmış Tarihi eserlerimizi, mezar taşlarımızı ve Bulgaristan Türklerine ait her şeyi düzenli bir “Bulgaristan Arşivi” oluşturulması için çalışmalara devam edecektir.

BULTÜRK Derneği, Bulgaristan’daki Türk varlığına ait tarihi gerçeklerin; başta arşiv belgeleri olmak üzere Türkiyede ve Bulgaristanda yazılı veya yazısız diğer kaynaklardan araştırılması ve bu çalışmaların dernek bünyesinde bir külliyat haline getirilmesi konusunda bundan sonra yürüteceği gayretleri ecdadımıza karşı anlamlı bir görev olarak yerine getirecek olmanın heyecanı içinde bulunmakta, üyelerimizden  bu konuya dönük katkılarını bizlerden esirgememelerini beklemektedir.

İnancımız odur ki; Bulgaristan’daki Türk varlığı tarafından yaratılan ve tarihi birer miras (emanet) olarak bizlere intikal ettirilen tarifi olanaksız değerler ile zenginlikler, sıla hasretimiz artarak devam etse de, bizden sonraki nesillerce de aynen yaşatılacak, ihya edilecek ve bu suretle köklerimizle olan bağlarımız hiç kopmadan Türk ulusuyla birlikte sonsuzluğa taşınacaktır.

Bundan sonraki çalışmalarımızda Bulgaristan’da kalmış bulunan tarihi eserlerimizi araştırarak kitapçık haline getirip onları da sizlere ulaştırmaya çalışacağız.

 

Bulgaristan’a yönelik dernek kurulması ihtiyacı Türkiye’de milyonlarca göçmenin bulunması nedeniyle ortaya çıkmıştır. Özellikle Bulgaristan’dan Türkiye’ye son 1989 göçü ile bu insanlara sahip çıkan bir derneğin olmamasından dolayı ihtiyaç duyulmuştur. Türkiye’de kurulan Balkanlarla ilgili dernekler Balkanların tümüyle genel olarak ilgilendiklerinden dolayı hiç biri Bulgaristan yada diğer Balkan ülkelerinin değişimlerini algılayamamış ve bu değişimlerde söz sahibi olamamıştır. Bulgaristan’daki zor durumu anlatmak ve Türklerin sesini duyurmak için çalışmalar maalesef yapılmamıştır. Bulgaristan’da 1990 yılından sonra başlatılan geniş çaplı etnik temizlik uygulamaları, Türk Konsoloslukları ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının olup bitenlere uzak olmasından dolayı Türkiye’nin olup bitenlere uzaklığından  dolayı Bulgarlar başarıya ulaşmıştır. Böylece her zaman olduğu gibi Bulgaristan’daki Türk kardeşlerimizin durumunu anlatan ve kamuoyu oluşturan geniş çaplı  faaliyetler bir tarafa, küçük çapta faaliyetlerde bulunanlar bile yoktur. Seçim önceleri büyük yaygaralar koparan sivil toplum kuruluşları seçim sonrası kapılarına adeta “kilit” vurmaları durumun ciddiyetini anlatmaya yeterlidir.

Dernekler şimdiye kadar ilk kuruluş yılları hariç hep asli görevlerinin dışında çalışmışlar ve yapmaları gerekli hizmetleri adeta Türk kardeşlerimizin aleyhine çevirmişlerdir. Bu durum, sivil toplum kuruşlarının BİRİLERİ tarafından “menfaat ve çıkar sağlama yeri” olarak görmeleri veya bir “ticari müessese” olarak kullanmaları yada BİRİLERİ tarafından sadece daha yüksek bir makama sıçrama taşı olarak kullanmalarından kaynaklanmaktadır. Oysa ki her şeyden önce hizmet düşünülmelidir. Bulundukları makamları amaç olarak kullanıp Bulgaristan Türklerinin Türkiye’de bir merkezde toplamaları gerekirdi. Sonuçta Türkiye’de güçlü olan Bulgaristan’da da güçlü olacaktır. Bu Merkez Bulgaristan Türklerine  ve bütün Balkan Türklerine medeniyet yolunda bir yönlendirici olacaktır.

ATATÜRK

Atatürk ve Türklerin anayurdu

Atatürk her zaman Türk Dünyasına büyük önem vermiştir. Bunun en iyi örneği ise Samsun’da çekilen fotoğraftır. Bugün de Türkiye, değişen dünya düzenine göre Türk dünyasıyla ilişkilerini geliştirilmelidir.

Türkiye’nin, gelişen dünya düzeninde etkin bir rol üstlenebilmesi Türk dünyası ile ilişkilerine bağlıdır.

Atatürk’ün 26 Kasım 1930’da Samsun’da bir ortaokulun coğrafya dersinde çekilmiş olan fotoğrafı Türk dünyasına verdiği önemin en büyük göstergesidir. Bugün pek bilinmeyen bu fotoğrafta Atatürk bir öğrenciye geniş bir coğrafyada Türklerin anayurdunun bulunduğu bölgeyi yuvarlak içine alarak göstermesi dikkat çekicidir. Türklerin Batıya göçlerinden önceki kurdukları devletlerin sınırlarını aynen gösteren bu fotoğrafı iyi okumalı ve özellikle 1930 yılındaki durumu da dikkate alarak Türk dünyasına büyük önem vermeliyiz. Bulunduğumuz coğrafyada daha etkin bir ülke olmak için diğer Türk devletleriyle ortak hareket edecek çalışmaları artırmalıyız. Avrupa Birliği yolunda engellerle karşılaşan Türkiye, Türk dünyası ile geliştireceği işbirliği ile tüm bu engelleri rahatlıkla aşabilir.

Sovyetler bir gün dağılacak

Atatürk’ün Cumhuriyetin 10 yılı olan 1933’te bir söyleşi sırasında ”Bugün Sovyetler Birliği dostumuzdur, komşumuzdur, müttefikimizdir. Fakat o da tıpkı Avusturya-Macaristan İmparatorluğu gibi dağılabilir. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla elinde sımsıkı tuttuğu uluslar avuçlarından kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaşabilir. İşte o zaman Türkiye ne yapacağını bilmelidir. Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak, yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür, inanç bir köprüdür, tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yaklaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir‘‘ şeklindeki sözlerinin bazı bilim adamlarınca bulunmadığı iddiasına da en iyi cevap Samsun’da çekilen fotoğraftır. Mustafa Kemal Atatürk, 26 Kasım 1930’da Samsun’da bir ortaokulun coğrafya dersinde Avrasya haritası başında üzerinde Türk Dünyası’nın keskin çizgilerle gösterildiği harita da yanındaki öğrenci ile olan diyalogunu gösteren bu muhteşem resim, Atatürk’ün 1933 yılındaki sözü ‘söyledi mi söylemedi mi?’ tartışmasını kesin olarak bitirmektedir. Başlı başına bu resim bile Atatürk’ün Türk Dünyası ile görüşünün muhteşem tablosu olarak bu tartışmalara en güzel noktayı koymaktadır.

Atatürk bu kehanetini 1933 yılında Mısır Büyükelçisi’ne, Çankaya sırtlarından doğmakta olan güneşi göstererek tekrarlamıştır:

“Doğudan şimdi doğacak olan güneşe bakınız! Bugün, günün ağardığını nasıl görüyorsam, uzaktan, bütün doğu milletlerinin de uyanışını öyle görüyorum. Bağımsızlık ve özgürlüğüne kavuşacak daha çok kardeş millet vardır. Onların yeniden doğuşları, şüphesiz ki ilerlemeye ve refaha yönelmiş olarak gerçekleşecektir. Bu milletler, bütün güçlüklere ve bütün engellere rağmen, bunları yenecekler ve kendilerini bekleyen geleceğe ulaşacaklardır. Sömürgecilik ve emperyalizm yeryüzünden yok olacak ve yerlerini, milletler arasında hiçbir renk, din ve ırk farkı gözetmeyen yeni bir uyum ve işbirliği çağı alacaktır.“

Atatürk’ün fotoğrafları arasında yer alan fakat ilgililerinin dışında pek bilinmeyen harita başındaki Atatürk ve öğrenci fotoğrafı bir dönem coğrafya kitaplarında bulunmaktaydı Atatürk döneminden sonra bu fotoğraf coğrafya kitaplarında çıkarılmıştır. Halbuki bu fotoğraf tüm coğrafya kitaplarında bulunmalıdır.

Peki Türk Dünyası bugün nedir bir de ona bakalım:

En çok kabul gören Türk dünyası tasnifleri:

1- Altay-Sibirya Türkleri: Altay, Baraba, Çulım, Dolgan, Hakas, Karagas, Koybal, Kumandı, Sabir, Sagay, Şor, Telengit, Televüt, Tobol, Tofalar, Tuva ve Yakut Türkleri.

2- Batı Türkleri: Ahıska, Azerbaycan, Balkanlar (Batı Trakya, Bulgaristan, Romanya, Yugoslavya) Irak, İran (Afşar, Azeri, Halaç, Hamse, Horasani, Boçagcı, Kaçar, Karacadağ, Karagözlü, Karakoyunlu, Karapapak, Karayi, Kaşgay, Şahseven, Türkmen), Kıbrıs, 12 Adalar, Suriye ve Türkiye Türkleri.

3- Doğu Avrupa Türkleri: Gagavuz, İdil-Ural (Başkurt, Çuvaş, Kazan, Mişer), Kafkasya (Karaçay-Malkar, Kumuk, Nogay, Stavropol Türkmenleri), Karayim, Kırım
(Kırım Tatarları, Belorusya Tatarları, Litvanya Tatarları, Polonya Tatarları, Kırımçak) Türkleri.

4- Türkistan Türkleri: Afganistan, Doğu Türkistan (Kazak, Kırgız, Salar, Sarı Uygur, Uygur), Karakalpak, Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen Türkleri.

Yönlere göre yapılan tasnif:

1. Doğu Türklüğü; Hazar Denizinin doğusunda kalan Türkler. Batı Türkistan Türkleri; İran’ın Horasan bölgesinde, Afganistan’ın kuzeyinde ve Rusya
Federasyonu’nda yaşayan Türkler ile Türkmen, Özbek, Karakalpak, Kazak, Kırgız Türkleri. Doğu Türkistan Türkleri; Çin’in batı bölgesinde, Doğu Türkistan’da bulunan Uygur ve Kazak Türkleri.

2. Kuzey Türklüğü; Hazar Denizinin kuzeyinde kalan Türkler. Sibirya Türkleri; Saha/Yakutlar. Abakan Türkleri; Tuvalar ve Hakaslar. Altay Türkleri İdil-Ural Türkleri; Kazan ve Batı Sibirya Tatarları, Başkurtlar, Çuvaşlar. Kafkas Türkleri; Kafkasların kuzeyindeki Karaçay-Malkar, Nogay ve Kumuk Türkleri. Kırım Türkleri; Kırım, Özbekistan, Türkiye ve Romanya. Karay Türkleri; Ukrayna, Polonya ve Litvanya.

3. Batı (Güneybatı) Türklüğü: Hazar Denizinin  güneyi ile batısında
kalanlar. Türkiye Türkleri. Rumeli Türkleri; Yunanistan, Bulgaristan Bosna-Hersek, Kosova, Hırvatistan, Makedonya, Moldova. Kıbrıs Türkleri. Suriye Türkleri. Irak Türkleri. Azerbaycan Türkleri; Kuzey Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ve İran’daki Güney Azerbaycan Türkleri.

Asyanın ortasında Oğuz oğulları
Avrupanın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz, batıda yine biz
Nerede olsa, ne olsa kendimizi biliriz.
Hep insanlar kendilerini bilseler,
Bilinir o zaman ki hep biziz.
Türk sadece bir milletin adı değil,
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılmış gözlerdeki gafletten perde,
Dünya o zaman görecek hakikat nerede?
Hakikat nerede?
Mustafa Kemal

_________________________________________________________________________

NeFer M.KemalATATÜRK (@reactiontolife) | History, Art, Painting

BULGARİSTAN’DA  VE TÜRKİYE’DE YAPMAK İSTENİLENLER:

(Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği’nin görüşleri)

 

  1. EĞİTİM :
  • Bulgaristan ve Türk Devleti arasında mevcut olan öğrenci yetiştirme programlarını ve bu programlara destek veren projeleri iyileştirip istikbalde her iki devlete ve tüm Türk Dünyasına faydalı devlet adamları yetiştirilmesini sağlamak.
  • Bulgaristan’da eğitim ve kültürün yanı sıra sosyal faaliyetleri beldeler bazına indirerek yaygınlaştırmalıyız. Bu sayede çeşitli yönlerden asimile olmuş unutulmuş gelenek ve göreneklerimizi ortak bir çatı altında toplanmasını sağlamak.
  • İki ülke arasında eğitim ve öğretimin yanı sıra çeşitli alanlarda iş kurmuş olan kişi ve kuruluşların güçlerinin birleştirilerek öncelikli olarak iki ülke menfaatine dolayısı ile bütün Türk Dünyasına menfaat getirmesini sağlamak.

 

  1. ORGANİSASYON FAALİYETLERİ :

Bulgaristan’da Türklerin ülkenin iktisadi, kültürel, sosyal ve siyasi hayatında etkin rol alabilmeleri için bulunmuş oldukları meslek gruplarıyla ilgili sivil toplum organizasyonlarında yer almalarında yardımcı olup bulundukları ortamlarda söz sahibi olmalarını sağlamak.

 

  1. SİYASİ FAALİYETLER:
  • Bulgaristan’da ve Türkiye’de yaşayan Türklerin mensubu oldukları devlette temsillerinin genel yönetimler ve yerel yönetimlerde gerçekleştirilip bulundukları ülkelerde seslerinin duyurulmasını sağlamak.
  • Bulgaristan’dan Türkiye’ye göç eden Türklerin Bulgaristan vatandaşlıklarının geri almalarını sağlamak.

 

  1. VAKIFLAR :
  • Bulgaristan’da mevcut Ata yadigarı Türk İslam Eserlerinin tespit edilerek yıpranmış olanlarının onarılıp gerçek sahiplerinin ellerine geçmesini sağlamak.
  • Bulgaristan’ da yaşayan diğer Türk soylularının üzerinde uygulanan Bulgar ve Vahabi propagandalarının etkilerinin kırılmasını sağlamak.
  • Uzun zaman Osmanlı idaresinde bulunmuş Bulgaristan’da  bulunan Osmanlı eserlerini uzman araştırmacılar göndererek bu eserlerin bizzat Türk uzmanlarca inceletilmesini sağlanmak.

 

  1. EKONOMİ :

Bulgaristan’daki Türklerin sermaye oluşturmalarına yönelik faaliyetlerde bulunulmalı. Türk  işadamlarının  Bulgaristan Türklerinin yaşadığı bölgelere yatırım yapmaları için gerekli  araştırma ve bilgilendirme çalışmalarına başlanmalı. Hatta fizibilite çalışmaları yapılmalıdır. Bulgaristan’daki ileri gelen Türkler ile Bulgaristan’da Türk işadamlarını bir araya getirecek ve birbirleriyle tanışma imkanları sağlayacak etkinlikler düzenlemelidir.  Rodop bölgesinin tamamında Türklerin çalıştığı tütünün yerine alternatif tarım ürünlerinin araştırılması yönünde çalışmalar yapılmalıdır. Bunlar bir aylık gazetede bilgilendirilmeli ve bunları orada olan ve buradan gidenlere ulaştırılmalı.

 

  1. DİNİ FAALİYETLER :

Bulgaristan’daki Müftülükler ve Vakıf Müdürlüklerini tek çatı altına toplayarak organize etmek ve bunların Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı ile müşterek hareket etmelerini sağlamak. Hatta Balkanlardaki Dini Liderleri bir araya toplayarak toplantı, seminer. Konferanslar düzenlenmeli, çeşitli Balkan ülkelerinde yaşayan Türk ve Müslüman toplulukları arasında dayanışmanın sağlanması yoluna gidilmelidir. Bizim gönlümüzde olan ise Sofya’nın Balkan Müslümanlarının bir merkezi haline getirilmesidir. Burada kurulacak daimi bir sekreter yanın Balkanlarda çok büyük etkisinin  olacağı inancındayız. Ancak bu gibi faaliyetlerde çok dikkatli olunması da gerekmektedir. Çünkü Vahabi etkisi de kendisini gösterecek ve olumsuzluklara neden olabilecektir. Bu nedenle bu çalışmaların T.C.Yetkili organları ile koordineli bir şekilde yapılması şarttır. Bu nedenle TÜRKİYE DİN ADAMIyetiştirme faaliyetlerini de üstlenmelidir.

 

  1. GENÇLERLE FAALİYETLER :

Bulgaristan’ın geleceğinde Türk gençlerinin söz sahibi olabilmeleri için iyi bir eğitim görmeleri şarttır. Türk toplumuna faydalı olabilmeleri için ise Türklük bilinci pekiştirilmelidir. Bu nedenle Bulgaristan’da orta öğretimde  başarılı olan öğrenciler arasında seçilen gençlere Türkiye’de okuma imkanları sağlanmalıdır. Bunlar Bulgaristan’ın her bölgesinin katılımı ile olmalı. Buraya gelen öğrenciler özellikle seçilmeli, tesadüfen öğrenci gelememeli, burada para söz sahibi olmamalı.

Bu öğrencilere çeşitli seminer, konferans ve diğer etkinlikler ile gençlere Türkiye ve Türk Dünyası tanıtılmalı, umumi Türk tarihi hakkında bilgilendirilmeli ve tarih şuuru geliştirilmelidir.  Bu gibi benzeri bir çok faaliyetler yürütülebilir.

Türkiye’nin stratejisi açısından Bulgaristan’da ve Balkanlarda gençlerin yetiştirilmesi gelecekte Türkiye’ye çok büyük faydaları olacağı muhakkaktır. Bunları burada iyi anlatılmalı.

 

  1. Türkiye açısından Bulgaristan’daki Türklerin   önemi.  Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Bulgaristan 2007’den itibaren bu birliğin tam üyesi olacaktır. Türkiye’nin de AB üyeliği konusunda daha hızlı adımlar atabilmesi için AB üye ülkelerinden kendisini destekleyen ülkelerin fazla olması üyeliğe giriş sürecini kısaltacağı bir gerçektir. Ayrıca AB Parlamentosu’nda Türkiye lehine kalkacak her parmak büyük bir önem arz etmektedir. Bundan dolayı Bulgaristan Parlamentosu’na girecek her Türk Milletvekilinden Avrupa Parlamentosu’nda bulunacak olanlar Türkiye lehine oy kullanabilecekler ve Türkiye lehine gönüllü propaganda faaliyetlerinde bulunabileceklerdir. Bu nedenle Bulgaristan’da 2005 yılında yapılacak olan Genel Seçimler ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapılması şarttır. 2005 Genel Seçimleri için istendiği taktirde organizasyon ve çalışma planı hazırlayabileceğimizi belirtiriz.

 

  1. Türkiye açısından Bulgaristan’daki Türklerin   önemi. Avrupa Birliği üyeliğine aday olan Bulgaristan 2007’den itibaren bu birliğin tam üyesi olacaktır. Türkiye’nin de AB üyeliği konusunda daha hızlı adımlar atabilmesi için AB üye ülkelerinden kendisini destekleyen ülkelerin fazla olması üyeliğe giriş sürecini kısaltacağı bir gerçektir. Ayrıca AB Parlamentosu’nda Türkiye lehine kalkacak her parmak büyük bir önem arz etmektedir. Bundan dolayı Bulgaristan Parlamentosu’na girecek her Türk Milletvekilinden Avrupa Parlamentosu’nda bulunacak olanlar Türkiye lehine oy kullanabilecekler ve Türkiye lehine gönüllü propaganda faaliyetlerinde bulunabileceklerdir. Bu nedenle Bulgaristan’da 2005 yılında yapılacak olan Genel Seçimler ile ilgili kapsamlı bir çalışma yapılması şarttır. 2005 Genel Seçimleri için istendiği taktirde organizasyon ve çalışma planı hazırlayabileceğimizi belirtiriz.

SONUÇ:

BULGARİSTAN TÜRKLERİ KÜLTÜR VE HİZMET DERNEĞİ yukarıda belirtmiş olduğumuz faaliyetleri ve bir çok daha faaliyeti gerçekleştirebilecek potansiyele sahip olduğu inancındayız. Derneğimizin çalışmaları Türkiye’de Bulgaristan kökenli iş adamlarımızı da harekete geçireceği kanısındayız.

Ancak yukarıda bahsettiğimiz bu faaliyetleri gerçekleştirmek sadece dernek faaliyetleriyle mümkün görünmemektedir.  Bu sebepten dolayı bu faaliyetlerimizde devletimizin de destek çıkması şarttır. Bu nedenle derneğimize bu güne kadar Türk Milletine hizmet etmiş kendini aşmış amaçları sadece hizmet olduğunu bildiğimiz kıymetli hocalarımız bu işin üstesinden gelecektir. Artık Bulgaristan Türklerinin de bir derneği vardır ve bu dernek sadece Türkiye Cumhuriyetine ve Türk Milletinin menfaatleri doğrultusunda çalışmaya sevk edecek bu güne kadar hiçbir dernekte görev almamış tamamen yeni idealist ve profesyonelce çalışacak kişilerden oluşan bu derneğimizin tüm Türk halkına hayırlı olması dileği ile Sevgi ve Saygılarımızla,

 

Biz inanıyoruz ki,  iyi niyet olduktan sonra, bunları gerçekleştirmek o kadar da zor değildir.

Paylaş:
Share