BULTÜRK Derneği’nin Geleneksel İftar Programı
BULTÜRK (Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği) tarafından organize edilen geleneksel iftar programı, Bayrampaşa Belediyesi’ne ait sosyal tesislerde gerçekleştirildi. BULTÜRK’e gönül veren ve Türkiye’ye göç etmiş vatandaşların yanı sıra Bulgaristan’dan gelen misafirlerin de yoğun ilgi gösterdiği iftar yemeği büyük ilgi gördü.
Son dönemde büyük bir çıkış yakalayarak Bulgaristan Parlamentosu’na girmeyi başaran “Veliçie Partisi”nin başkan yardımcısı ve bölge koordinatörlerinden oluşan bir heyet de iftara katıldı.
İftardan önce heyet, BULTÜRK genel merkezini ziyaret ederek derneğin faaliyetleri hakkında bilgi aldı. Ayrıca Veliçie Partisi’nin Bulgaristan’daki çalışmaları ve Bulgaristan’daki göçmenlerin talepleri hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. Merkez ziyaretinin ardından heyet, Bayrampaşa’daki iftarın gerçekleştiği sosyal tesislere geçti.
Misafirlerin özenle hazırlanmış iftar sofralarındaki yerlerini almasının ardından, Kur’an-ı Kerim’den bir bölüm okundu. Ezan-ı Muhammediye’nin ardından BULTÜRK Genel Başkan Yardımcısı ve Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) Başkan Yardımcısı Nevzat Öztürk tarafından iftar duası yapıldı ve oruçlar açıldı.
Programın Açılışı ve Konuşmalar
İftarın ardından programın resmi açılışını yapan Nevzat Öztürk, kısa konuşmasında şunları söyledi:
“Bu gece çok özel bir gece. Ramazan ayının rahmet, mağfiret ve cehennem azabından kurtuluş vesilesi olan bu zamanında iftar sofrasında bir araya geldik. Bu sofra bizlere birlik, beraberlik, kardeşlik, paylaşma ve Allah’ın nimetlerinin kıymetini hatırlatır. Bu aynı zamanda ruh terbiyesi, yoksullara merhamet ve empati zamanıdır.”
Programın en anlamlı yönünün, Bulgaristan’dan gelen kıymetli misafirlerin iftar davetimize icabet etmeleri olduğunu belirten Öztürk, Bulgaristan Parlamentosu’na girmeyi başaran Veliçie Partisi heyetine özellikle teşekkür etti.
Ardından, Bulgaristan’dan gelen misafirler, Türkiye’den STK temsilcileri, iş insanları ve soydaşlarımıza da teşekkür edilerek şöyle denildi:
“BULTÜRK olarak, her zaman öncü ve yenilikçi bir dernek olmayı hedefledik. İlklerle dolu bu iftar sofrasında bir araya gelmiş olmaktan onur duyuyoruz. Hepinize gönülden teşekkür ederiz.”
Türkiye-Bulgaristan İlişkileri Üzerine
Türkiye ve Bulgaristan’ın dost, komşu ve müttefik ülkeler olduğuna değinilen konuşmada, iki ülke arasındaki ticaret hacminden, turizm verilerinden ve Kapıkule – Kapitan Andreevo gibi önemli sınır kapılarının rolünden bahsedildi. Lojistik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin stratejik önemi vurgulandı. Türkiye’nin Bulgaristan’a sıvılaştırılmış gaz desteğinden, Rusya-Ukrayna savaşında tahıl koridorunun açılmasındaki arabulucu rolünden örnekler verildi.
“Bugün Türk dünyasının en güçlü devleti şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti’dir. Lideri Recep Tayyip Erdoğan bu yüzyıla damgasını vuran bir devlet adamıdır. İnanıyoruz ki önümüzdeki yüzyıl, Türkiye’nin lider güç olduğu bir dönem olacak: Büyük Türkiye!”
Misafirlerle Ortak Değerler ve Hedefler
Konuşmanın devamında, iftar sofrasında farklı inançlara sahip kişilerin bir araya gelmesinin büyük bir erdem olduğu belirtilerek, bu anlayışın insanlığa örnek olabileceği ifade edildi.
Nevzat Öztürk, BULTÜRK’ün faaliyetleri hakkında da bilgi verdi:
- 2003’te kuruldu.
- 2004’ten bu yana “Bulgaristan Türklerinin Sesi” gazetesini (elektronik formatta) yayınlıyor.
- Dünya Genç Türkler Birliği’ne üye.
- Türk dünyası liderler buluşmasını ilk kez Sofya’da organize etti.
- Bulgaristan ve Türkiye’de 13 binden fazla kişiyle siyasi algı araştırması yaptı.
- Türkiye kökenli bir dernek olarak Bulgaristan Parlamentosu’nu ilk kez ziyaret etti.
- Türk dünyası kadın kongresini ilk kez Bayrampaşa’da düzenledi.
- 2010 yılında BGSAM’ı kurarak bilimsel çalışmalar gerçekleştirdi.
- 140’tan fazla kitap yayımladı.
- “Türk Yolu” dergisi ve internet televizyonu “BULTÜRK TV” ile radyo “ARDA TUNA FM” aktif şekilde yayın yapıyor.
Öztürk, derneğin vizyonunun ve başarılarının mimarı olan Genel Başkan Rafet Ulutürk’e özel teşekkürlerini sundu:
“Sayın Rafet Ulutürk sadece görünüşte değil, içten de büyük bir liderdir. Yorulmaz, vazgeçmez ve hep çalışır. Allah kendisine sağlık, güç ve uzun ömür versin. İyi ki varsınız Sayın Başkan!”
Rafet Ulutürk’ün Konuşması
Daha sonra kürsüye gelen BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, konuklara teşekkür ederek konuşmasına başladı:
“Bu kutsal Ramazan gecesinde sizlerle aynı sofrayı paylaşmak benim için büyük bir mutluluk ve onur. Bugün sadece iftar için değil, ortak tarihimiz, kültürel mirasımız ve geleceğimiz için buradayız.”
Ulutürk, gelişmiş ülkelerin ilerlemeyi ancak birlik ve iş birliğiyle sağladıklarını belirterek, BULTÜRK’ün sadece bugünü değil, geleceği de düşünen bir kurum olduğunu vurguladı.
Tarihî bir ana tanıklık ettiklerini söyleyen Ulutürk, BULTÜRK iftar programına ilk kez bir siyasi partinin – Bulgaristan’dan Veliçie Partisi’nin – katıldığını memnuniyetle açıkladı. Partinin Genel Başkanı İvelin Mihaylov ve heyetine teşekkür etti.
Konuşmasında ayrıca şunlara değindi:
- 1989 göçmenlerinden bir kişinin Bulgaristan Parlamentosu’na milletvekili olarak girmesi gerektiği,
- Türklerin seçilme hakkının engellenmesinin demokratik değerlere aykırı olduğu,
- Avrupa Parlamentosu’na da temsilci gönderilmesi gerektiği,
- 23 Mart 1972’de Barutin köyünde hayatını kaybeden soydaşların unutulmaması gerektiği.
Edirne’deki Bulgar Kilisesi Meselesi
Ulutürk, Edirne’deki Bulgar Kilisesi’nde ibadetlerin Yunanca yapılması yönündeki önerilere karşı çıkarak:
“Bu kilise Bulgar halkı, kendi ana dilinde ibadet edebilsin diye açıldı. Bulgar halkının kendi dilinde dua etme hakkını savunuyoruz.” dedi.
Konuşmasının sonunda, Veliçie Partisi heyetine teşekkür ederek sözlerini tamamladı:
“Cesaretiniz ve samimiyetiniz takdire şayan. Burada olmanız bizim için büyük bir onur. İstanbul ve Türkiye’de her zaman bir yeriniz olduğunu unutmayın.”
Şule Perinçek ve Diğer Konukların Konuşmaları
İftarda konuşan Şule Perinçek:
“Bir Bulgaristan Türkü olarak ortak sofrada buluşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Birlik içinde geleceği inşa edebiliriz.” dedi.
Ardından yeniden kürsüye gelen Nevzat Öztürk, bir hikâye ve İncil’den alıntı yaparak önyargılara ve sevgiye dair düşündürücü bir konuşma yaptı.
Veliçie Partisi Plovdiv Koordinatörü Radislav Ivanov Türkçe olarak başladığı konuşmasında, başkanlarının son dakika engeli nedeniyle gelemediğini belirtti ve Ramazan ruhunu paylaşmak için geldiklerini söyledi.
Veliçie Partisi’nin Burgaz Koordinatörü ise şunları söyledi:
“Barış ve ortak yaşam için buradayız. Biz çatışmayı değil, birlikte yönetimi tercih ediyoruz. Bu kutsal sofraya bizi dahil ettiğiniz için teşekkür ederiz. Elhamdülillah!”
Soru-Cevap ve Kapanış
Katılımcılar, Bulgaristan-Türkiye arasındaki ticaretin artırılması ve sınır geçişlerinin kolaylaştırılması konusunda sorular ve öneriler sundu. Parti temsilcileri bu önerileri başkanlarına ileteceklerini ve parlamentoda çalışacaklarını ifade etti.
Program sonunda, Rafet Ulutürk, Veliçie Partisi heyetine hediyeler takdim etti. Ardından Nevzat Öztürk, şu dua ile geceyi sonlandırdı:
“Allah’ım! Bizi var ettin, iman verdin, peygamberin ümmeti kıldın. Ramazan’ın bereketiyle tüm zulüm gören kardeşlerimize yardım et. Bayrağımızı, ezanımızı eksik etme. Kadir Gecesi’ne ulaştır bizi. Bu davetimize icabet eden herkesi sağlık, huzur ve mutlulukla mükafatlandır. Âmin!”
Toplu hatıra fotoğrafı çekiminin ardından program sona erdi.
Kısaca BULTÜRK Derneğinin faaliyetlerinden de bahsetmek isterim:
-Derneğimiz 2003 yılında kuruldu.
– 2004 yılında Bulgaristan Türklerinin Sesi Gazetesi(BULTÜRK) Gazetesini çıkarmaya başladık. Ve halen elektronik ortamda yayına devam etmektedir. Bu yönüyle gazete çıkaran tek dernek olduğumuzu söyleyebiliriz.
-Dünya Türk Gençler Birliği’ne üye olduk. Yılda bir defa Kurultay, bir defa Liderler Zirvesine katılım sağladık.
-Sofya’da ilk defa Türk Dünyası Liderler Zirvesi düzenledik.
-Bulgaristan’da ve Türkiye’de 13.000 kişi üzerinde anket yaptık. Bu anketle gerek Türkiye’deki gerek Bulgaristan’daki Türklerin ve Bulgarların siyasi düşünce ve görüşleri konusunda kamuoyunu aydınlatmış olduk.
-Bulgaristan’da ilk defa Türk Cumhurbaşkanı adayı çıkardık ve yaklaşık %1,5 oy aldık.
-Türkiye’den ilk defa bir dernek yani BULTÜRK, Bulgaristan Parlamentosu’nu ziyaret etti.
-Ayrıca her yıl Türk Dünyası Kurultaylarına katılım sağladık ve bu kurultaylarda Bulgaristan’ı, Türk tarihini anlatmaya çalıştık.
-Avrupa’da ve Orta Asya’da düzenlediğimiz konferanslarda Bulgaristan’ın tarihini bütün dünyaya anlatmaya çalıştık.
-Bayrampaşa’da ilk defa Türk Dünyası Kadınlar Kurultayı düzenledik.
-Dernekleri ziyaret ederek Bulgaristan’ı ve Bulgaristan’da seyreden siyasi gelişmeler hakkında bilgilendirilmeler yaptık.
-2010 yılında derneğimiz bünyesinde Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezini(BGSAM) kurarak çok sayıda bilimsel toplantı, konferans, seminer verdik.
-Yaptığımız çalışmaları kitaplaştırdık, halen 140’ın üzerinde Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezimiz tarafından yayınlanan kitap yayın hayatımıza kazandırılmış ve internet ortamında da okuyucuların hizmetine sunulmuştur.
-“Türk Yolu” dergimiz internet ortamında elektronik ortamında yayına devam etmektedir.
-Ayrıca son dönemde medyada yerimizi almak adına “BULTÜRK TV” adında bir internet televizyonunu hayata geçirdik yine internet ortamında yayın yapan “ARDA TUNA FM” adında bir radyoyu yayın hayatına geçirdik.
Değerli Misafirler! Bütün bu çalışmalarımızda öncülük yapan, liderlik yapan ve Türk dünyası için bir ömür adayan BULTÜRK Genel Başkanımız Rafet ULUTÜRK’e çok teşekkür ediyoruz. Önsezisiyle, yaptığı tahlillerle, daima siyasete ve Türk dünyasına yön vermeyi başarabilmiş bir liderdir. Hani derler ya; “bazı insanlar göründükleri kadar da yerin altında vardır”. İşte Genel Başkanımız Rafet ULUTÜRK göründüğünün fazlası olan, çalışmaktan yılmayan, bıkmayan dava adamıdır. Bize liderlik yaptığı, öncü olduğu için şükranlarımızı arz ediyoruz. Rabbim güç, kuvvet, sağlık sıhhat ve uzun ömürler versin. Başkanım iyi varsın”.
Nevzat ÖZTÜRK konuşmasının ardından BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK Kürsüye davet etti Rafet ULUTÜRK katılımcılara teşekkür ettikten sonra yaptığı konuşmasında; “Muhterem Misafirler,
Bu mübarek Ramazan akşamında, siz kıymetli dostlarımızla aynı sofrada buluşmaktan büyük bir mutluluk ve onur duyuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyor, bu mübarek ayın sağlık, huzur, birlik ve beraberlik getirmesini diliyorum. Hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Bugün burada yalnızca bir iftar yemeğinde bir araya gelmedik; aynı zamanda ortak tarihimize, kültürel mirasımıza ve geleceğimize sahip çıkmak için buradayız. Bizleri birleştiren yalnızca soy bağımız değil; hak mücadelemiz, dayanışmamız ve gelecek nesiller için ortaya koyduğumuz vizyondur. Dünya hızla değişiyor ve bu değişim, bireyler kadar toplumları da doğrudan etkiliyor. Bugün gelişmiş ülkeler, ilerlemenin ancak birlik ve beraberlik içinde mümkün olduğunu kavramış durumdadır. Bizler de bu anlayışla, geçmişten ders alarak, geleceğe umutla bakmak ve daha güçlü yarınlar inşa etmek zorundayız. BULTÜRK Derneği olarak bizler yalnızca bugünü değil, geleceği de düşünüyor ve bu doğrultuda hareket ediyoruz. Biz, yalnızca kendi neslimiz için değil, çocuklarımız ve torunlarımız için çalışıyoruz. Attığımız her adım, diktiğimiz her fidan, Türk Dünyası’nın güçlü ve onurlu bir geleceğe sahip olması içindir.
Bugün bir kez daha tarihi bir güne tanıklık ediyoruz. Büyük bir gururla söylüyorum ki, BULTÜRK Derneğimizin düzenlediği iftar programına Bulgaristan’dan katılan ilk siyasi heyet, BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ oldu. Bu anlamlı ziyaretten dolayı, partinin Genel Başkanı kıymetli dostum Ivelin Mihaylov’a ve onu temsilen gelen değerli heyetine yürekten teşekkür ediyorum. Gösterdikleri bu cesaret, Bulgaristan’da 35 yıldır gerçekleşmeyen büyük bir değişimin müjdecisi olabilir. Bulgaristan artık çok iyi anlamalıdır ki, bu ülkenin gerçek gücü halkındadır. Bugüne kadar perde arkasında yönetenler, Ahmet Doğan’a bir Türk partisi kurdurdu çünkü şunu çok iyi biliyorlardı: Türkler olmadan Bulgaristan yönetilemez. Asıl ırkçılığı biz değil, onlar yaptı. 1990’lı yıllarda Türklerin CDC’ye yönelmesini dahi engellemeye çalıştılar. Şimdi artık bu zincirin kırılması gerekiyor. Bu cesareti gösterip farklı bir yol çizebilecek lider, Bulgaristan’da iktidar yolunu açacaktır. 35 yıldır hep aynı yollar denendi. Hep aynı kişilerle, aynı sistemle yola devam edildi ve sonuç her seferinde aynı oldu. Artık bu kısır döngüyü kırma vakti geldi.
Bulgaristan bir yol ayrımında. Ya akılla, adaletle, eşitlikle yeni bir yön çizecek ya da geçmişin gölgesinde kaybolmaya devam edecek. Halk, Veliçiye Partisi’ni benimsedi. Bu partiye bir şans verecek ve biz de bu fırsatı en iyi şekilde değerlendireceğiz. Başkan Ivelin Mihaylov, sadece siyasi kimliğiyle değil, vizyonuyla da kendini çoktan kanıtlamış bir isimdir. Avrupa’nın en büyük tarih parkını inşa eden bir liderden söz ediyoruz. Bu vizyonun Bulgaristan’ın tamamına yansıması için tüm vatandaşların bu partiye bir fırsat tanıması gerekiyor. Değişimin ne kadar kolay olduğunu o zaman hep birlikte göreceğiz. Unutmayalım, her şey halkın elindedir. Yapılması gereken tek şey, bu seçimde kararlı ve bilinçli bir şekilde sandığa gidip oyunu kullanmaktır. BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ de bu süreçte tüm Bulgaristan vatandaşlarına eşit mesafede duracağını, adaletin ve hakkın yanında olacağını net bir şekilde göstermelidir. Yapılması gereken tek şey, seçimlerde oyunu bu partiye vermek; çünkü Veliçiye Partisi, tüm Bulgaristan vatandaşına eşit mesafede durduğunu ve hakkın yanında olduğunu seçim öncesinde net bir şekilde göstermelidir. Seçim, halkın iradesini ortaya koyacağı en güçlü alandır. Ve ben inanıyorum ki, Bulgaristan halkı bu kez tarihi bir karar verecek ve yeni bir dönemi başlatacaktır.
Nevzat Hocam birçok konuya değindi. Neler yaptığımızı anlattı. Ben tekrar olmaması adına aynı konulara değinmeyeceğim. Biz önümüze bazı hedefler koyduk:
1-Bulgaristan’da 1989 göçmeninden bir milletvekili çıkartmak: Ne yazık ki, Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımız hâlâ ayrımcılıkla karşı karşıya. Oy kullanabiliyoruz ama seçilme hakkımız elimizden alınmış durumda. 2022 yılında Bulgar asıllı vatandaşlar milletvekili ve başbakan olabilirken, Türk kökenli vatandaşlarımızın önü kesilmektedir. Bu, hukuk devleti ilkelerine ve demokratik değerlere aykırıdır. Kanunlar herkes için eşit uygulanmalıdır! Bizler, Bulgaristan’ı doğduğumuz vatanımız, Türkiye’yi ise anavatanımız olarak görüyoruz. Oy kullanabildiğimiz bir ülkede, seçilme hakkımızın da tanınmasını talep ediyoruz. Demokrasinin temel ilkesi budur!
2-Avrupa Parlamentosu’na da bir temsilci göndermek: BULTÜRK olarak, bu mücadelede yalnızca bugünü değil, yarını da düşünüyor ve nesiller boyu sürecek bir direniş ruhu oluşturuyoruz.
Geçmişimizi unutmadan, geleceğe bakmalıyız. Yarın, 23 Mart 1972, Bulgaristan’ın Barutin köyünde, komünist rejimin baskıcı politikalarına karşı direnirken hayatını kaybeden soydaşlarımızın anma günüdür. Onları rahmetle anıyor ve mücadelenin unutulmayacağını bir kez daha vurguluyorum.
Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkilerin güçlenmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Demokratik hakların herkes için eşit şekilde uygulanmasını istiyoruz. BULTÜRK Derneği olarak, bu sürece katkıda bulunmaya, soydaşlarımızın haklarını savunmaya ve daha güçlü bir Bulgaristan Türk toplumu için çalışmaya devam edeceğiz. Son günlerde gündemde yer alan Bulgar Kilisesi ile ilgili tartışmalara da değinmek istiyorum. Edirne’de Bulgar Ortodoks Kilisesi’nde, Bulgarca yerine Yunanca ayinlerin okunması gibi öneriler gündeme gelmiştir. Oysa hepimizin bildiği gibi, Edirne’de Bulgar Kilisesi, Bulgar halkının kendi dilinde ibadet edebilmesi amacıyla kurulmuştur. Geçmişte, kiliselerde Rusça ve Yunanca ayinler yapıldığı dönemler olsa da, Bulgar halkının iradesiyle bu gelenek değiştirilmiş ve Bulgarca ibadet edilmesi sağlanmıştır. Bu nedenle, Bulgar Kilisesi’nin kuruluş amacına uygun hareket etmesi gerektiğine inanıyor ve Bulgar halkının kendi diliyle ibadet edebilmesini destekliyoruz.
Son olarak;
Bu özel iftarımıza katılarak, bir Bulgaristan BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ olarak bize ve değerlerimize gösterdiğiniz saygı için tekrar teşekkür ediyorum. Cesaretiniz, kararlılığınız ve samimiyetiniz takdire şayandır. Sizi burada görmek bizler için büyük bir onurdur. Bir kez daha sizlere “Hoş geldiniz, şeref verdiniz” diyorum. Bu cesur ve yürekli insanları hep birlikte yürekten alkışlamanızı rica ediyorum. Sağ olun, var olun. Kıymetli dostum Ivelin’e buradan kucak dolusu selamlarımı iletin. Bilin ki İstanbul’da, Türkiye’de sizin de her zaman bir yeriniz var”.
Ramazan ayının hepimize, Doğu Türkistan’da, Gazze’de ve tüm mazlum coğrafyalarda barış, huzur ve kardeşlik getirmesini diliyorum. Birlik ve beraberlik içinde daha güçlü yarınlar inşa etmek için hep birlikte çalışacağımıza inanıyorum. Katılımınız için hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum”.
Rafet ULUTÜRK’ün konuşmasının ardından iftar programına icabet eden Şule PERİNÇEK’e mikrofon verildi Perinçek konuşmasında; “Bulgaristan Türkü olarak aynı iftar sofrasında buluşmanın mutluluğunu yaşadığını, bu iftarı düzenleyenlere teşekkür ederek birlik içerisinde ülkenin huzurunu ve geleceğini hep beraber sağlayabileceğimize vurgu yaptı.”
BULTÜRK Genel Başkan Yrd. ve Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) Başkan Vekili Nevzat ÖZTÜRK, “Perinçek Hanımefendiye konuşmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Sizlerle bir hikâye paylaşmak istiyorum: Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına;
– Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor. ‘ demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylemeden, kahvaltısına devam etmiş.
Kadın, komşusunun çamaşır astığını gördüğü her sabah aynı yorumu yapmaya devam etmiş. Aradan bir ay kadar zaman geçmiş, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış, bak demiş kocasına;
– Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba ?’
Kocası uzun uzun karısına bakmış; Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi sildim’ diye cevap vermiş”.
Yine size bir pasaj okuyacağım; “Birbirinizi sevmekten başka hiç kimseye bir şey borçlu olmayın Çünkü başkalarını seven kutsal yasayı yerine getirmiş olur. Zina etmeyeceksin, adam öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, başkasının malına göz dikmeyeceksin buyrukları ve bundan başka ne buyruk varsa şu sözde özetlenmiştir: Komşunu kendin gibi seveceksin seven kişi komşusuna kötülük etmez. Bu nedenle sevmek kutsal yasayı yerine getirmektir.
Hiçbirimiz kendimiz için yaşamayız. Hiçbirimiz de kendimiz için ölmeyiz. Yaşarsak Rab için yaşarız ölürsek Rab için ölürüz. Öyleyse yaşasak da ölsek de Rabb’e aitiz.
Sen neden kardeşini yargılıyorsun? Ya sen kardeşini neden küçümsüyorsun? Tanrının yargısı kürsüsü önüne hepimiz çıkacağız”
Kıymetli Misafirler! Ben İlahiyatçı ve eğitimci olmam hasebiyle bunlar spontone gelişti. Şimdi soruyorum. Bu okuduğum pasaj acaba hangi surede yer alan ayetlerin mealidir? Bilen var mı? …Sizleri sınav için sormadım bunu. Cevabını da vereceğim…. Bu okuduğum pasajlar İncil’in Romalılar Birbirinizi Sevin, Zayıf İman, Güçlü İman başlıkları altında yer alan bölümlerden okudum. Ben okurken birçoğumuz Kuran-ı Kerimden bir bölüm okuduğumu düşündünüz. Ben İncil’den olduğumuz söyleyince de şaşkınlık yaşadığınızı gözlemliyorum.
Aslında bugün dünyada yaşadığımız sorunların temelinde bu önyargı ve bilgi eksikliği yatıyor. Bir şeyi bilmeden, tanımadan, çoğu zaman duyumlarımıza göre yargılamak önyargıdır. Önyargılar ise gözümüzü köreltir, gerçeğe ulaşmayı engeller. Anlattığım hikâyede buna vurgu yapmak istedim. Başkalarını izlerken gördüklerimiz, baktığımız pencerenin ne kadar temiz olduğuna bağlıdır. Birini eleştirmeden ve hemen yargılamaya davranmadan önce kendi kalp penceremizin durumuna bakmak ve ‘iyi’ olanı görmeye hazır olup olmadığımızı farketmek en doğrusudur. Hikâyede kirli camdan bakın kadın komşusunun çamaşırlarını hep kirli görüyordu. Ne zaman ki kocası pencereyi silince komşusunun çamaşırları yıkamayı öğrendiğini düşünmüştü. Oysa kirli olan komşusunun çamaşırı değil, kendisinin kirli bakışıydı. Bizler kendimizi düzeltir, bakış penceremizi temizleyebilirsek temiz görebiliriz.
Aynı şekilde okuduğum pasajla ilgili önyargılı düşündüğümüz için bu tür buyrukların ancak bizim Kutsal Kitabımızın emri olabileceğini düşündük. Niçin yine önyargı ve bilgisizlik!
Oysa Hz.Adem’den Hz.Muhammed’e kadar bütün dinler insanlığın huzurlu ve mutlu yaşayabilmesinin yollarını göstermiştir. Hz.Muhammed “Ben rahmet peygamberiyim” diyor, Kur’an “âlemlere rahmet olarak gönderildiğini” müjdeliyor. Aynı kitabımız; hiçbir ayrım yapmaksızın bütün peygamberlere imanı şart koşuyor. Bizler ise, dini inançları, farklılıkları ayrımcılık ve karşıtlık için zaman zaman gerekçe yapıyoruz. Rabbimizin amacı ise ilahi yasalarla birleri bir araya getirmek, birlikte ev kardeşçe yaşamamızı sağlamayı murat etmiştir. Onun için önyargıdan uzak, muhataplarımızı tanıyarak, inançlarına saygı duyarak “hoşgörü geleneğimize” dönüş yapmak zorundayız. Çünkü biz Cami, Kilise ve Havra’nın yanyana olduğu, ama hiç kimsenin birbirinden rahatsız olmadığı necip bir milletin torunlarıyız. Bunun en güzel örneği Mardin’de halen devam etmektedir. Müslümanı, Süryanisi, Yezidisi gayet mutlu ve güzel komşuluk ilişkileri içinde yaşamalarını sürdürüyorlar. Ben şahsen oralarda görev yapmış birisi olarak bizatihi şahidim.
Özetle; kültürler arası etkileşimin hızlandığı günümüzde diğer dinler hakkında bilgi sahibi olmak büyük önem arz etmektedir. İlahi dinlerin özü birdir, bu dinler insanların birbirine düşürüp düşman etmek kırdırmak için değil, aynı ülkü ve idealde birleştirip kaynaştırmak için gönderilmiştir. Dinlerdeki ayrılık insan egoizminin ürünüdür. Bütün peygamberler insanları bir tek Allah’a kul olmaya Allah’tan başka tanrılaştırdıkları şeyleri bırakmaya davet etmiştir. Kavimlerinin özellikle servet ve mevki ile şımarmış zengin takımı onları engellemeye çalışmıştır. Yaratıldık ama aciz, zayıf, fani, muhtaç, kırılgan, eksik yaratıldık. Öyleyse Yunus’un diliyle; “Gelin kardeş olalım, işi kolay kılalım. Sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz”. Bu akşam bizler bunu yaşatıyoruz. Bulgaristan’dan gelen misafirlerimiz farklı inanışlara sahip olmalarına rağmen iftar sofrası etrafında toplanabildik. Konuşabiliyoruz, birbirimizi anlayabiliyoruz. Temennimiz odur ki; politik yapıcılar, ülkeleri yönetenler başta olmak üzere din adamları, eğitimciler, velhasıl herekse sorumluluk düşüyor. Bulgaristan’da Bulgar’ı, Türk’ü, Hristiyanı, Müslümanı niçin huzur içinde, kavga etmeden, birbirini itip kakmadan, dışlamadan, aynı yurttaşlık sözleşmesi etrafında huzur ve güven içinde yaşamasın. Veliçiye Partisi Heyetinin bu akşam bizlerle beraber olmaları gelecek adına umut vericidir. Bu bağlamda öncü olmalarını, olacaklarını umuyoruz. Kendilerine bu anlayışlarından, iftar soframızda bizlerle birlikte olduklarından dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum”
Ardından BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ Plovdiv Koordinatörü RADOSLAB IVANOV davet edildi. IVANOV konuşmasına Türkçe ile başlayarak; “Merhaba nasılsınız, ben öncelikle Genel Başkanımızın bu iftar davetine son dakikada acil iş nedeniyle katılamadığını ve bundan dolayı özürlerini ifade ettiklerini belirtmek isterim. BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ olarak iftar davetine heyet olarak icabet ettik. Çünkü partimiz bu tür davetleri önemsemektedir. Özellikle Ramazan ikliminde sizlerle aynı duygu ve düşünceleri paylaşmak adına bu davete katıldık. Bunu tertip eden BULTÜRK Derneğine, Genel Başkan Rafet ULUTÜRK’e çok teşekkür ediyoruz. Velçiye Partisinin siyasette bulunma amacının özellikle gençleri ülke yönetiminde söz sahibi yapmak ve Bulgar vatandaşlarıyla Bulgaristan Türklerinin aynı coğrafyada uzun yıllar birlikte yaşadıklarını ve aynı kültür, aynı kaderi paylaşan bu iki milletin bir arada yaşayabilmesinin kavga zemini olmadan, huzur içerisinde yaşayabilmesi için parlamentoda gayret sarf edeceğiz.
Son olarak BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ Burgaz Bölge Koordinatörüne söz verildi. Konuşmasında; “Önce Allah’ın selamı ile sizleri selamlıyorum. Veliçiye Partisi’nin Türkiye ve Türk yurttaşlarıyla karşılıklı iletişim ve istişareyi önemsediğini kavga ve zıtlıktan değil, birlik beraberlik içerisinde ülkeyi yönetme ve huzur içerisinde beraberce yaşamayı tercih ettiğini, partimiz adına da bu davete icabet ettik, sizlere teşekkür ediyorum. Böyle bir sofrada bize de yer ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Son sözüm sonra “Elhamdülillah” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Sonra BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK tarafından davete icabet eden BULGARİSTAN VELİÇİYE PARTİSİ Heyetine çeşitli hediyeler takdim edildi. Hediyeleri takdiminden sonra BULTÜRK Genel Başkan Yrd. ve Bulgaristan Stratejik Araştırmalar Merkezi (BGSAM) Başkan Vekilini Nevzat ÖZTÜRK tarafından bir dua yapıldı. ÖZTÜRK yaptığı duada özetle; “ Allah’ım mülk senindir. Bizleri sen yoktan var ettin. Varlığından haberdar ettin. Kendine kul, habibine ümmet eyle!..Allah’ım bu mübarek günler hürmetine dünyanın değişik yerlerinde zulme uğrayan tüm kardeşlerimize yardım eyle. Ya Rabbi! Sen merhamet sahibisin. Bütün insanlığa merhamet eyle. Ülkemizi, milletimizi her türkü tehlikelerden koru Allah’m. Ay yıldızlı Bayrağımızı, Ezan-ı Muhammediyi semalardan eksik eyleme. Bizleri, insanlığı korku ve yoklukla, kıtlıkla imtihan eyleme Allah’ım. Ülkemize, milletimize fitne fesat somak, yıkmak isteyenlere fırsat verme. Bizleri nice Ramazanlarda maneviyat ikliminde bir araya gelmeye, birbirimizle dertleşmeyi, yardımlaşmayı, kardeşliğimizi, birliğimizi pekiştirmeyi nasip eyle Allah’ım. Bizleri nefislerimizle başbaşa bırakma, bizleri sırta-ı müstakimden ayırma Allah’ım. Önümüzdeki Kadir Gecesine ulaşmayı, Kadir Gecesinin kadrini bilerek en güzel şekilde idrak etmeyi, Ramazan Bayramına günahlarından arınmış bir şekilde ulaşmayı, bayramı bayram gibi geçirmeyi, büyüklerimizi, hastalarımızı, garibanları unutmadan onlara da bayram sevinci yaşatmayı nasip eyle Allahım’ım! Bu iftar soframıza icabete den tüm misafirlerimize merhamet et, onlara sağlık sıhhat afiyet nasip et Allah’ım……”
Duanın ardından toplu fotoğraf çekimi ile program sona erdi.
