Derneğimiz tarafından düzenlenen Türk Dünyasında Soykırımlar sergisini ziyaret eden RUTEV Başkan Vekili Kemal Baltepe, serginin klasik bir sergi anlayışının çok ötesinde olduğunu vurguladı.
Baltepe, bazı sergilerin sadece gezildiğini, bazılarının ise ziyaretçiyi düşünmeye ve yüzleşmeye zorladığını belirterek, bu serginin ikinci kategoriye girdiğini ifade etti. “Bu sergide vitrinlere siz bakmıyorsunuz; vitrinler size bakıyor ve sessizce ‘Hatırlıyor musun?’ diye soruyor,” sözleriyle serginin etkisini dile getirdi.
Serginin kronolojik bir tarih anlatısından ziyade, parçalanmış bir hafıza üzerinden ilerlediğine dikkat çeken Baltepe, özellikle Rus–Türk Harbi sonrası Balkanlar’dan başlayan bölümün, siyasi mühendisliğin insan hayatları üzerindeki yıkıcı etkisini çarpıcı biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Haritaların değiştiği, isimlerin silindiği ve insanların yerlerinden edildiği bu sürecin, soğuk tarih anlatılarından çok daha fazlasını sunduğunu vurguladı.
Bulgaristan’dan Balkan göçlerine, Srebrenitsa’dan Çamerya ve Mora’ya uzanan anlatının ortak bir noktada birleştiğini belirten Baltepe, “Zulüm aynı, isimler farklı,” ifadesini kullandı. Kırım sürgünleri, Nogaylar, Ahıska Türkleri, Çerkesler, Karaçaylar gibi farklı halkların yaşadıklarının yan yana sunulmasının, acıların yarıştırılmadığı çok önemli bir duruş olduğunu söyledi.
Azerbaycan’da 31 Mart ve Hocalı, Kerkük’te 14 Temmuz, Kıbrıs’ta Kanlı Noel gibi olayların yalnızca Türk tarihinin değil, dünya vicdanının da sınavı olduğunu belirten Baltepe, bu sınavdan çoğu zaman insanlığın sınıfta kaldığını ifade etti.
Serginin en güçlü yönlerinden birinin Holokost ve Tasmaniya soykırımının da anlatının bir parçası hâline getirilmesi olduğunu vurgulayan Baltepe, bunun “Sadece kendimize ağlamıyoruz, adalet istiyoruz” diyen çok net bir ahlaki duruşu temsil ettiğini söyledi. Bu yaklaşımın dar bir milliyetçilikten değil, evrensel bir medeniyet iddiasından beslendiğinin altını çizdi.
BULTÜRK Derneği’nin sadece hatırlatmakla yetinmediğini, hatırlamanın sorumluluğunu da üstlendiğini belirten Baltepe; yıl boyunca çocuklarla birlikte anılan Azerbaycan Zafer Günü, uluslararası kongreler ve tarih bilincini sokağa taşıyan çalışmaların bu anlayışın bir parçası olduğunu ifade etti.
Bayrampaşa’da yeni belediye yönetiminin Türk Dünyası Baş Danışmanlığı görevini bu vizyonu taşıyan bir isme vermesini de anlamlı bulduğunu belirten Baltepe, “Artık mesele geçmişi anlatmak değil; geleceği doğru bir hafıza üzerine inşa etmektir,” dedi.
Sergiden çıkarken en temel gerçeğin bir kez daha fark edildiğini söyleyen Baltepe, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Unutmak kolaydır. Hatırlamak ise bedel ister. BULTÜRK Derneği bu bedeli ödemeye hazır olduğunu göstermiştir. 2026 yılına girerken bu duruşun büyüyerek devam edeceğine inanıyorum. Çünkü hafızası olan toplumların geleceği olur.”