Köklerimizden Güç Alarak Yeni Bir Türkiye’ye, Yeni Bir Dünyaya Merhaba!
Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıl dönümü kutlu olsun!
Aziz Türk Milleti,
Bugün, tarihimizin en anlamlı ve en onurlu günlerinden biri olan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir gurur, heyecan ve geleceğe duyduğumuz sarsılmaz umutla kutluyoruz.
29 Ekim 1923, yalnızca bir devletin yönetim biçiminin ilan edildiği tarih değildir. Aynı zamanda büyük acılar yaşamış, savaşlarla yorulmuş, nice evladını vatan uğruna kaybetmiş bir milletin yeniden ayağa kalkışının, bağımsızlık iradesinin ve geleceğini kendi elleriyle kurma kararlılığının tarihidir.
Cumhuriyet, umudun dirilişidir. Cumhuriyet, bağımsızlığın iradesidir. Cumhuriyet, bir milletin küllerinden yeniden doğuşudur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde, milletimizin büyük fedakârlıklarıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıldır geçmişimizin emaneti ve geleceğimizin ortak güvencesi olarak yaşamaktadır.
EKİMİN SON YAPRAKLARINDAN CUMHURİYETİN YENİ BAHARINA
Ekim ayının son günlerindeyiz.
Tabiat yapraklarını döküyor. Ağaçlar sessizce yeni bir mevsime hazırlanıyor. Sararan yapraklar toprağa kavuşurken kökler, gelecek baharın hayatını içinde taşımaya devam ediyor.
Bu manzara bize milletlerin tarihini hatırlatmaktadır.
Çünkü yapraklar dökülse de kökler yaşar. Mevsimler değişse de hayat devam eder. Zorluklar yaşansa da milletler yeniden ayağa kalkabilir.
Türk milleti de tarih boyunca nice ağır dönemlerden geçmiş, fakat bağımsızlık iradesini, kültürünü ve geleceğe olan inancını koruyarak varlığını sürdürmüştür.
Cumhuriyetimizin ilanı, işte bu tarihî iradenin en anlamlı dönüm noktalarından biridir.
Bugün eski yaprakları uğurlarken yeni filizlere hazırlanıyoruz. Geçmişimizin tecrübesini geleceğimizin gücüne dönüştürüyoruz.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ile ekim ayını uğurlarken yalnızca bir mevsimi geride bırakmıyor; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında yeni hedeflere, yeni başarılara ve yeni bir dünyanın sorumluluklarına merhaba diyoruz.
TÜRK KADINI, CUMHURİYETİN AYDINLIK GELECEĞİNİN TEMELİDİR
Cumhuriyetimizin kuruluşunu kutlarken Türk kadınının tarih boyunca üstlendiği büyük sorumluluğu da saygıyla hatırlıyoruz.
Millî Mücadele yıllarında cephe gerisinde fedakârca çalışan, ailesini ayakta tutan, gerektiğinde vatan savunmasına katılan Türk kadını; Cumhuriyet döneminde eğitimden bilime, sanayiden sanata, kamu hizmetlerinden toplumsal hayata kadar birçok alanda önemli başarılara imza atmıştır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kadınların eğitimine, toplumsal hayata katılımına ve haklarına verdiği önem, Cumhuriyetin çağdaşlaşma hedeflerinin temel unsurlarından biridir.
Bizim için Türk kadını yalnızca bir ailenin değil, bir toplumun geleceğinin de mimarıdır.
Bir anne olarak nesilleri yetiştirir.
Bir öğretmen olarak bilgiyi aktarır.
Bir bilim insanı olarak yeni ufuklar açar.
Bir girişimci olarak üretime katkı sağlar.
Bir yönetici olarak sorumluluk üstlenir.
Ve bütün bunları kendi iradesi, emeği, bilgisi ve yeteneğiyle gerçekleştirir.
Kadının eğitimde, çalışma hayatında ve karar alma süreçlerinde eşit fırsatlara sahip olduğu bir Türkiye, Cumhuriyetin geleceğini daha da güçlendirecektir.
Cumhuriyetimizin 103. yılında bütün kadınlarımızın emeğini, fedakârlığını ve başarılarını saygıyla selamlıyoruz.
BALKANLARDAN ANADOLU’YA UZANAN CUMHURİYET SEVGİSİ
Bizler, Bulgaristan Türkleri olarak Cumhuriyetin ve özgürlüğün değerini tarihî tecrübelerimizden de biliyoruz.
Balkanlarda yaşanan savaşlar, göçler, ayrılıklar ve kimlik mücadeleleri, ailelerimizin hafızasında derin izler bırakmıştır.
Özellikle Bulgaristan Türklerinin yakın tarihinde yaşanan asimilasyon politikaları ve zorunlu göçler, insanın kendi adıyla, diliyle ve kültürüyle yaşayabilmesinin ne kadar kıymetli olduğunu göstermiştir.
Türkiye’ye gelen büyüklerimiz, beraberlerinde yalnızca valizlerini değil; tarihlerini, kültürlerini, hatıralarını ve gelecek umutlarını da getirmişlerdir.
Yeni hayatlar kurmuş, çalışmış, üretmiş, çocuklarını yetiştirmiş ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır.
Bugün bizlere düşen görev, bu büyük mücadeleyi unutmadan gelecek nesillere daha güçlü bir Türkiye bırakmaktır.
Çünkü vatan sevgisi yalnızca geçmişi hatırlamak değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır.
CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA YENİ TÜRKİYE’NİN KAPISI
Dünya büyük bir değişim döneminden geçmektedir.
Bilim, teknoloji, yapay zekâ, enerji, ekonomi ve uluslararası ilişkiler alanında yeni gelişmeler yaşanmaktadır.
Bu yeni dönemde Türkiye’nin geleceğini güçlendirmek için eğitimde kaliteyi, bilimsel üretimi, teknolojik gelişmeyi, ekonomik dayanıklılığı, adaleti, liyakati ve toplumsal dayanışmayı birlikte geliştirmemiz gerekmektedir.
Yeni Türkiye’nin kapısı yalnızca büyük hedeflerle değil, o hedefleri gerçekleştirecek bilgi, emek ve güçlü kurumlarla açılacaktır.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında en büyük sorumluluğumuz; çocuklarımızın güvenle büyüdüğü, gençlerimizin umutla çalıştığı, kadınlarımızın eşit fırsatlarla hayatın her alanında yer aldığı, vatandaşlarımızın hukuk ve adalet içerisinde yaşadığı bir geleceğin inşasına katkı sunmaktır.
Bizler BULTÜRK Derneği olarak tarihî ve kültürel mirasımızı korumayı, Türkiye ile Balkanlar arasındaki dostluk ve iş birliğini güçlendirmeyi, genç nesillerin eğitimine ve toplumsal gelişimine katkıda bulunmayı önemli bir sorumluluk olarak görüyoruz.
CUMHURİYET BİZE GEÇMİŞİMİZİ HATIRLATIRKEN GELECEĞİMİZİ DE EMANET EDİYOR
Bugün Cumhuriyetimizin 103. yılını kutlarken yalnızca geçmişimizin kahramanlarını anmıyor, aynı zamanda gelecek nesillere karşı sorumluluklarımızı da hatırlıyoruz.
Bizden önceki nesiller büyük fedakârlıklarla bu ülkenin temellerini attılar.
Bizim görevimiz ise o temeller üzerinde daha güçlü, daha adaletli, daha üretken ve daha huzurlu bir gelecek inşa etmektir.
Çünkü Cumhuriyet yalnızca geçmişte kazanılmış bir başarı değil, her neslin koruyup geliştirmekle sorumlu olduğu ortak bir emanettir.
Bugün dökülen yapraklar bize zamanın geçiciliğini hatırlatırken, toprağın derinliklerindeki kökler geleceğin umudunu müjdelemektedir.
Köklerimiz tarihimizdir. Gövdemiz Cumhuriyetimizdir. Dallarımız kurumlarımızdır. Yeni yapraklarımız ise çocuklarımız ve gençlerimizdir.
Bu büyük ağacın geleceği, hepimizin ortak emeğine bağlıdır.
YENİ BİR BAHARA, YENİ BİR TÜRKİYE’YE MERHABA!
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken ekim ayını da uğurluyoruz.
Eski yapraklar döküldü.
Ama köklerimiz ayakta.
Yeni filizler hazırlanıyor.
Yeni nesiller yetişiyor.
Yeni bir dünya şekilleniyor.
Ve Türkiye Cumhuriyeti, 103 yıllık tarihî birikimiyle geleceğe yürümeye devam ediyor.
Bugün hep birlikte geçmişin acılarını unutmadan, kazanımlarımızı koruyarak, farklılıklarımıza saygı göstererek ve ortak geleceğimiz için çalışarak yeni bir döneme hazırlanmalıyız.
Çünkü güçlü bir Türkiye’nin temeli birlik, adalet, bilgi, üretim ve ortak sorumluluk bilincidir.
Cumhuriyet, umudun ve dirilişin tarihidir.
Cumhuriyet, köklerinden güç alarak yeniden filizlenen bir milletin eseridir.
Cumhuriyet, geçmişten geleceğe uzanan bağımsızlık ve millet egemenliği iradesidir.
Bu duygu ve düşüncelerle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.
Türkiye’de, Bulgaristan’da, Balkanlarda, Avrupa’da ve dünyanın dört bir yanında yaşayan bütün vatandaşlarımızın ve soydaşlarımızın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılının ülkemize barış, huzur, adalet, bilimsel ilerleme, toplumsal dayanışma ve yeni başarılar getirmesini temenni ediyorum.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!
Merhaba yeni umutlar, merhaba yeni filizler, merhaba Cumhuriyetimizin aydınlık geleceği!
Saygılarımla,
Rafet ULUTÜRK
BULTÜRK Genel Başkanı
Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği
28 Ekim 2026 | İstanbul