İbrahim SOYTÜRK
BULTÜRK ve Batı Trakya Derneği ve Bayrampaşa Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen anlamlı bir törende, Batı Trakya Türklerinin simge ismi Dr. Sadık Ahmet, vefatının yıldönümünde ikinci kez Bayrampaşa’da anıldı. Bu anlamlı program, sadece bir anma değil, bir milletin direnişini yeniden hatırlama çağrısı oldu.
Törene Yoğun Katılım Oldu
Anma törenine, Batı Trakya Türkleri Dayanışma Derneği, BULTÜRK Derneği ve Bayrampaşa Belediyesi işbirliğinde siyasi parti temsilcileri, Balkan camiasının kıymetli mensupları, Beydilli Türkmen Derneği Genel Başkanı ve Suriye Milletvekili Adayı Ahmet AĞCA, Bayrampaşa’nın yerel basını, Yıldırım Muhtarı Adnan LİÇİNA ile birlikte çok sayıda vatandaş katıldı.
Katılımcılar, Dr. Sadık Ahmet’in hayatını, mücadelesini ve ardında bıraktığı izleri anlatan konuşmalar sırasında duygusal anlar yaşadı; salonda gözyaşlarını tutamayanlar oldu.
Programın açılış konuşmasını Batı Trakya Türkleri Dernek Başkanı yaptı.
BULTÜRK Derneğide Dr. Sadık Ahmetin yalnızca bir hekim değil, yaralı bir halkın kanayan kimliğini iyileştiren bir irade olduğu vurgulandı:
“O sadece bir siyasetçi değildi. Susturulan bir azınlığın gür sesi, yürüyen vicdanıydı. Sadece Batı Trakya’nın değil, Balkanlar’ın şah damarlarından biriydi.”
Ardından İstanbul CHP İl Sekreteri Soner Özimer: “O Bir Halkın Vicdanıydı”
CHP İstanbul İl Sekreteri Soner Özimer, konuşmasında Sadık Ahmet’in şahsında sadece bir bireyin değil, bir milletin diriliş sembolünün yattığını belirtti:
“Dr. Sadık Ahmet’i, ‘Türk’üm ve öyle kalacağım’ diyen bir adamın arkasında devletin tankı da durduramadı, barajlar da tutamadı. Çünkü onun mücadelesi yalnızca Batı Trakya için değildi. Kosova’ya umut, Bulgaristan Türklerine cesaret, Makedonya’ya inanç oldu.”
Işık Sadık Ahmet: “O Bir Davanın Adıydı”
Anma töreninde en duygu yüklü konuşmalardan birini, merhum liderin eşi ve DEB Partisi Onursal Başkanı Işık Sadık Ahmet yaptı. Eşinin mücadelesini şu sözlerle anlattı:
“Sadık Ahmet çok mükemmel bir insandı. Türk Milliyetçisiydi, milliyetine mukaddesleri gibi önem verirdi. ‘Türk’üm’ dediği için hapis yattı ama asla geri adım atmadı. ‘Eğer Türk olmak suçsa, bunu tekrar ediyorum: Türk’üm ve öyle kalacağım’ derdi. Hayatı boyunca bu davanın mesuliyetini taşıdı ve öylece gitti.”
Konuşmasında ayrıca Sadık Ahmet’in:
- 1985’te başlattığı imza kampanyasından dolayı tutuklandığını,
- Yunan istihbaratının sürekli peşinde olduğunu,
- İdeallerinden taviz vermediğini,
- Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar uzanan bir hukuk mücadelesi yürüttüğünü,
- Kur’an-ı Kerim’e el basarak yemin eden ilk Türk vekil olduğunu vurguladı.
Son Konuşma: Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu
Anma programının son konuşmasını yapan Bayrampaşa Belediye Başkanımız Hasan Mutlu, vefa dolu sözleriyle katılımcıların gönlünde taht kurdu. Dr. Sadık Ahmet’in adını taşıyan parkı resmî olarak ilçeye kazandırmanın gururunu şu sözlerle ifade etti:
“Bayrampaşa bugün sadece bir ilçe değil, bir Balkan kalbidir. Bu kalp bugün Sadık Ahmet için çarpıyorsa, bunun arkasında vefa vardır, irade vardır. Sadık Ahmet yalnızca Batı Trakya’nın değil, bütün Türk Dünyası’nın ortak değeridir. Bugün burada onu anarken, Lozan’ın 72. yılında, şüpheli kazaya kurban gitmesini değil, başlattığı onurlu direnişi hatırlıyoruz.”
Başkan Mutlu sözlerini şu veciz cümlelerle tamamladı:
“Bazı liderler yaşarken konuşur, bazıları ise öldükten sonra bile halkının dilinde yürür. Sadık olanlar asla unutulmaz. Sadık kalanlar da yalnız yürümez.”
BULTÜRK Derneği Başkanımız Rafet ULUTÜRK’ten Teşekkür Mesajı
Törenin sonunda BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK, Belediye Başkanı Sayın Hasan Mutlu’ya Balkan halkına gösterdiği vefa, kültürel mirasa sahip çıkışı ve Sadık Ahmet’e verilen değer nedeniyle Balkanlar ve Türk Dünyası adına teşekkür ederek şunları söyledi:
“Bugün burada sadece bir anma değil; Balkanların kalbine bir isim, bir dava ve onurlu bir ömrü kazıdık. Sadık Ahmet gibi Türk Dünyası sevdalısı büyük bir değeri resmî olarak sahiplenip yaşatan Sayın Belediye Başkanımıza, BULTÜRK Derneği adına en içten şükranlarımızı sunuyoruz.”
Dr. Sadık Ahmet’in davası henüz tamamlanmadı. O, bize bir miras bıraktı. O miras mücadeledir. O miras dik duruş, korkmadan konuşma cesaretidir. Ve o miras, sadece Batı Trakya’da değil, Kerkük’te, Kırım’da, Karabağ’da, Kırcaali’de, Doğu Türkistan’da da yankılanmalıdır.
Bayrampaşa’da bir büyük yüreği anmak için toplandık.
Sadık bir lideri…
Sadık bir sesi…
Sadık bir yürüyüşü…
Dr. Sadık Ahmet’i…Bayrampaşa sıradan bir ilçe değildir. Bayrampaşa, Balkanlar’dan koparılmış ama gönül bağlarıyla birbirine sımsıkı bağlı halkların yeniden buluştuğu bir kültür yurdudur. Balkanlardan göç eden binlerce ailenin geçmişini taşıdığı, geleceğini kurduğu bir ortak hafızadır. Ve bu topraklar, bugün sadece geçmişin değil, geleceğin de Balkan merkezidir.
Ve unutmayın:
Sadık Ahmet’i anmak, sadece geçmişi konuşmak değildir.
O’nun başlattığı mücadeleyi sahiplenmek, sürdürmek ve ileriye taşımaktır.
Sadakat Bir Ömrün Adıydı
Dr. Sadık Ahmet’in hayatı, Balkanlar’da Türk kimliğinin şerefli mücadelesidir. Onu anmak, sadece bir geçmişi hatırlamak değil; bir davanın nöbetini devralmaktır. Bayrampaşa’da yaşıyor olmanız, bir fırsat değil, bir sorumluluktur.
Bu ilçe sadece eviniz değil, Balkan Türklerinin yeniden diriliş karargâhıdır.
Sadık Ahmet’in mirası, artık burada da nefes almaktadır.
Ve unutmayın:
Sadık Ahmet’in adı tabelalarda yaşasın diye değil,
Siz onunla yürüyün diye size emanet edildi.
Bayrampaşa’dan.
Burası sıradan bir semt değil,
Balkanlar’ın kalbi,
göçle gelen hafızanın ve umutla kurulan geleceğin merkezidir.
Bu anlamlı topraklarda, Dr. Sadık Ahmet Anma Töreni bu yıl ikinci kez düzenleniyor.
Bu tarihi ve kıymetli adım, Bayrampaşa Belediye Başkanımız Sayın Hasan Mutlu’nun göreve gelir gelmez başlattığı bir vefa hareketidir.
Sadık Ahmet’in ismini yaşatmak ve mücadelesini gelecek nesillere aktarmak adına atılan bu adım, yalnızca bir tören değil, Balkanlar’a verilen samimi bir selamdır.
Bu bir vefadır.
Bu bir bilinçtir.
Bu bir mesajdır:
“Balkanlar bizimdir, bizim kalacaktır.”
Bu vesileyle kendilerine huzurlarınızda yürekten teşekkür ediyoruz.
Dr. Sadık Ahmet’in hayatı, Balkanlar’da Türk kimliğinin şerefli mücadelesidir. Onu anmak, sadece bir geçmişi hatırlamak değil; bir davanın nöbetini devralmaktır.
Ruhu şâd, makamı âli, mücadelesi daim olsun.
