Bugün Size Sadece Bir Sergiyi Değil; Size Ailemi Anlatacağım

Raziye ÇAKIR

Ben bu resimlere uzaktan bakamıyorum.
Çünkü dedem Kafkaslardan geldi.
Dağları ardında bırakarak…
Adını, mezarını, çocukluğunu geride bırakarak.

Şu Kafkas tablolarına bakın.
Karaçay… Balkar… Nogay… Dağıstan…
Bu dağlar yabancı değil bana.
Dedemin suskunluğu bu resimlerde asılı duruyor.

Dedem anlatmazdı çocuklar.
Anlatanlar erken yorulurdu.
Susmak, hayatta kalmanın bir yoluydu.

Biraz ilerliyoruz…
Hocalı.

Burada kalbim ağırlaşıyor.
Çünkü bu sadece bir resim değil.
Bir milletin donmuş çığlığı.

Sonra Orta Doğu…
Afganistan, Irak, Suriye…
Bu acılar ekranda gördüklerinizden önce yaşandı.
Ve çoğu zaman sessizce.

Şimdi durun…
Burada başka bir bağım var.

Benim babamın babası,
yani dedem, Doğu Türkistan’dan geldi.
Uzak bir coğrafya sanmayın.
Bir annenin gözyaşı her yerde aynıdır.

Doğu Türkistan tablolarına bakarken
babamın gözlerindeki o tanıdık hüznü görüyorum.
Köklerinden koparılmış bir insanın bakışı bu.

Kırım…
Ahıska…

Tren vagonları, yarım bavullar…
Bizim ailede valizler hiçbir zaman tam dolu olmadı çocuklar.
Çünkü dönme umudu hep saklandı.

Bu sergide şunu anlıyorsunuz:
Acı bir yerde başlamıyor, bir yerde bitmiyor.
Aynı hikâye farklı dillerde anlatılıyor.

Hepsi Türk.
Ama bu cümleyi övünmek için değil,
sorumluluk için söylüyorum.

Çünkü unutursak,
dedelerimiz ikinci kez sürgün olur.

Ben size bunu öğretmen olduğum için anlatmıyorum.
Bir torun, bir evlat olduğum için anlatıyorum.

Bu resimler duvarda kalmasın.
Vicdanınıza asılsın.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

thirteen − five =