Bulgaristan’ın Uçurumu: Sokaklar İnliyor, Devlet Erirken Kurtarıcı Nerede?

Rafet ULUTÜRK

Bulgaristan sokakları uzun zamandır tek bir feryatla yankılanıyor: Yeter! GERB lideri Boyko Borisov ve HÖH’ün (MRF) gölge ismi Delyan Peevski’ye karşı yükselen öfke artık bir dalga değil, bir tsunamiye dönüştü. Halk, devletin damarlarına sızan bu “yeni başlangıç” maskeli eski statükoyu reddediyor. Ancak meydanların inlemesi, ne yazık ki bir gerçeği daha yüzümüze çarpıyor: Devlet, bir organ yetmezliği gibi yavaş yavaş, sessizce yok oluyor.

Herkes kendi siyasi ikbalinin derdine düşmüşken, Bulgaristan Cumhuriyeti bir “devlet” olarak varlığını sürdürme yeteneğini kaybediyor. Kurumlar işlemez, adalet tecelli etmez ve halkın güveni geri gelmez hale geldiğinde, o devlet artık sadece haritada bir çizgiden ibarettir.
Liderlik Boşluğu ve “Tek Adam” İkilemi
Sokaktaki öfkenin karşısında, bu boşluğu dolduracak çapta bir siyasi figürün bugün itibarıyla bulunmaması, ulusal bir trajedidir. Mevcut siyasi aktörler, statükonun ya bir parçası ya da etkisiz birer uydusu haline gelmiş durumda. Bu karanlık tabloda gözlerin çevrildiği tek bir isim var: Cumhurbaşkanı Rumen Radev.

Radev, bugün Bulgaristan’da halkın geniş kesimlerinin hâlâ “devlet adamı” sıfatıyla gördüğü tek figür. Ancak o da bir yol ayrımında: Ya Çankaya benzeri bir “düşünme odasında” anayasal sınırları bekleyecek ya da tarihin çağrısına cevap verip sorumluluk alacak.

Son Durak:
Ya Değişim Ya Yok Oluş
Tarih bize öğretir ki; devletlerin sonu büyük gürültülerle değil, yavaş yavaş, fark edilmeyen bir çürüme ile gelir. Son ana gelindiğinde çekilen “ah”ların, “vah”ların kimseye faydası olmaz. Bulgaristan tam da bu eşiktedir. Devlet mekanizması kilitlenmiş, parlamento bir kaos tiyatrosuna dönüşmüştür.
Bu felaket senaryosundan çıkışın yolu artık sadece bir “hükümet değişikliği” değildir. Bulgaristan’ın ihtiyacı olan şey, köklü bir sistem değişikliğidir.

Başkanlık Sistemine Geçiş: Parlamenter sistemin içine düştüğü “siyasi rüşvet” ve “koalisyon pazarlıkları” bataklığından kurtulmanın yolu, güçlü bir yürütme erkidir.

Radev’in Tarihi Misyonu: Eğer Rumen Radev, Cumhurbaşkanlığı makamının konforunu bırakıp, yeni bir siyasi hareketle halkın huzuruna çıkmazsa, Bulgaristan’ın bu siyasi bataklıktan kendi kendine çıkması imkansız görünmektedir.
Vakit Daralıyor
Bulgaristan, Borisov ve Peevski’nin kişisel hırsları ile devletin bekası arasında sıkışıp kalmıştır. Halkın derdi ekmek, devletin derdi ise var olma savaşıdır. Bir liderin ortaya çıkıp bu kaosu durdurması, devleti yeniden ayağa kaldırması şarttır.

Eğer Rumen Radev bu cesareti gösterip sistem değişikliğine öncülük etmezse, Bulgaristan’ın “yavaş yavaş yok oluşu” geri dönülemez bir hız kazanacaktır.
Unutulmamalıdır ki; tarih, fırsatları elinin tersiyle itenleri değil, en zor zamanda masaya yumruğunu vurup milleti arkasına alanları yazar.
Bulgaristan’ın bekası için vakit, bölünme değil, diriliş vaktidir!

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − sixteen =