Okul Müdürü Murat Baltalı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa öğrenciler ve öğretmenler yoğun ilgi gösterdi. Program kapsamında Rumeli’nin tarihi süreci, Balkanlar’da yaşanan gelişmeler ve Bulgaristan’daki güncel durum hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı.
Konferansın ardından “Kırcaali Efsanesi” belgesel filmi öğrencilerle buluşturuldu. Belgeselde Kırcaali’nin tarihi, kültürel yapısı ve hafızalardaki yeri ele alınırken, izleyicilere duygu dolu anlar yaşatıldı.
Aynı zamanda TOB Sosyal Bilimler Lisesi’nin Bulgaristan’da bulunan Kırcaali Mestanlı İmam Hatip Lisesi ile kardeş okul olduğu ve bu kapsamda yürütülen Kırcaali projesi çerçevesinde öğrencilerin Kırcaali’yi ziyaret ettikleri ifade edildi. Gerçekleştirilen ziyaretin öğrenciler açısından hem tarihi hem kültürel anlamda önemli kazanımlar sağladığı vurgulandı.
Programda öğrencilerden Kerem Kutun ve Remzi Eymen Akman da söz alarak proje kapsamında gerçekleştirdikleri Kırcaali ziyaretiyle ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı. Öğrencilerin konuşmaları salonda büyük takdir topladı.
Konferansa ayrıca Kırklareli Kültür-Sanat ve Edebiyatçılar Derneği Kurucu Üyesi Firdevs Büyükateş ve Başkan Yardımcısı Esmeray Avcı da katılım sağladı.
Program sonunda okul hocalarından Emine Arslan Kireç’e ve katılım sağlayan misafirlere kupa plaket, “Kırcaali Efsanesi”, “Dünden Bugüne Bulgaristan” kitapları ile dernek takvimi hediye edildi. Öğrencilere Bulgaristan gofreti ikram edildi.
Program sonunda okul yönetimine teşekkür edilirken, genç nesillerin tarih bilinci ve kültürel bağlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceği ifade edildi.
Rafet ULUTÜRK konuşma;
“Geçmişi Anlamak, Bugünü Kurmak, Geleceği Yazmak”
Saygıdeğer Hocalarım, Değerli Misafirler ve Kıymetli Gençler;
Bugün burada sadece bir konuşma yapmak için bulunmuyorum…
Bir hatırlatma yapmak için buradayım.
Belki de en çok unuttuğumuz şeyi…
Kendi hikâyemizi.
İzninizle çok net bir soruyla başlamak istiyorum:
Biz gerçekten kendi tarihimizin öznesi miyiz…
Yoksa başkalarının yazdığı bir hikâyenin içinde mi yaşıyoruz?
Çünkü unutmayın:
Tarihi siz yazarsanız avcı olursunuz…
Başkası yazarsa, av olursunuz!
İşte bu yüzden…
Biz bugün burada sadece geçmişi konuşmak için değil…
Tarihimizi yeniden kendimiz yazmak için bulunuyoruz!
Ve daha da önemlisi…
Kırcaali’yi yeniden ayağa kaldırmak için buradayız!
Ama bu bir şehir meselesi değildir…
Bu bir bilinç meselesidir.
GEÇMİŞ: Bir Yolculuğun Anlamı
Sevgili gençler,
Kırcaali sadece bir yer değildir…
Kırcaali bir yolculuktur!
Buhara’dan başlayan…
Ahlat’tan geçen…
Çanakkale’den güç alan…
Ve Kırcaali’ye ulaşan bir yolculuk…
Ama bu sıradan bir yolculuk değildir…
Bu bir medeniyet yolculuğudur!
Bu yürüyüş;
- İmam Maturidi’nin aklıdır
- Ahmet Yesevi’nin irfanıdır
Bu bir toprak hareketi değil…
Bir fikir hareketidir.
Ve bu yolculuğun adı vardır:
Turan’dır!
Kızılelma’dır!
Yani:
- Bitmeyen hedef
- Vazgeçilmeyen ideal
- Sürekli ileriye yürüyüş
Tarih bize sadece ne olduğunu anlatmaz…
Nasıl düşünmemiz gerektiğini öğretir.
Eğer bir toplum:
- Tarihini bilmezse yönünü kaybeder
- Yazmazsa başkasının yazdığını yaşar
- Anlamazsa başkalarının yön verdiği bir dünyada savrulur
Ama şunu unutmayın:
Mesele sadece geçmiş değildir…
BUGÜN: Gerçek Gücün Tanımı
Asıl mesele…
Bugün ne yaptığımızdır.
Sevgili gençler,
Bugün dünyanın en büyük gücü nedir?
Silah mı?
Para mı?
Teknoloji mi?
Hayır!
Gerçek güç: üretmektir.
- Bilgi üretmek
- Fikir üretmek
- Anlam üretmek
Çünkü dünya artık güçlü olanların değil…
Üretenlerin dünyasıdır!
Ama burada kritik bir nokta var:
Bilgiye sahip olmak yeterli değildir…
Bilgiyi dönüştürmek gerekir.
Çünkü:
Ham bilgi güç değildir…
İşlenmiş ve doğru zamanda kullanılan bilgi güçtür!
Şimdi kendinize sorun:
Ben sadece tüketen biri miyim?
Yoksa…
üreten biri miyim?
Bakın…
“Kırcaali Boyama Kitabı”…
Bunu yapan bir çocuk…
Ama yaptığı şey sıradan değil.
O sadece boyamıyor…
Anlam üretiyor!
Bu bize neyi gösterir?
Üretmenin yaşı yoktur!
Artık şu soruyu bırakın:
“Ben ne yapabilirim?”
Şunu sorun:
“Ben ne yapmalıyım?”
Çünkü biri ihtimaldir…
Diğeri sorumluluktur.
Ve siz artık şunu diyebilmelisiniz:
“Ben sadece bu ülkeyi değil…
Bu dünyayı etkilemeye geldim!”
GELECEK: Sorumluluk ve Yön
Sevgili gençler,
Şunu çok iyi anlamalısınız:
Gelecek kendiliğinden oluşmaz.
Gelecek inşa edilir.
Ve bu dünyada en büyük güç nedir biliyor musunuz?
İnsan!
Çünkü:
- Bilimi üreten insan
- Teknolojiyi geliştiren insan
- Sanatı oluşturan insan
İnsan olmazsa:
- Gelişim olmaz
- Değişim olmaz
- Medeniyet olmaz
Ama dikkat edin…
Her değişim doğru değildir!
Değişim her yöne olabilir…
Önemli olan:
Doğru yöne değişmektir.
Bu yüzden sadece gelişmek yetmez…
Doğru gelişmek gerekir!
Sevgili gençler,
Siz sıradan olmak için burada değilsiniz!
Siz:
- Bir fikrin taşıyıcısısınız
- Bir geleceğin kurucususunuz
- Bir medeniyetin devamısınız
Ve sizden beklenen sadece başarılı olmanız değil…
Fark oluşturmanızdır!
Çünkü:
Başarılı olanlar sistemi kullanır…
Ama fark oluşturanlar…
sistemi kurar.
Şimdi size son bir soru soruyorum:
Bu dünyada sadece var olmak için mi bulunuyorsunuz…
Yoksa iz bırakmak için mi?
Çünkü hayat sizi beklemiyor…
Ama fırsatlar…
Hazır olanları bekliyor!
Bugün karar verin:
- Bekleyen mi olacaksınız?
- Yoksa harekete geçen mi?
Unutmayın:
Geçmişte o büyük yürüyüşü başlatanlar nasıl kararlıysa…
Siz de bugünün dünyasında aynı kararlılığı göstermek zorundasınız!
Ama bunun yolu sadece çalışmak değildir…
- Ahlaklı olmak
- Doğru düşünmek
- Bilinçli yaşamak
Çünkü pusulanız yoksa…
Hızınızın hiçbir anlamı yoktur!
Ve unutmayın…
Bugün bayrak sizin elinizde!
Yarın bu dünyayı siz yöneteceksiniz!
Ama sadece isteyenler değil…
Hazır olanlar yönetecek!
Hazır olun!
Çünkü gelecek…
Onu inşa edenlerin olacak!