BULTÜRK’te Bir Sergiden Daha Fazlası: Hafıza, Uyanış ve 21 Mart’a Açılan Yol

BULTÜRK Derneği’nin düzenlediği resim sergisi, bu kez yalnızca sanatın değil; hafızanın, acının, sorumluluğun ve geleceğe dair büyük bir yürüyüşün buluşma noktası oldu. Kazım Yurdakul hocamızın Ek8Bİ ile birlikte gerçekleştirdiği ziyaret, sıradan bir sergi gezisinin çok ötesine geçerek Türk dünyasına dair güçlü mesajların verildiği anlamlı bir buluşmaya dönüştü.

Kazım Yurdakul hoca, bu “yalancı yüzyılda” Türk milletine karşı yapılan soykırımların ve zulümlerin tek bir çatı altında, cesaretle anlatılmasının halkı uyandırmak adına son derece kıymetli olduğunu vurguladı. Sergide yalnızca Türk coğrafyasının değil, tüm dünyanın yaşadığı acıların görülmesinin kendilerini derinden etkilediğini ifade etti. Bu sergi, bir hatırlatmadan çok daha fazlasıydı; bir yüzleşme, bir vicdan çağrısıydı.

“İşte BULTÜRK yöneticilerinin neden Türk olduğunu burada açıkça görebilirsiniz,” diyen Yurdakul hoca şu cümlelerle salondaki herkesi derin bir sessizliğe davet etti:
“Çünkü Türk, bu dünyada yalnızca kendi derdiyle ilgilenmez; tüm dünyanın derdiyle ilgilenendir.”

Kazım hoca konuşmasının devamında, BULTÜRK Derneği’nin ortaya koyduğu duruşun altını özellikle çizdi. Çalışmaları uzun süredir takip ettiğini belirterek, “BULTÜRK gibi çalışan on dernek olsa, Türk dünyasının birlik ve beraberliği çok kısa sürede sağlanır,” ifadelerini kullandı. Onu diğer derneklerden ayıran en önemli özelliğin ise çalışmak, bedel ödemek ve susmamak olduğunu vurguladı.

“Türkiye’de birçok kişi çalışmadan bir yerlere gelmeye alışmışken, BULTÜRK kimsenin cesaret edemediğini söylüyor, kimsenin elini taşın altına koymadığı yerde sorumluluk alıyor. Türk dünyasının böyle derneklere ihtiyacı var,” sözleriyle bu duruşun ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Ziyaret sırasında Kazım Yurdakul hoca, yalnızca geçmişe değil, geleceğe dair de çok önemli değerlendirmelerde bulundu. “Dünya nereye gidiyor?” sorusuna verdiği cevaplar, salonda bulunan herkesi derin düşüncelere sevk etti. Mart ayının çok sıcak gelişmelere sahne olacağını, dünya dengelerinin ciddi şekilde sarsılacağını ifade eden Yurdakul hoca, bu sürecin başlangıcını BULTÜRK ile birlikte 21 Mart’ta vereceklerini söyledi.

“Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak,” diyen Kazım hoca, Türkiye’nin dünya yönetiminde söz sahibi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini vurguladı. Bu sözler, yalnızca bir öngörü değil; güçlü bir inancın ve tarihsel bir yürüyüşün ifadesiydi.

Ziyaretin sonunda, Turan Kızılelma yoluna adanmış bir ömrün ürünü olan iki ciltlik eser hocamıza takdim edildi. Kazım Yurdakul hocamızın BULTÜRK Derneği’ne gelerek bu inancı, bu mücadeleyi ve bu samimiyeti yerinde görmesi bizler için büyük bir moral ve güç kaynağı oldu.

Ayrıca 21 Mart Ergenekon’dan Çıkış günü vesilesiyle, Türk tarihinin gerçeklerini ve unutturulmak istenen hakikatleri farklı bir bakış açısıyla anlatacak kapsamlı bir sergi düzenlenmesi konusunda ortak bir karar alındı. Bu karar, yalnızca bir etkinlik değil; bir dirilişin, bir uyanışın sembolü niteliğindeydi.

Bu anlamlı gün, aynı davaya inanmış yüreklerin bir araya geldiği bir hatıra fotoğrafıyla ölümsüzleştirildi. BULTÜRK’te atılan bu adım, geçmişten geleceğe uzanan uzun bir yolun güçlü bir başlangıcı olarak tarihe not düşüldü.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

twelve + sixteen =