BULTÜRK’ten Sofya’da Anlamlı Ziyaret

Atatürk’ün Görev Yaptığı Tarihî Mekânda Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğine Vefa ve Teşekkür

SOFYA – BULTÜRK HABER

Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği (BULTÜRK), Bulgaristan temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Sofya Büyükelçiliğini ziyaret etti. BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK, Bulgaristan Türklerine yönelik çalışmaları, yakın ilgisi ve hizmetleri dolayısıyla Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisine BULTÜRK adına özel bir kupa-plaket takdim etti.

Ziyareti anlamlı kılan yalnızca gerçekleştirilen görüşme ve takdim değildi. Buluşma, Mustafa Kemal Atatürk’ün Sofya’da askerî ataşe olarak görev yaptığı yılların hatırasını taşıyan Türk diplomasi geleneğinin gölgesinde gerçekleşti.

Türk bayrakları ve Atatürk portresi önünde gerçekleştirilen plaket takdimi, BULTÜRK heyeti açısından hem tarihî hem de duygusal bir anlam taşıdı.

ATATÜRK’ÜN İZLERİNDEN BUGÜNÜN TÜRK DİPLOMASİSİNE

Sofya, Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatında önemli bir yere sahiptir. Mustafa Kemal, 1913–1915 yılları arasında Sofya’da askerî ataşe olarak görev yaptı. Bu yıllar, onun Balkanları ve Avrupa siyasetini yakından gözlemlediği önemli bir dönem oldu.

Aradan bir asırdan fazla zaman geçti.

Bugün Sofya’da Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağının dalgalandığı diplomatik temsil, yalnızca iki devlet arasındaki resmî ilişkilerin değil, Türkiye’nin Balkanlardaki tarihî hafızasının ve günümüzdeki etkinliğinin de sembollerinden biridir.

BULTÜRK heyetinin ziyareti bu nedenle geçmiş ile bugünün buluştuğu anlamlı bir kare ortaya çıkardı:

Bir zamanlar genç Mustafa Kemal’in görev yaptığı Sofya’da bugün Türkiye Cumhuriyeti güçlü diplomatik varlığıyla yoluna devam ediyor.

“TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ SOFYA’DA HİSSETTİK”

Ziyaretle ilgili değerlendirmede bulunan BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK, Sofya’daki Türk diplomatik varlığının kendileri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“Sofya’da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün görev yaptığı bu tarihî atmosferde Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçiliğimizi ziyaret etmek bizler için büyük bir gurur oldu. Ay yıldızlı bayrağımızın altında Türkiye Cumhuriyeti’nin devlet ciddiyetini ve gücünü hissettik. Balkanlarda güçlü Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gördük.”

ULUTÜRK, Türkiye’nin gücünün yalnızca ekonomik veya askerî kapasitesiyle değerlendirilmemesi gerektiğini; diplomasi, kültür, eğitim, tarihî bağlar ve soydaşlarla kurulan ilişkinin de bu gücün temel unsurları olduğunu vurguladı.

BULGARİSTAN TÜRKLERİNE HİZMET İÇİN KUPA-PLAKET

Ziyaret sırasında BULTÜRK adına Büyükelçiye özel bir kupa-plaket takdim edildi.

Takdimin gerekçesi ise Bulgaristan Türklerine yönelik gösterilen ilgi, gerçekleştirilen çalışmalar ve Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine verilen katkıydı.

ULUTÜRK, plaketin sıradan bir protokol hediyesi olmadığını belirterek şu mesajı verdi:

“Biz hizmet eden insanı unutmayan bir kültürden geliyoruz. Eksikleri konuştuğumuz kadar yapılan hizmete teşekkür etmeyi de bilmeliyiz. Büyükelçimize Bulgaristan Türklerine gösterdiği yakınlık ve hizmetlerinden dolayı BULTÜRK ailesi adına teşekkür ediyoruz. Bu kupa-plaket bizim için vefanın küçük ama anlamı büyük bir ifadesidir.”

BÜYÜKELÇİLİK SADECE DİPLOMATİK BİR MAKAM DEĞİLDİR

BULTÜRK’ün değerlendirmesine göre Türkiye’nin Sofya’daki diplomatik temsilinin önemi klasik devletler arası ilişkilerin çok ötesine uzanıyor.

Bulgaristan’da yaşayan Türkler, Türkiye’de yaşayan Bulgaristan kökenli vatandaşlar, iki ülke arasındaki akrabalık ilişkileri, ticaret, kültür ve eğitim bağları düşünüldüğünde Sofya Büyükelçiliği çok önemli bir köprü görevi üstleniyor.

Bir büyükelçilik yalnızca devletler arasında yazışmaların yürütüldüğü bir makam değildir.

Yurt dışında dalgalanan Türk Bayrağı aynı zamanda devletin itibarı, vatandaşın güveni ve soydaşların Türkiye ile kurduğu gönül bağının sembolüdür.

Bu nedenle Türkiye’nin Balkanlardaki diplomatik temsilinin güçlü olması, yalnız Türkiye açısından değil, Türkiye-Bulgaristan ilişkilerinin geleceği açısından da stratejik önem taşımaktadır.

BULGARİSTAN TÜRKLERİ İKİ DEVLET ARASINDA STRATEJİK KÖPRÜDÜR

Ziyarette öne çıkan temel mesajlardan biri de Bulgaristan Türklerinin geleceğine ilişkin oldu.

BULTÜRK, Bulgaristan Türklerinin yalnızca bir “azınlık meselesi” çerçevesinde değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.

Bulgaristan Türkleri, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki en güçlü insan köprülerinden biridir.

Ortak aileler, iki dil bilen yeni kuşaklar, ticari ilişkiler, kültürel bağlar ve yüz yılı aşan toplumsal hareketlilik büyük bir stratejik potansiyel meydana getiriyor.

Bu insan kaynağının eğitim, ekonomi, siyaset, akademi, diplomasi ve yerel yönetimlerde daha etkin değerlendirilmesi hem Bulgaristan Türklerine hem Bulgaristan’a hem de Türkiye-Bulgaristan ilişkilerine katkı sağlayacaktır.

BULTÜRK: “GENÇLERİMİZ GELECEĞİN KARAR VERİCİLERİ OLMALI”

BULTÜRK’ün önümüzdeki dönemde üzerinde duracağı önemli başlıklardan biri de yeni nesillerin yetiştirilmesi olacak.

Bulgaristan Türk gençlerinin yalnızca geçmişte yaşanan acıları bilen değil, geleceğin Bulgaristan’ında söz sahibi olan bir nesil haline gelmesi hedefleniyor.

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK bu konuda şu yaklaşımı ortaya koydu:

“Biz artık yalnız hak isteyen değil, Bulgaristan’ın geleceğine katkı sağlayan ve karar mekanizmalarında bulunan güçlü bir Türk nesli görmek istiyoruz. Gençlerimiz belediyelerde, parlamentoda, üniversitelerde, diplomaside, bürokraside ve Avrupa kurumlarında görev almalıdır. Bulgaristan Türklerinin geleceği eğitimli ve özgüvenli yeni kadrolarla kurulacaktır.”

TÜRKİYE’NİN BALKANLARDAKİ GÜCÜ: GÜVEN VEREN DEVLET

Sofya ziyareti aynı zamanda Türkiye’nin Balkanlar politikasına ilişkin önemli bir gerçeği yeniden ortaya koydu.

Türkiye’nin bölgedeki en büyük sermayelerinden biri tarihî bağlarıdır; fakat yalnız geçmişe dayanmak yeterli değildir.

Yeni dönemin Balkan politikası; diplomasi, ekonomi, eğitim, kültür, üniversiteler, iş dünyası, sivil toplum ve gençlik üzerinden yürütülmelidir.

Güçlü Türkiye, Balkanlarda gerilim oluşturan değil, güven oluşturan Türkiye olmalıdır.

Bulgaristan’ın istikrarı Türkiye’nin yararınadır; Türkiye’nin güçlenmesi de Bulgaristan ve Balkanların ekonomik ve stratejik dengeleri açısından önemlidir.

Bu nedenle iki ülke arasında yaşayan Türk toplumu bir ayrışma unsuru değil, barış ve ortak gelecek köprüsü olarak görülmelidir.

ATATÜRK’ÜN İZİNDE, GELECEĞE DOĞRU

Ziyaret sonunda çekilen hatıra fotoğrafında iki Türk Bayrağı arasında yükselen Atatürk portresi ve önünde gerçekleştirilen kupa-plaket takdimi dikkat çekti.

O kare aslında geçmişten geleceğe uzanan bir mesaj taşıyordu.

Bir asır önce Mustafa Kemal Sofya’da Türkiye’nin geleceğini düşünüyordu.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin diplomatları aynı şehirde Türkiye’yi temsil ediyor.

Sivil toplum kuruluşları ise devlet diplomasisini insan diplomasisiyle tamamlayan köprüler kuruyor.

BULTÜRK’ün Sofya ziyareti de bu anlayışın bir parçası olarak kayıtlara geçti.

Atatürk’ün izlerinin bulunduğu Sofya’da ay yıldızlı bayrağın altında bir kez daha gördük ki Türkiye’nin büyüklüğü yalnız sınırlarının içinde değil; diplomasisinin gücünde, devletinin itibarında, soydaşlarıyla kurduğu gönül bağında ve dostlarına verdiği güvende hissediliyor.

BULTÜRK olarak mesajımız açıktır:

Geçmişimizi unutmayacağız.
Bulgaristan Türklerine hizmet edenleri unutmayacağız.
Türkiye-Bulgaristan dostluğunu güçlendireceğiz.
Gençlerimizi geleceğe hazırlayacağız.
Ve Balkanlarda barışın, kardeşliğin ve güçlü Türkiye’nin gönül köprülerini kurmaya devam edeceğiz.

BULTÜRK Haber Merkezi

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

11 + 17 =