Hamiyet ÇAKIR
Genç kadın kardeşim,
Bu dünyada sana çok şey söylüyorlar.
“Güçlü ol ama sert ol” diyorlar.
“Hayatta kalmak için ezmek zorundasın” diyorlar.
“Büyük balık küçük balığı yer, sen de buna alış” demek istiyorlar.
Ama bil ki bu söz senin kaderin değil.
Bu, orman kanunudur.
Bu, okyanusun acımasız düzeni olabilir.
Ama insan için, özellikle kadın için, bu bir hayat kuralı olamaz.
Sen bu dünyaya sadece yarışmak için gelmedin.
Sen bu dünyaya sadece kendini kurtarmak için gelmedin.
Sen bu dünyaya iyileştirmek, dengelemek, anlam katmak için geldin.
Bu toprakların genç kadınları her zaman sessiz ama güçlü oldu. Merhameti zayıflık saymadı, vicdanı yük görmedi. Okurken de çalışırken de, üretirken de hayal kurarken de insan kalmayı başardı. Çünkü burada kadın, hayatın kenarında değil; tam merkezindedir.
Bugün dünya karışık, gelecek belirsiz. Tam da bu yüzden sana ihtiyaç var. Senin adalet duyguna, sezgine, sabrına ve cesaretine… Gücün başkasını ezmekten değil, ayağa kaldırmaktan geçtiğini bilen genç kadınlara.
Unutma: Faydalı olmak geri kalmak değildir.
Merhamet, seni zayıf yapmaz.
Vicdan, seni yavaşlatmaz.
Aksine, seni insan yapar.
Türkiye’yi farklı kılan şey de tam budur. Bu ülkenin genç kadınları, başarıyı sadece kendileri için değil; başkaları için de anlamlı kılar. Yardım ederken gösteriş yapmaz, üretirken kimliğini kaybetmez, ilerlerken köklerini inkâr etmez.
Sen yeni dünyanın mimarlarından birisin.
Yeni düzen, senin bakışınla daha adil olacak.
Senin sesinle daha yumuşak ama daha sağlam kurulacak.
Senden mükemmel olmanı beklemiyoruz.
Senden samimi, adil ve cesur olmanı bekliyoruz.
Çünkü bazı gençler sadece yol bulur,
bazıları ise yol olur.
Ve bu yol, senin adımlarınla aydınlanacak.