GÜNEY MARMARA’DA BULTÜRK’TEN GÜÇLÜ ATAMA

GAZETECİ, YAZAR VE AKTİVİST ÖMER KÜÇÜKKAYA, BULTÜRK GÜNEY MARMARA BÖLGE TEMSİLCİSİ OLDU

BULTÜRK, GÜNEY MARMARA’DA YENİ BİR DÖNEM BAŞLATIYOR: ALTI İL, ORTAK TARİH, GÜÇLÜ TEŞKİLATLANMA VE BÜYÜK HEDEFLER

Balkan ve Bulgaristan Türklerinin tarihî hafızasını yaşatmak, kültürel kimliğini korumak ve Türkiye ile Balkanlar arasındaki gönül köprülerini güçlendirmek amacıyla faaliyetlerini sürdüren BULTÜRK (Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği), Güney Marmara Bölgesi’nde önemli bir görevlendirmeye imza attı.

Basın dünyasının yakından tanıdığı gazeteci, yazar, araştırmacı ve sivil toplum aktivisti Ömer Küçükkaya, BULTÜRK Güney Marmara Bölge Temsilciliği görevine getirildi.

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK’ün öncülüğünde gerçekleştirilen bu görevlendirme, yalnızca kurumsal bir temsilcilik değişikliği değil; Balkan ve Rumeli Türklerinin toplumsal dayanışmasını güçlendirmeye, tarihî mirasını gelecek nesillere taşımaya ve bölgesel sivil toplum çalışmalarını daha etkin hâle getirmeye yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Ömer Küçükkaya, yeni görevinde Bursa, Balıkesir, Kütahya, Bilecik, Çanakkale ve Yalova illerini kapsayan geniş bir coğrafyada BULTÜRK’ün çalışmalarını koordine edecek.


GÜNEY MARMARA: BALKANLARIN ANADOLU’DAKİ HAFIZASI

Güney Marmara, Türkiye’nin yalnızca ekonomik ve kültürel bakımdan önemli bölgelerinden biri değildir.

Bu coğrafya, aynı zamanda Balkanlardan Anadolu’ya uzanan büyük göçlerin, acıların, mücadelelerin ve yeniden doğuş hikâyelerinin yaşandığı tarihî bir merkezdir.

Osmanlı Devleti’nin Balkanlardan çekilme süreciyle başlayan göç hareketleri, Cumhuriyet döneminde de farklı tarihlerde devam etmiştir.

Özellikle Bulgaristan’dan Türkiye’ye gerçekleşen göçler, Güney Marmara’nın toplumsal yapısında derin izler bırakmıştır.

1950–1951 göçleri, 1968 sonrasında aile birleşimi kapsamında gerçekleşen göçler ve 1989 yılında Bulgaristan’daki zorla isim değiştirme politikaları ve baskılar sonucunda yaşanan kitlesel göç, bu bölgenin hafızasında önemli bir yer tutmaktadır.

Bursa’nın mahallelerinde, Balıkesir’in köylerinde, Çanakkale’nin sokaklarında, Yalova’nın yerleşimlerinde, Bilecik’in kasabalarında ve Kütahya’nın çeşitli bölgelerinde bugün hâlâ Balkanlardan taşınan kültürel değerler yaşamaktadır.

Bu topraklarda yalnızca insanlar yer değiştirmemiştir.

Bir tarih taşınmıştır. Bir kültür taşınmıştır. Bir milletin hafızası taşınmıştır.

Göçmen aileler, beraberlerinde dillerini, geleneklerini, türkülerini, yemeklerini, çalışma ahlaklarını ve vatan sevgilerini getirmişlerdir.

BULTÜRK’ün Güney Marmara’daki yeni yapılanması, işte bu büyük tarihî ve kültürel birikimi daha güçlü bir kurumsal yapıyla geleceğe taşımayı amaçlamaktadır.

ÖMER KÜÇÜKKAYA: KALEMİYLE MÜCADELE EDEN BİR BALKAN SEVDALISI

Yeni Bölge Temsilcisi Ömer Küçükkaya, yalnızca gazetecilik mesleğiyle değil, Balkan ve Rumeli Türklerine yönelik duyarlılığıyla da tanınan bir isimdir.

Uzun yıllardır Balkan coğrafyasına ilişkin kaleme aldığı yazılar, araştırmacı gazetecilik çalışmaları, televizyon programları ve kamuoyuna yönelik açıklamalarıyla Bulgaristan Türklerinin meselelerini gündemde tutmaya çalışan Küçükkaya, basın ve sivil toplum faaliyetlerini bir arada yürütmektedir.

Kamuoyunda “Balkan ve Bulgaristan Türklerinin Sesi” olarak anılan Küçükkaya, özellikle Balkan Türklerinin tarihî mücadelesi, kültürel kimliği, göç hikâyeleri ve toplumsal sorunları konusunda yaptığı çalışmalarla dikkat çekmektedir.

Eşinin ailesinin de Bulgaristan’dan göç etmiş olması, Küçükkaya’nın Balkanlarla kurduğu gönül bağını daha anlamlı hâle getirmektedir.

Çünkü Balkan göçlerinin hikâyesi yalnızca tarih kitaplarında yazılı değildir.

O hikâye, ailelerin hatıralarında, büyüklerin anlattığı acılarda, eski fotoğraflarda ve nesilden nesile aktarılan özlemde yaşamaktadır.

Küçükkaya’nın gazetecilik birikiminin, bu hafızanın korunmasına ve daha geniş kitlelere ulaştırılmasına katkı sağlaması beklenmektedir.

BULTÜRK açısından bu görevlendirmenin en önemli yönlerinden biri, sahayı tanıyan, basının gücünü bilen ve sivil toplumun önemine inanan bir ismin bölgesel sorumluluk üstlenmesidir.

ALTI İLDE GÜÇLÜ TEŞKİLATLANMA HEDEFİ

BULTÜRK’ün Güney Marmara Bölge Temsilciliği, altı ili kapsayan geniş bir çalışma alanına sahip olacak.

Bursa, Balıkesir, Kütahya, Bilecik, Çanakkale ve Yalova’da yürütülecek faaliyetlerin temel hedefi, Balkan ve Rumeli kökenli vatandaşlar arasındaki dayanışmayı güçlendirmek ve ortak kültürel değerleri kurumsal çalışmalarla yaşatmak olacak.

Bu kapsamda bölgesel yapılanmanın şu alanlara ağırlık vermesi hedefleniyor:

1. Kurumsal teşkilatlanma: Altı ilde temsilcilik ağının geliştirilmesi, yerel sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak çalışma mekanizmalarının oluşturulması.

2. Kültürel mirasın korunması: Balkan Türklerinin gelenekleri, tarihî hatıraları, göç hikâyeleri, halk müziği ve kültürel değerlerinin kayıt altına alınması.

3. Gençlik ve eğitim faaliyetleri: Genç nesillerin Balkan tarihi, Türk kültürü ve ailelerinin geçmişi hakkında bilinçlendirilmesi.

4. Akademik ve stratejik çalışmalar: BGSAM (Bulgaristan Strateji Araştırma Merkezi) ile iş birliği içerisinde Balkanların sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasi gelişmelerine ilişkin araştırmalar yapılması.

5. Basın ve kamuoyu çalışmaları: Balkan ve Bulgaristan Türklerinin meselelerinin yerel ve ulusal basında daha görünür hâle getirilmesi.

6. Türkiye–Bulgaristan ilişkileri: İki ülke arasında kültürel, ekonomik ve toplumsal iş birliğini geliştirecek projelerin desteklenmesi.

Bu çalışmalarla BULTÜRK’ün yalnızca belirli dönemlerde faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşu değil, sürekli üreten, araştıran, toplumsal sorunlara çözüm arayan ve gelecek nesillere yatırım yapan güçlü bir kurumsal yapı olarak bölgede etkinliğini artırması amaçlanıyor.

MİLYONLARCA İNSANI İLGİLENDİREN BİR SORUMLULUK

Güney Marmara ve çevresindeki iller, Balkan ve Rumeli kökenli vatandaşların yoğun olarak yaşadığı önemli yerleşim merkezleri arasında bulunmaktadır.

Balkan göçmenlerinin bölgenin ekonomik, kültürel ve toplumsal gelişimine sağladıkları katkılar, Türkiye’nin yakın tarihinde önemli bir yere sahiptir.

Bölgedeki Balkan ve Rumeli kökenli nüfusun yaklaşık 3 milyon kişiye ulaştığı yönündeki değerlendirmeler, bu toplumsal birikimin büyüklüğünü ortaya koymak amacıyla dile getirilmektedir. Bununla birlikte, etnik kökene göre güncel resmî nüfus verileri bulunmadığından bu rakam kesin bir istatistik olarak değerlendirilmemelidir.

Ancak mesele yalnızca nüfus büyüklüğü değildir.

Asıl mesele, bu geniş toplumsal birikimin ortak hedefler doğrultusunda nasıl değerlendirileceğidir.

Balkan kökenli vatandaşlarımız, Türkiye’nin sanayisine, ticaretine, tarımına, eğitimine, kültürüne ve kamu hayatına önemli katkılarda bulunmuşlardır.

Şimdi bu tarihî birikimin yeni nesillerin ihtiyaçlarına cevap verecek bir sivil toplum anlayışıyla buluşturulması gerekmektedir.

Ömer Küçükkaya’nın üstlendiği görev, bu bakımdan önemli bir sorumluluk taşımaktadır.

Çünkü güçlü sivil toplum, yalnızca kalabalık topluluklarla değil; ortak hedefler, kurumsal disiplin ve sürdürülebilir çalışmalarla oluşur.

RAFET ULUTÜRK: “BİZİM HEDEFİMİZ MAKAM DAĞITMAK DEĞİL, GÖNÜLLERİ BİRLEŞTİRMEKTİR”

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet ULUTÜRK’ün yıllardır savunduğu sivil toplum anlayışının temelinde, Balkan Türklerinin geçmişini unutmadan geleceğe hazırlanması düşüncesi yer almaktadır.

Bu anlayış çerçevesinde Güney Marmara Bölge Temsilciliği’nin güçlendirilmesi, BULTÜRK’ün Türkiye genelindeki kurumsal yapılanmasına katkı sağlayacak önemli bir gelişme olarak görülmektedir.

Görevlendirmeye ilişkin BULTÜRK’ün kurumsal yaklaşımını yansıtan değerlendirmede şu mesaj öne çıkmaktadır:

“Bizim mücadelemiz yalnızca bir dernek mücadelesi değildir. Biz, Balkanlardan Anadolu’ya uzanan büyük bir tarihî hafızanın sorumluluğunu taşıyoruz.

Bizim için temsilcilik bir makam değil, millete hizmet etme sorumluluğudur.

Balkanlarda yaşanan acıları unutmadık. İsimleri değiştirilen insanlarımızı, ana dilinden uzaklaştırılmak istenen çocuklarımızı, doğduğu topraklardan ayrılmak zorunda kalan ailelerimizi unutmadık.

Ancak biz geçmişin acılarına hapsolmak istemiyoruz.

Geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmek istiyoruz.

Bulgaristan’da yaşayan soydaşlarımızla Türkiye’deki vatandaşlarımız arasında güçlü bağlar kurulmasını istiyoruz.

Türklerle Bulgarların eşit vatandaşlık, karşılıklı saygı, demokrasi ve hukuk temelinde birlikte yaşayabildiği bir gelecek istiyoruz.

BULTÜRK olarak hedefimiz, geçmişin hafızasını korurken geleceğin imkânlarını büyütmektir.

Ömer Küçükkaya’nın gazetecilik tecrübesi, Balkanlara duyduğu ilgi ve sivil toplum birikimiyle Güney Marmara’daki çalışmalarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.

Kendisine yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Bizim hedefimiz makam dağıtmak değil, gönülleri birleştirmektir. Çünkü güçlü toplum, güçlü kurumlarla; güçlü kurumlar ise samimiyetle çalışan insanlarla kurulur.”

BALKAN TÜRKLERİNİN HAFIZASI GELECEK NESİLLERE AKTARILMALI

BULTÜRK’ün yeni dönem çalışmalarında üzerinde durulması gereken en önemli konulardan biri, Balkan Türklerinin tarihî hafızasının korunmasıdır.

Bugün Balkanlardan Türkiye’ye göç eden ilk kuşakların önemli bir bölümü artık hayatta değildir.

Hayatta olanların ise anlattıkları, gelecek nesiller için paha biçilemez birer tarihî kaynaktır.

Bir annenin 1989 yılında sınır kapısında yaşadıkları…

Bir babanın doğduğu köyü terk ederken geride bıraktığı ev…

Bir çocuğun Bulgaristan’da değiştirilen ismini yıllar sonra yeniden kullanabilmesi…

Bir ailenin Türkiye’de sıfırdan hayat kurma mücadelesi…

Bunların her biri, yalnızca bir ailenin değil, ortak tarihimizin hikâyesidir.

Bu nedenle Güney Marmara’da gerçekleştirilecek çalışmaların yalnızca toplantı ve ziyaretlerle sınırlı kalmaması büyük önem taşımaktadır.

Sözlü tarih çalışmaları, belgeseller, kitaplar, dijital arşivler, kültür festivalleri ve gençlik buluşmalarıyla bu büyük hafıza gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.

Çünkü hafızasını kaybeden toplum, geleceğini başkalarının anlatmasına mahkûm olur.

BULTÜRK’ün hedefi ise kendi tarihini bilen, kimliğini koruyan, yaşadığı ülkeye değer katan ve dünyaya açık nesiller yetişmesine katkıda bulunmaktır.

GÜNEY MARMARA, TÜRKİYE İLE BALKANLAR ARASINDA STRATEJİK BİR KÖPRÜ OLABİLİR

Güney Marmara’nın önemi yalnızca tarihî ve kültürel bağlarla sınırlı değildir.

Bölge, sanayi, tarım, ticaret, ulaşım, turizm ve eğitim bakımından da önemli bir potansiyele sahiptir.

Bursa’nın sanayi gücü, Balıkesir’in tarım ve üretim kapasitesi, Çanakkale’nin tarihî ve stratejik konumu, Yalova’nın ulaşım ve ticaret imkânları, Bilecik’in üretim altyapısı ve Kütahya’nın kültürel ve ekonomik birikimi, Balkanlarla geliştirilebilecek iş birlikleri açısından önemli fırsatlar sunmaktadır.

Bu nedenle BULTÜRK’ün bölgesel yapılanması, yalnızca kültürel etkinliklerle değil, ekonomik ve akademik iş birlikleriyle de desteklenmelidir.

Türkiye ile Bulgaristan arasında girişimcilik, ticaret, eğitim, kültür ve turizm alanlarında geliştirilecek projeler, her iki ülkenin toplumları açısından olumlu sonuçlar doğurabilir.

Burada özellikle gençlerin ön plana çıkarılması gerekmektedir.

Balkan kökenli gençler, ailelerinin geçmişini bilirken çağın gerektirdiği teknolojik, bilimsel ve mesleki donanıma da sahip olmalıdır.

Çünkü Balkan Türklerinin geleceği, yalnızca geçmişte yaşananları anlatmakla değil, geleceğin dünyasında söz sahibi olacak nesiller yetiştirmekle güvence altına alınabilir.

BASININ GÜCÜ, SİVİL TOPLUMUN SORUMLULUĞUYLA BULUŞUYOR

Ömer Küçükkaya’nın gazetecilik kimliği, yeni görevine ayrı bir anlam kazandırmaktadır.

Günümüzde sivil toplum kuruluşlarının en önemli ihtiyaçlarından biri, yürüttükleri çalışmaları doğru ve etkili biçimde kamuoyuna aktarabilmeleridir.

Bir toplumun sorunlarını çözebilmek için öncelikle o sorunların görünür hâle gelmesi gerekir.

Balkan Türklerinin ana dilde eğitim talepleri, kültürel hakları, tarihî mirasın korunması, vatandaşlık işlemleri ve Türkiye ile Bulgaristan arasındaki toplumsal ilişkiler gibi konular, uzun vadeli ve nitelikli kamuoyu çalışmalarına ihtiyaç duymaktadır.

Bu noktada gazetecilik deneyimi ile sivil toplum sorumluluğunun bir araya gelmesi önemli bir fırsat oluşturmaktadır.

Ancak bu fırsatın kalıcı başarıya dönüşebilmesi için kamuoyuna yönelik açıklamaların araştırmalarla, saha çalışmalarıyla ve somut projelerle desteklenmesi gerekmektedir.

Çünkü güçlü bir ses olmak önemlidir; fakat o sesi kalıcı bir toplumsal kazanıma dönüştürmek çok daha değerlidir.

BULTÜRK’ÜN YENİ VİZYONU: YALNIZCA GEÇMİŞİ ANMAK DEĞİL, GELECEĞİ KURMAK

Balkan Türklerinin tarihi, büyük acılar kadar büyük başarıların da tarihidir.

Baskılara rağmen kimliğini koruyan, göç yollarında umudunu kaybetmeyen, Türkiye’ye geldiğinde yeniden hayat kuran ve çalışarak topluma değer katan insanların hikâyesidir.

Bugün yapılması gereken, bu tarihî mücadeleyi yeni bir toplumsal kalkınma anlayışına dönüştürmektir.

BULTÜRK’ün Güney Marmara’daki yeni döneminde başarı, yalnızca gerçekleştirilen toplantıların veya yapılan açıklamaların sayısıyla ölçülmemelidir.

Başarı; ulaşılan gençlerin, kayıt altına alınan göç hikâyelerinin, hayata geçirilen kültürel projelerin, kurulan iş birliklerinin ve çözüme katkı sağlanan toplumsal sorunların somut sonuçlarıyla değerlendirilmelidir.

Bu bakımdan Ömer Küçükkaya’nın görevi, hem önemli bir fırsat hem de ciddi bir sorumluluktur.

Bölgedeki Balkan ve Rumeli dernekleri arasında dayanışmayı artırmak, ortak projeler geliştirmek ve farklı kuşakları aynı hedefler etrafında buluşturmak, yeni temsilciliğin öncelikleri arasında yer almalıdır.

SONUÇ: GÜNEY MARMARA’DAN BALKANLARA UZANAN YENİ BİR GÖNÜL KÖPRÜSÜ

BULTÜRK’ün Ömer Küçükkaya’yı Güney Marmara Bölge Temsilciliği görevine getirmesi, bölgedeki Balkan ve Rumeli Türkleri açısından yeni bir çalışma döneminin başlangıcı olma potansiyeli taşımaktadır.

Bursa’dan Balıkesir’e, Çanakkale’den Yalova’ya, Bilecik’ten Kütahya’ya uzanan bu geniş coğrafyada atılacak her samimi adım, ortak tarihî hafızanın korunmasına ve toplumsal dayanışmanın güçlenmesine katkı sağlayacaktır.

Çünkü Balkan Türklerinin hikâyesi yalnızca geçmişte yaşanmış bir göç hikâyesi değildir.

Bu hikâye; kimliğini korumanın, vatan sevgisinin, çalışmanın, dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesidir.

Bugün ihtiyaç duyulan şey, bu büyük mirası yalnızca hatırlamak değil, onu gelecek nesillerin önünü açacak güçlü bir toplumsal enerjiye dönüştürmektir.

BULTÜRK’ün Güney Marmara’daki yeni yapılanması, bu anlayışla hareket ettiği ölçüde kalıcı başarılar elde edecektir.

Çünkü Balkanlar bizim için yalnızca bir coğrafya değildir.

Balkanlar, atalarımızın hatırası, ailelerimizin geçmişi, kültürümüzün bir parçası ve gelecek nesillere karşı taşıdığımız tarihî sorumluluktur.

Biz geçmişimizi unutmayacağız.

Köklerimizden kopmayacağız.

Türkiye’de güçlenecek, Balkanlarla gönül bağlarımızı yaşatacağız.

Ve en önemlisi, bizden sonra gelen nesillere yalnızca hatıralar değil, güçlü kurumlar, kalıcı eserler ve daha güzel bir gelecek bırakacağız.

BULTÜRK ailesine katılarak Güney Marmara Bölge Temsilciliği sorumluluğunu üstlenen gazeteci, yazar ve aktivist Ömer Küçükkaya’ya yeni görevinde başarılar diliyoruz.

Güney Marmara’da yeni bir dönem başlıyor.

Altı il, ortak bir tarih, güçlü bir dayanışma ve geleceğe uzanan büyük bir hizmet yolculuğu…

Hayırlı olsun!


BULTÜRK – Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği
Rafet ULUTÜRK
Genel Başkan

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

five × four =