KIRCAALİ Üzerine Konuşma Gülşat İBRAHİM

YENİ TÜRKİYE YÜZYILINDA TARİHE YOLCULUK: RUMELİ’YE GEÇİŞ VE KIRCAALİ EFSANESİ DÜZENLENDİ.  Etkinlikte Özbekistan’dan gelen Gülşat İBRAHİM Hanımefendi bizlere destek oldu.

Özbekistan’dan Gülşat İbrahim Hanımefendinin Toplantımızda Konuşması:

Saygıdeğer başkanım, kıymetli Müdürüm, Öğretmenlerim,
Değerli hanımefendiler, beyefendiler, sevgili çocuklar;
Hepinizi saygı, sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.
Bugün burada, sadece bir tarihi şahsiyeti anmak için değil; köklerimizi, hafızamızı ve millet olarak bizi biz yapan büyük manevi mirası yeniden hatırlamak için bir araya gelmiş bulunuyoruz.
Kırcaali’yi anlatmak benim için hem zor, hem de çok güzeldir.
Zordur; çünkü böyle büyük şahsiyetler birkaç cümleyle anlatılamaz.
Güzeldir; çünkü onun adı, bizim gönül coğrafyamızda derin izler bırakmıştır.
Kırcaali’yi anlatmak; bir insanı anlatmak değildir…
Bir ruhu, bir yolu, bir medeniyet yürüyüşünü anlatmaktır.
Bu yürüyüş; Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan, imanla yoğrulmuş bir yolculuktur.
Bizim oralarda doğan Kırcaali’yi anlatmak, benim için ayrıca büyük bir gururdur.
Ahlat’tan başlayıp Anadolu’nun kalbine, oradan Çanakkale’ye ve Balkanlar’a uzanan bu yürüyüş; sadece bir yolculuk değil, bir ideal yürüyüşüdür.
Ben de bir Özbekistanlı olarak şunu özellikle ifade etmek isterim:
Kırcaali’nin Buhara doğumlu olması, bizim için ayrı bir gurur kaynağıdır.
Buhara; ilmin, irfanın ve hikmetin merkezidir.
Oradan çıkan bir insanın, Anadolu’ya gelip kök salması…
Oradan Balkanlar’a uzanması…
Bu bize şunu gösterir:
Biz aslında ayrı değiliz…
Biz büyük bir bütünün parçalarıyız.
İşte bugün burada bir düşünelim…
Sayın Rafet ULUTÜRK Başkanımız, Buhara’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan Balkanlar’a uzanan bu büyük tarihi; bir filmle, bir belgeselle yeniden bir araya getirmiştir.
Bu çok önemli bir noktadır.
Çünkü tarih sadece kitaplarda kalmamalıdır…
Tarih hissedilmelidir…
Tarih görülmelidir…
Ve en önemlisi, yaşatılmalıdır.
Bu vesileyle, BULTÜRK Genel Başkanı Sayın Rafet ULUTÜRK’ü huzurlarınızda gönülden kutluyorum.
Çünkü kendisi bizleri birbirimize bağlıyor…
Unutulmuş bağları yeniden kuruyor…
Ve bizlere kim olduğumuzu hatırlatıyor.
Değerli misafirler,
Kırcaali bir Yesevi ocağının Alperenidir.
Yani sadece savaşan bir insan değildir…
O;
ahlakı temsil eder,
adaleti temsil eder,
hikmeti temsil eder.
Onun yürüyüşünde fetih vardır ama zulüm yoktur.
Onun gücünde kuvvet vardır ama merhamet eksik değildir.
İşte onu büyük yapan da budur.
Ama bugün burada asıl sormamız gereken soru şudur:
Kırcaali’yi sadece anlatacak mıyız…
yoksa anlayıp yol mu alacağız?
Sevgili gençler,
Şimdi özellikle size seslenmek istiyorum…
Sizler bu hikâyenin dinleyicisi değilsiniz…
devamısınız.
Sizler sadece geçmişi öğrenen bir nesil değilsiniz…
geleceği kuracak nesilsiniz.
Kırcaali’nin en büyük mirası neydi biliyor musunuz?
Ne bir şehir…
Ne bir zafer…
İnsan yetiştirmekti.
O ocaklar kurdu…
O ocaklarda insanlar yetişti…
Ve o insanlar başka insanlara ışık oldu.
Bugün o ocaklar belki aynı şekilde yok…
Ama onların ruhu hâlâ yaşıyor.
Bugün o ruh,
bizim kalbimizde…
bizim derneklerimizde…
bizim sorumluluğumuzda…
Sevgili gençler,
Hayatta en önemli şey ne biliyor musunuz?
Başarılı olmak değil…
anlamlı olmaktır.
İyi bir insan olmak…
Doğru bir insan olmak…
Bir başkasının hayatına dokunabilmek…
İşte gerçek başarı budur.
Kırcaali size şunu söylüyor:
“Büyük olmak istiyorsan,
önce iyi insan ol.”
“İz bırakmak istiyorsan,
önce kalplere dokun.”
“Geleceği kurmak istiyorsan,
önce kendini yetiştir.”
İşte bu yüzden diyoruz ki:
Kırcaali’yi tanımalıyız…
Kırcaali’yi anlatmalıyız…
Ama en önemlisi…
Kırcaali gibi olmayı hedeflemeliyiz.
Çünkü o sadece geçmişin bir kahramanı değil…
geleceğin yol göstericisidir.
Sözlerime son verirken şunu ifade etmek isterim:
Bu büyük yürüyüş bitmedi…
Bu hikâye tamamlanmadı…
Ve belki de bu hikâyenin en önemli bölümü,
sizlerin ellerinde yazılacak.
Hepinize teşekkür ediyor,
başta Sayın Rafet ULUTÜRK olmak üzere emeği geçen tüm gönül insanlarını saygıyla selamlıyorum.
Gelecek sizsiniz…
Ve yolunuz açık olsun.

Sayılarımla,

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 + 5 =