Tekirdağ’da Bir Buluşma: Balkan Ruhunu Geleceğe Taşıyan Adımlar

Dr. Nedim BİRİNCİ

Bu hafta sonu AK Parti Tekirdağ İl Başkanı Ali Gümüş’ü makamında ziyaret ettik.
Aslen Bulgaristan İslimiyeli olan Gümüş, hem göçmen kimliğini koruyan hem de Tekirdağ’ın sosyolojik yapısını iyi tanıyan bir isim olarak bizleri sıcak bir şekilde karşıladı. Ziyaretimizin ana başlığı, Tekirdağ’da yaşayan Bulgaristan Türklerinin durumu, geleceğe yönelik işbirlikleri ve 2026 Bulgaristan genel seçimlerinde birlikte atılabilecek adımlardı.

Tekirdağ, yıllardır Bulgaristan’dan göç eden soydaşlarımızın sadece yaşam alanı değil, adeta ikinci vatanı… İstanbul ve Bursa’dan sonra en yoğun Bulgaristan göçmeni nüfusuna sahip olan bu şehir, aynı zamanda Bulgaristan seçimlerinde gösterdiği yüksek katılım oranlarıyla bu kimliğin ne kadar güçlü bir şekilde yaşatıldığını gözler önüne seriyor. Bu durum, Tekirdağ’ın Balkan kökenli vatandaşlar için sıradan bir yerleşim merkezi değil; Türkiye ile Bulgaristan arasında güçlü bir kültürel ve sosyolojik köprü olduğunu kanıtlıyor. Göçmen nüfusun birlik içinde hareket edebilmesi, hem Türkiye’de hem Bulgaristan’da siyasi süreçlere katkı sağlayan ciddi bir güç haline gelmiş durumda.

Belgeselin Gücü: Rumeli’nin Hikâyesi Yeni Türkiye Yüzyılı’na Taşınıyor

Görüşmemizin önemli başlıklarından biri, BULTÜRK Derneği’nin İçişleri Bakanlığı ile birlikte sürdürdüğü “Yeni Türkiye Yüzyılında Rumeli’ye Geçiş ve Kırcaali Efsanesi” belgesel filminin Türkiye genelindeki gösterim planlarıydı. Bu belgesel, sadece Rumeli tarihini anlatmakla kalmıyor; Balkan Türklerinin yüzyıllardır verdiği kimlik mücadelesini, acılarını, göç yollarını ve ayakta kalma kararlılığını gelecek nesillere aktarıyor.

BULTÜRK Genel Başkanı Rafet Ulutürk, belgeselin Türkiye’nin dört bir yanında izlenmesi gerektiğini ve artık çocuklarımıza gerçek tarihi öğretme zamanının geldiğini vurguladı. Balkan tarihini sözlü anlatılardan çıkarıp görsel hafızaya taşıyan böyle bir çalışma, hem göçmen kökenli ailelerin çocukları hem de Türkiye genelindeki genç nesiller için büyük önem taşıyor.

Ali Gümüş ise projeye her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirterek, “Ben de bir Bulgaristanlı olarak bu çalışmada yer almak benim için bir görevdir,” sözleriyle Balkan kökenli vatandaşların bu ülkeye kattığı değerin altını çizdi.

Bir Kitap, Bir Teşekkür ve Ortak Hafıza

Ziyaretimizin sonunda Rafet Ulutürk’ün kaleme aldığı iki ciltlik “Dünden Bugüne Bulgaristan” kitabını takdim etmesi, görüşmemizi anlamlı bir noktaya taşıdı. Bu eser, Bulgaristan Türklerinin tarih boyunca yaşadığı zorlukları, göç serüvenlerini, unutulmuş hikâyelerini ve mücadelesini belgeleyen önemli bir kaynak niteliğinde.

BULTÜRK’ün çalışmalarını inceledikçe bir Bulgaristanlı olarak duyduğum gurur ve memnuniyet bir kez daha pekişti. Dernekçiliğin nasıl olması gerektiğine dair örnek bir model oluşturan BULTÜRK, hem kültürel hem siyasi hem de toplumsal anlamda Balkan Türklerinin sesini duyurmaya devam ediyor.

Son Söz: Tekirdağ Bir Balkan Şehridir

Ali Gümüş’ün şu sözleri, hem şehrin kimliğini hem de geleceğini özetliyordu:

“Tekirdağ bir Bulgaristan şehridir. Burada yaşayan büyük çoğunluk bunu hem günlük yaşamda hem de Bulgaristan seçimlerinde ortaya koyuyor. İstanbul ve Bursa’dan sonra en yoğun Bulgaristanlı nüfus burada. Biz her türlü çalışmaya hazırız.”

Bu söz, sadece bir tespit değil; Balkan kökenli vatandaşlar için bir çağrı niteliğinde…
Dayanışmayı büyütme, kimliği yaşatma ve ortak geleceğe değer katma çağrısı.
Tekirdağ’ın taşıdığı Balkan ruhu, bugün de yarın da bu topraklara güç katmaya devam edecek.

Ali Gümüş Başkan’a nazik misafirperverliği için bir kez daha teşekkür ediyor, gösterdiği ilgi ve samimiyet için “Allah razı olsun” diyoruz. Bu sıcak yaklaşım, hem Tekirdağ’daki Bulgaristan göçmeni topluluğuna verilen değeri hem de ortak çalışmalarımıza duyulan güveni bir kez daha göstermiş oldu.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

3 × 4 =