36 Yıllık Siyasi Tecrübeden Çıkarılacak Ders: Bize İsmi Türk Olan Değil, Adaleti Uygulayan Siyaset Lazım!

Gülten RAYİMOĞLU

İliyana Yotova’nın Demokrasi Mesajları ve Bulgaristan Türklerinin Gelecek Arayışı
BULTÜRK – Bulgaristan Türkleri Kültür ve Hizmet Derneği Perspektifinden
36 Yıl Geçti, Artık Sözlere Değil İcraata Bakma Zamanıdır
Bulgaristan Türkleri uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödedi.
Kimliğini korumak için mücadele etti. Dilini, kültürünü, inancını ve tarihî hafızasını yaşatmaya çalıştı. 1989 yılında yaşanan zorunlu göç, binlerce ailenin hayatında silinmez izler bıraktı.
Demokratik dönüşümün üzerinden 36 yılı aşkın bir zaman geçti.
Peki bugün kendimize şu soruyu sormamız gerekmiyor mu?
Bu kadar yılın sonunda Bulgaristan Türkleri siyasi temsil bakımından gerçekten hak ettiği noktaya ulaşabildi mi?
Siyasi partilerin isimlerinde Türk kimliğine atıf yapılması, o partilerin her kararının Türk toplumunun haklarına hizmet ettiği anlamına gelmez.
Bir siyasi hareketin gerçek kimliği tabelasında değil, parlamentoda kullandığı oylarda, vatandaşın hakkı ihlal edildiğinde gösterdiği tavırda ve adalet karşısındaki duruşunda ortaya çıkar.
Sandık Hakkı Bir Ayrıcalık Değil, Vatandaşlık Hakkıdır
Bulgaristan dışında yaşayan vatandaşların seçimlere katılma hakkı, demokratik temsil bakımından temel bir meseledir.
Özellikle Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları açısından sandık sayısının sınırlandırılması tartışmaları büyük önem taşımaktadır.
Burada siyasi hafızanın cevap bekleyen ciddi soruları bulunmaktadır.
Seçim sandıklarının sınırlandırılmasına ilişkin düzenlemelerde hangi partiler nasıl oy kullanmıştır? Kendilerini Türk toplumunun temsilcisi olarak tanıtan siyasi oluşumların tutumları ne olmuştur? Cumhurbaşkanlığı makamının itirazları karşısında parlamento nasıl hareket etmiştir?
Bu soruların cevapları resmî parlamento tutanakları ve oylama kayıtları üzerinden açıkça ortaya konulmalıdır.
Çünkü seçmenlerin, kendilerini temsil ettiğini söyleyen siyasetçilerin gerçekte hangi kararların arkasında durduğunu bilme hakkı vardır.
Demokrasi yalnızca seçim günü sandığa gitmek değildir. Demokrasi, sandığa ulaşma hakkının da eşit biçimde korunmasıdır.
İliyana Yotova’nın Sözlerinde Dikkat Çeken Demokratik Yaklaşım
İliyana Yotova’nın son dönemde yaptığı açıklamalarda özellikle hukuk önünde eşitlik, vatandaşların korunması, kurumlar arasında diyalog ve toplumsal hoşgörü üzerinde durması önemlidir.
Kırcaali için kullandığı şu sözler dikkat çekicidir:
“Kırcaali, hoşgörü ve anlayış bakımından eşsiz bir modeldir. Burada farklılıklar çatışmaz, barış içinde yaşar.”
Yotova’nın bir başka açıklamasında dile getirdiği, kanunların herkes için eşit olması gerektiği yönündeki yaklaşımı da demokratik devlet anlayışı açısından değerlidir.
Bu sözler, Bulgaristan Türklerinin yıllardır dile getirdiği eşit vatandaşlık beklentisiyle ortak bir zeminde buluşmaktadır.
Ancak siyasi güven yalnızca açıklamalarla değil, bu ilkelerin somut uygulamalarla desteklenmesiyle güçlenir.
Bizim Mücadelemiz İsimler İçin Değil, İlkeler İçindir
BULTÜRK’ün savunduğu temel anlayış, vatandaşların etnik kökenleri üzerinden ayrıştırılmadığı bir Bulgaristan’dır.
Bizim ihtiyacımız olan, yalnızca isminde Türk kelimesi bulunan siyasi partiler değildir.
Bizim ihtiyacımız olan, Türklerin de Bulgarların da Romanların da bütün vatandaşların da hukuk karşısında eşit olduğu bir devlet düzenidir.
Bir siyasetçi Türk olabilir ama adaletsiz davranabilir.
Bir siyasetçi Bulgar olabilir ama bütün vatandaşların haklarını samimiyetle savunabilir.
Önemli olan etnik kimlik değil, siyasi ahlak ve demokratik sorumluluktur.
Stratejik Bakış: Siyasi Temsilin Ölçüsü Değişmelidir
Bulgaristan Türklerinin siyasi geleceği açısından artık üç temel ölçüt öne çıkmalıdır.
Birincisi, vatandaşlık haklarının hiçbir ayrım yapılmadan korunmasıdır.
İkincisi, seçimlerde verilen sözlerle parlamentoda kullanılan oyların birbirini tutmasıdır.
Üçüncüsü, siyasi temsilin yalnızca seçim dönemlerinde değil, yılın her günü vatandaşların sorunlarına çözüm üretmesidir.
36 yıllık siyasi tecrübe, geçmişte yapılan tercihlerin sorgulanmasını ve geleceğe daha bilinçli bakılmasını gerekli kılmaktadır.
Hiçbir siyasi parti, hiçbir lider ve hiçbir kurum eleştiriden muaf olmamalıdır.
25 Ekim 2026: Seçmenin Kararı, Geleceğin Sorumluluğu
25 Ekim 2026 tarihi etrafında yürütülen seçim tartışmalarında, İliyana Yotova’nın demokrasi ve eşitlik konusundaki açıklamaları önemli bir değerlendirme başlığıdır.
Yotova’nın bu söylemlerini olumlu karşılamak mümkündür. Bununla birlikte seçmenlerin adayların geçmiş icraatlarını, hukuki yetkilerini, programlarını ve vaatlerinin uygulanabilirliğini birlikte incelemesi gerekir.
Demokratik tercih, özgür iradeye ve doğru bilgiye dayanmalıdır.
Son Söz: Unutmadık, Unutmayacağız!
Biz geçmişi kin üretmek için değil, gelecekte aynı yanlışların yaşanmaması için hatırlıyoruz.
Hangi siyasi parti vatandaşların haklarını savundu?
Hangisi seçim döneminde verdiği sözlerin arkasında durdu?
Hangisi parlamentoda farklı bir tutum aldı?
Bu soruların sorulmasından kimse rahatsız olmamalıdır.
Çünkü hesap sorabilen toplumlar demokrasiyi güçlendirir.
Bizim istediğimiz ayrıcalık değildir.
Bizim istediğimiz eşit vatandaşlıktır.
Bizim istediğimiz kimlikler üzerinden siyasi çıkar sağlanması değil, bütün vatandaşların haklarının güvence altında olmasıdır.
Bir partinin ismi değil, adaleti önemlidir. Bir liderin kökeni değil, vatandaşına nasıl davrandığı önemlidir. Bir devletin gerçek gücü ise bütün vatandaşlarını eşit biçimde koruyabilmesidir.
Seçimler geçer, partiler değişir, liderler gelir gider.
Ama adaletin bıraktığı iz tarihte kalır.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

8 + 1 =