Rafet ULUTÜRK
Siyasi sahne yine tanıdık bir döneme girdi: “geçici hükümet zamanı.” Ancak bu kez tablo biraz farklı. Anayasa aynı, kurallar aynı; değişen şey bağlam. Beş kişi “evet” dedi. Bu da Cumhurbaşkanı İliyana Yotova’nın işini bir onay arayışından çıkarıp gerçek bir seçime dönüştürüyor.
“Ev kitabı” (olası geçici başbakanlar listesi) denilen çerçevede yer alan isimler tesadüfi değil. Bunlar, üst düzey ve bağımsız kurumsal pozisyonlarda bulunan kişiler. Amaç açık: parti kimliği taşımayan, kurumsal ağırlığı olan figürler. Bu yüzden yapılacak tercih, idari bir atamadan çok, güçlü bir siyasi mesaj niteliği taşıyor.
Hazır olduklarını açıklayanlar üç ana grupta toplanıyor:
Birinci grup – Sayıştay.
Başkan Dimitar Glavçev ve yardımcıları Silviya Kıdreva ile Margarita Nikolova. Bu bir tesadüf değil. Sayıştay, tanımı gereği yürütmenin dışında duran, ama devlet mekanizmasını yakından tanıyan bir kurum. Yönetim tecrübesi olan, sistemi içeriden bilen, fakat doğrudan parçası olmayan isimler.
İkinci grup – Ombudsmanlık kurumu.
Ombudsman yardımcısı Mariya Filipova “evet” dedi. Ombudsman Velislava Delçeva ise görev pozisyonunun yürütmeye geçişle bağdaşmadığını net biçimde ifade etti. Bu da başlı başına bir mesaj: kurumsal tutarlılık ile kişisel sorumluluk alma isteği arasındaki fark.
Üçüncü grup – Merkez Bankası (BNB).
Andrey Gyurov görevi üstlenmeye hazır olduğunu söyledi. Ancak anayasa hukukçuları burada kırmızı bayrak kaldırdı. Merkez bankası yönetimi ile yürütme erkinin iç içe geçmemesi gerektiği vurgulandı. Banka yöneticilerinin diğer isimlerinin bu görevi reddetmesi de bunun farkında olunduğunu gösteriyor.
Böylece Yotova’nın gerçek tercihi büyük ölçüde Sayıştay’daki isimler arasında şekilleniyor.
Ve asıl merak burada başlıyor.
Eğer Dimitar Glavçev seçilirse, bu “tecrübe tercihi” olur. Daha önce iki kez geçici başbakanlık yapmış bir isim. Süreci, bürokrasiyi, baskıyı biliyor. Bu, güvenlik ve öngörülebilirlik mesajı demek.
Eğer Silviya Kıdreva ya da Margarita Nikolova tercih edilirse, bu farklı bir sinyal olur: yeni bir yüz, kurumsal süreklilik ama önceki geçici hükümetlerden belirgin bir mesafe. Yani modelin anayasal çerçeve içinde “yeniden başlatılması”.
Eğer Mariya Filipova seçilirse, bu sivil profilin, hak arayışının ve sosyal vurgunun öne çıkarılması anlamına gelir.
Yotova acele etmiyor. Çünkü Anayasa ona süre baskısı yapmıyor; siyasi mantık ise doğru mesajı verme fırsatı tanıyor.
Zira bugün Bulgaristan’da geçici başbakan sadece seçimleri yöneten bir idareci değil. O, aynı zamanda istikrarın, partilerden mesafenin ya da yeni bir başlangıcın sembolü haline geliyor.
Beş kişi “evet” dedi.
Şimdi söz Cumhurbaskani Yotova ’da.