1 Temmuz Zamları İnce Bir İpe Bağlı

Rafet ULUTÜRK

Bazen bir ülkenin bütçe takvimi, insanların mutfağındaki tencerenin kaynama süresini belirler. Bugün Bulgaristan’da tam olarak böyle bir tablo var. Kâğıt üzerinde otomatik olması gereken emekli maaşı artışı, pratikte parlamentonun alacağı siyasi bir karara bağlanmış durumda. Ve bu durum, özellikle en düşük emekli maaşıyla geçinen yüz binlerce insan için ciddi bir belirsizlik anlamına geliyor.

Mevzuata göre, her yıl 1 Temmuz’da emekli maaşları enflasyon ve sigortalı gelir artışına bağlı olarak güncelleniyor. Yani sistem, artışı otomatik olarak öngörüyor. Ancak mesele en düşük emekli maaşı olunca işler değişiyor. Çünkü minimum emekli maaşı, Sosyal Güvenlik Yasası’na değil, Devlet Sosyal Güvenlik Bütçesi Yasası’na bağlı. Ve 2026 bütçesi hâlâ kabul edilmedi.

Şu anda yürürlükte olan “uzatılmış bütçe” düzenlemesi, devletin gelir ve giderlerini 31 Aralık 2025’teki seviyelere kilitlemiş durumda. Bu ne demek? Şu demek: En düşük emekli maaşı 322,37 avroda kalacak. Oysa kabul edilmeyen 2026 bütçe taslağında bu rakamın 346,87 avroya çıkarılması öngörülüyordu.

Aradaki fark kâğıt üzerinde küçük görünebilir. Ama ay sonunda ilacı, elektriği, gıdayı, kirayı hesaplayan bir emekli için bu fark, “idare edebilmek” ile “borçlanmak” arasındaki çizgi demek.

Sorun Sadece Emekliler Değil

Sendika başkanı Plamen Dimitrov’un dikkat çektiği nokta çok daha geniş. Uzatılmış bütçe sadece maaşları dondurmuyor, devletin borçlanma kapasitesini de sınırlıyor. Hükümet şu anda yalnızca vadesi gelen eski borçları çevirmek için borç alabiliyor. Yatırım için değil.

Bu da savunma sanayiinden enerji sektörüne kadar birçok stratejik projeyi kilitlemiş durumda.

Örneğin:

VMZ Sopot ile Alman savunma devi Rheinmetall arasında kurulması planlanan ortak şirket için 600–700 milyon avroluk hedefli kredi,

Bulgar Enerji Holding’in, “Mini Maritsa-İstok” kömür madenlerindeki maaşların ödenebilmesi için 130 milyon avroluk refinansman kredisi,

şu an hukuken mümkün değil.

Yani mesele yalnızca emeklinin cebine girecek para değil. Mesele, ülkenin sanayi üretimi, enerji arzı ve istihdamının finansmanı.

Mart ayından sonra elektrik tüketimi düşecek, termik santraller tam kapasite çalışmayacak ve finansman sağlanamazsa maden işçilerinin maaşları riske girecek. Bu artık sosyal politika değil, doğrudan ekonomik istikrar meselesi.

Kamu Maaşları ve Enflasyon Tartışması

Bir başka başlık da kamu çalışanlarının maaşları. Uzatılmış bütçe ile maaşlar yalnızca yüzde 5 artırıldı; bu da geçen yılın enflasyon oranına eşit. Sendikalar ise en az yüzde 10 artış talep ediyor.

Son dört yıldaki verilere bakıldığında kamu ve özel sektör ücret artışlarının neredeyse paralel seyrettiği görülüyor. Buna rağmen bazı ekonomistlerin “kamu maaşları enflasyonu körüklüyor” iddiası, Dimitrov’a göre “tam bir saçmalık”.

Aslında tablo şu: Özel sektör öne geçtiğinde kamu onu yakalıyor, kamu öne geçtiğinde özel sektör yakalıyor. Dört yılın sonunda artışlar neredeyse eşit. Yani ücret artışları enflasyonun nedeni değil, enflasyona karşı bir denge mekanizması.

Siyasi Takvim ile Sosyal Gerçeklik Arasında

Sorunun özü, ekonomik değil; siyasi. Seçimler yaklaşıyor. Yeni hükümetin ne zaman kurulacağı, parlamentonun ne zaman çalışır hale geleceği belirsiz. Ve bu belirsizlik, en kırılgan kesimlerin gelirini doğrudan etkiliyor.

Buradaki paradoks şu: Hukuk sistemi, emekli maaşlarının her yıl artmasını garanti altına almış. Ama aynı hukuk sistemi, en düşük maaşı parlamentonun kararına bağladığı için, uygulamada artış siyasi iradeye takılıyor.

Bir başka deyişle, yasa diyor ki “artmalı”. Bütçe diyor ki “bekleyelim”.

Sonuç: Bütçe Teknik Bir Metin Değil

Bütçe, çoğu zaman teknik, sıkıcı, rakamlardan ibaret bir belge gibi görülür. Oysa bütçe, bir toplumun önceliklerinin aynasıdır. Kim bekleyecek, kim beklemeyecek; kim idare edecek, kim etmeyecek… bunların kararıdır.

1 Temmuz’daki artışın olup olmayacağı, aslında şu sorunun cevabı:

Devlet, siyasi takvimi mi önceleyecek, yoksa insanların hayat takvimini mi?

Çünkü emekliler için 1 Temmuz, sadece bir tarih değil. O gün, ayın geri kalanını nasıl geçireceklerinin cevabı.

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

13 + two =