93 Harbi’nden Beri: Rus-Türk savaşlarında toprağını namusu bilen, Balkanlar’ı terk etmeyen o “Özbeöz Türk” iradesi sendin.
1906 – İlk Türk Öğretmenler Birliği: Daha Türkiye Cumhuriyeti yokken, Şumnu’da dilini ve dinini korumak için teşkilatlanan aydınlar senindin.
1913 – Batı Trakya Türk Cumhuriyeti: Tarihin ilk Türk Cumhuriyeti’ni kuran, bayrak açan o sarsılmaz irade senin kanındı.
1920’ler – Turan Cemiyetleri: Bulgaristan’ın her köyünde “Turan” ismiyle dernek kuran, Atatürk devrimlerini Türkiye’den önce bağrına basan o bilinçli halk sendin.
Ne oldu da o devlerden bu cüceler türedi?
Bölüm 7: 1934 ve Uşaklığın Başlangıcı
1934 darbesi bir kırılma noktasıydı. Bulgarlar şunu anladı: “Türkleri yok edemiyoruz, o halde onları Türk görünümlü uşaklarla yönetelim.”
Uşaklık Yükseliş Oldu: O günden sonra Bulgar’a boyun eğenler makam sahibi yapıldı, dik duranlar ya sürgün edildi ya da yok edildi.
Entelektüel Kölelik: 1944 komünist darbesiyle “iyi Bulgarca konuşan Türk” makbul sayıldı. Kendi diline yabancılaşan, efendisinin dilini konuşunca kendini “aydın” sanan bir nesil türetildi.
Bölüm 8: 1989 – Kadınların Başlattığı, Erkeklerin Sattığı Devrim
1984’te isimler çalındığında umut bitmiş gibiydi. Ama 1989’da bu halkın kadınları tankların önüne çıktı. Komünizmin sonunu getiren o asil yürüyüş, bugün koltuk pazarlığı yapanlar için değil, şerefimiz içindi.
Demokrasi Tuzağı: Demokrasiye geçtik sandık ama başımıza “Doğan” görünümlü bir ihanet şebekesi çöktü. Biz “Türk lider” dedik, onlar “KGB/DS ajanı” çıktı.
Gecikmiş Uyanış: Haini kahraman sanmanın bedelini, 30 yılımızı çaldırarak ödedik.
Bölüm 9: Belene’den Oligark Sofrasına
En acısı da bu: Belene’nin o dondurucu soğuğunda yatanlar bile bugün sessiz!
Hafıza Felci: Belene’de işkence görüp bugün Türk Cumhurbaşkanı’na oy vermeyen, kendi celladının partisine sığınan bir zihin yapısı oluştu.
Oligarkın Kapıkulu: Bugün “Türk Partisi” dediğin yapının başında bir Bulgar oligark oturuyor. Ve acı olan ne biliyorsun mu? Türk gençleri, Türk iş adamları o oligarkın elini öpmek, yanına kapılanmak için birbirini eziyor. İstifa eden yok, itiraz eden yok!
Bölüm 10: Final Sorusu – Sen Hangisisin?
Elimizde bir yanda “Türk’üm” diyen diller, diğer yanda “Bulgar” yazan pasaportlar. Bir yanda “Şehitler ölmez” nidaları, diğer yanda Bulgar oligarkın kapısında bekleyen “aydınlar”.
Şimdi soruyoruz:
Bulgar mısın; çünkü ismin onlardan, pasaportun onlardan, liderin onlardan.
Türk müsün; çünkü sadece damarındaki kandan ve dedenin masallarından bahsediyorsun.
Eğer ikisi de değilsen, sen nesin? Uşaklık yapanların eli yağda balda diye mi bu sessizliğin? Aydınların Bulgar uçağı olmuş, halkın hafızası silinmiş. 1934’ten beri süregelen o “uşaklık geleneği” bugün zirve yapmış durumda.
Bu el kitabı burada bitmiyor. Çünkü bu kitabın son sayfasını ya ismini temizleyerek sen yazacaksın ya da torunların senin için “Hiç yaşamamış bir korkaktı” diye not düşecek.