Rafet ULUTÜRK
Bulgaristan’daki mevcut durum artık basit bir siyasi kriz değil; devletin işleyişi için varoluşsal bir tehdit haline geldi. Zhelyazkov hükümetinin Aralık 2025’te istifa etmesi sadece bir kabinenin sonu değil, 1991’den beri “yama yaparak” çalışmaya çalışan parlamenter sistemin iflasının da bir belgesidir. Ülke nefes alamıyor, ekonomi darmadağın olmuş durumda ve halkın seçimlerden duyduğu yorgunluk öfkeye dönüşmüş durumda.
Çanlar kimin için çalıyor?
Bulgaristan devletinin hayatta kalması için çanlar çalıyor. Yıllarca süren “geçici hükümetler” sarmalı, devleti beceriksiz kişilerin, “eski komünist nomenklatürün hizmetkarlarının” ve gaspçı çevrelerin oyun alanına dönüştürdü. Bütçesiz, hedefsiz ve istikrarsız bir şekilde 2026’ya giren Bulgaristan, Avrupa’nın en yoksul köşesinde unutulmaya mahkum. Bu düğüm çözülmezse, devlet içten içe çürüyecek ve iflas edecektir.
Rumen Radev’in tarihi hamlesi ne olmalı?
Şu ana kadar Cumhurbaşkanı Rumen Radev, “hakem” rolünü fazlasıyla yerine getirdi. Ancak mevcut sistemde, hakem ne kadar adil olursa olsun, oyuncuların hileci ve kuralların acımasız olduğu açıkça ortaya çıktı. Radev’in geriye kalan tek yolu, anayasa reformunu başlatmak ve Bulgaristan’ı başkanlık sistemine doğru yönlendirmektir!
Bulgaristan’ın kaybedecek 4 yılı daha yok. Radev şunları yapmalı:
Liderlik rolünü üstlenmek: Başkanlık kurumunun gücünü halkın doğrudan desteğiyle birleştirmek ve sistemi tıkayan “eski bağımlılıkları” ortadan kaldıracak bir yürütme organı oluşturmak.
Sistemi değiştirmek için: Başkanlık sistemi, koalisyon pazarlıklarının, perde arkası şantajların ve “oy satın alma” iddialarının sona ereceği tek yerdir. Güçlü liderlik, hızlı karar alma ve halka doğrudan hesap verebilirlik mekanizması bu ülkenin kurtuluşudur.
Eski sistemden tamamen arınma olasılığı: 2026
2026 yılının başı, Bulgaristan’da büyük bir arınma için fırsat sunuyor. Bugüne kadar siyasete hiç bulaşmamış dürüst ve ahlaklı kadroların -özellikle karma bölgelerdeki halktan gelen saf adayların- ortaya çıkması, statükoya son verecektir.
Eski komünist uşaklardan, devleti kendi vatanları olarak gören elitlerden ve dışarıdan emir alan yapılardan kurtuluşun yolu, “Sistematik Değişim”i seçim sürecinin ön saflarına yerleştirmekten geçiyor. Radev bu riski almalı ve halkı bu değişim etrafında bir araya getirmelidir.
Sonuç:
Radikal değişim veya tam iflas
Bulgar halkı, “belki bu sefer bir hükümet kurulur” umuduyla yaşamaktan bıktı.
2026 sadece bir seçim yılı olmamalı; bir sistemin tasfiye edilip yeni bir devlet düzeninin kurulduğu yıl olmalıdır. Eğer Radev bu meşaleyi yakmazsa, tehlike çanları sadece politikacılar için değil, tüm ülke için çalmaya devam edecektir.
Eski düzeni ortadan kaldırıp yeni düzeni (başkanlık sistemini) kurmanın zamanı geldi!