Seniha Rasim SABRİ – Avrupa Bulgaristan Türkleri Derneği Başkanı
Bazı mesafeler vardır…
Yalnızca kilometreyle ölçülmez.
Araya ülkeler girer, hayatlar değişir,
insan başka bir dilin içinde yaşamaya başlar…
Ama bazı duygular yer değiştirmez.
İşte Çanakkale,
Avrupa’da yaşayan bizler için böyle bir duygudur.
Gurbetin İçinde Taşınan Vatan
Almanya’da yaşıyoruz.
Farklı şehirlerde, farklı hayatların içinde…
Ama kalbimizde taşıdığımız şey aynıdır:
Vatan.
Bu bazen bir bayram sabahında hissedilir,
bazen bir ezgide,
bazen de hiç beklenmedik bir anda…
Bir kelimede, bir bakışta.
Ve Çanakkale,
o duygunun en derin yeridir.
Sadece Bir Savaş Değil
Çanakkale’yi biz burada,
sadece bir tarih olarak öğrenmedik.
Onu, bir duruş olarak öğrendik.
Bir milletin,
“buradayım ve buradan gitmem” dediği an olarak…
Bu yüzden Çanakkale,
bizim için sadece geçmişte kalmış bir savaş değil,
bugün hâlâ süren bir kimliktir.
Avrupa’da Türk Olmak
Avrupa’da Türk olmak,
sadece bir kimlik meselesi değildir.
Bir hatırlayış halidir.
Nereden geldiğini bilmek,
hangi bedellerle var olunduğunu unutmamak…
İşte burada Çanakkale devreye girer.
Çünkü o,
kim olduğumuzu bize hatırlatan en güçlü hafızadır.
Bulgaristan Türklerinin Hafızası
Bizler, Bulgaristan Türkleri olarak
tarihin zor sayfalarından geçmiş bir topluluğuz.
Kimliğimizi korumak için mücadele ettik.
Dilimiz için, adımız için, varlığımız için…
Bu yüzden Çanakkale’yi anlamak bizim için zor değildir.
Çünkü biz de biliriz:
Bir millet bazen sadece var olabilmek için direnmek zorunda kalır.
Uzakta Ama Aynı Yerde
Bugün Almanya’dayız.
Ama Çanakkale söz konusu olduğunda
mesafe ortadan kalkar.
Çünkü orada yatanlar,
sadece Anadolu’nun değil,
hepimizin şehitleridir.
Onların mücadelesi,
bizim bugün dimdik durabilmemizin temelidir.
Yeni Nesillere Bir Emanet
Burada büyüyen çocuklarımıza
Çanakkale’yi anlatıyoruz.
Sadece tarih olarak değil…
Bir bilinç olarak.
Bir sorumluluk olarak.
Çünkü biliyoruz:
Unutulan her değer, zamanla kaybolur.
Ama anlatılan her hatıra,
yaşamaya devam eder.
Son Söz: Gurbetten Vefa
Bugün Almanya’dan,
Avrupa’nın ortasından
Çanakkale’ye bir selam gönderiyoruz.
Bu selam, sadece bir anma değil…
Bir vefadır.
Bir teşekkürdür.
Ve bir söz:
Unutmayacağız.
Ne o fedakârlığı,
ne o direnişi,
ne de o ruhu…
Çünkü biz nereye gidersek gidelim,
o ruh bizimle gelir.
Ve biz,
o emaneti taşımaya devam ederiz.