İKLİM DİPLOMASİSİ: COP29 MİRASI TOPLANTISI İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Aysu AKBAŞ

“Doğa Sesleniyor: Gecikirseniz, Geri Dönemeyebilirsiniz.”

İstanbul, 1 Ağustos 2025 – Zamanın kalbinde duran, nice mücadeleye ve değişime tanıklık etmiş tarihî Camlı Köşk, bu kez insanlığın geleceği için atılan anlamlı bir adımın mekânı oldu.

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Merkezi’nin ev sahipliğinde, proje yöneticisi Mehseti Hüseynova’nın öncülüğünde gerçekleştirilen “İklim Diplomasisi: COP29 Mirası” temalı toplantı, sadece çevre başlığı altında toplanmadı; insanlığın vicdanına, sorumluluğuna ve ortak kaderine seslenen derin bir çağrıya dönüştü.

İstanbul’un kalbinde, doğaya karşı işlenmiş hataların sessiz çığlığına kulak veren bu buluşma; iklim krizinin artık bilimsel verilerden çok, toplumsal bilinçle çözülebileceğini bir kez daha gözler önüne serdi.

Toplantı, çevreye dair teknik meselelerin ötesine geçerek, insanın doğayla kurduğu manevi bağa, geleceğe duyduğu sadakate ve geçmişe olan borcuna odaklandı.

Birleşen eller, yükselen sesler ve çarpan kalpler… Bu buluşma, sadece bir masa etrafında değil; ortak bir yeryüzü sevdasında birleşen yüreklerde anlam buldu.

Bir toplantı değil; bir vicdan çağrısıydı bu…

Toplantının moderatörlüğünü Azerbaycan’dan Gençlerin Töhfesi İctimai Birliği YK Üyesi Sirac Mirzıraçlı üstlendi. Türkiye, Azerbaycan ve uluslararası STK temsilcilerinin katıldığı toplantı; doğaya kulak vermek, geçmişten ders alarak geleceği inşa etmek adına duygu yüklü anlara sahne oldu.

Tarihten Gelen Direniş: Bilinçle Yoğrulmuş Bir Mücadele

Açılış konuşmasını yapan Gençlerin Töhfesi Başkanı Asım Veliyev, gençliğin yalnızca geleceğin değil, bugünün de sorumluluğunu taşıdığını vurgulayarak, COP29’un ardından sürecin ancak toplumsal dayanışma ile ilerleyebileceğini belirtti.

Ardından söz alan Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkan Yardımcısı ve Uluslararası Yeşilay Federasyonu Genel Sekreteri Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu, Yeşilay’ın doğuş hikâyesini paylaşırken salonda derin bir sessizlik hâkimdi:
“1920’lerde İngiliz gemileriyle Karaköy’e getirilen bedava alkollere karşı halkı bilinçlendirmek için doğduk. Bugün aynı bilinçle çevreye ve gelecek kuşaklara karşı görevimizi sürdürüyoruz.”

Bu sözler, mücadele ruhunun yalnızca bir alana değil, tüm insanlığa yayılan ortak bir bilinç olduğunun altını çizdi.

Azerbaycan’dan Dünya’ya Mesaj: Liderlik, Cesaret ve Vefa

Etkinlikte söz alan Azerbaycan Konsolosluk Temsilcisi, kardeş Türkiye ile çevre alanındaki stratejik iş birliklerinin her geçen gün daha da güçlendiğini ifade etti.

Sonrasında mikrofona gelen proje yöneticisi ve Gıda Güvenliği Harekatı Başkanı Mehseti Huseynova, Azerbaycan’ın iklim diplomasisi konusunda dünya sahnesine güçlü bir şekilde çıktığını belirtti.
“Geçtiğimiz yıl Azerbaycan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirdiğimiz uluslararası çevre toplantıları, yalnızca doğaya değil, insanlığın ruhuna da dokundu,” diyen Huseynova, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sayın Cumhurbaşkanımız İlham Aliyev’in liderliğinde, bizlere verilen güçlü destek sayesinde, Azerbaycan artık iklim adaletinin aktif bir savunucusudur.”

İklim, İnsan ve Ruh Sağlığı: Görülmeyeni Konuşmak

Yeşilay Uluslararası İş Birlikleri Müdürü Sedef Erçetin, konuşmasında alışılmış çevre tartışmalarının ötesine geçerek iklim değişikliği ile bağımlılık arasındaki bağa dikkat çekti:
“Çevre bozuldukça, insan içe kapanıyor. Umutsuzluk arttıkça, zararlı alışkanlıklar çoğalıyor. Biz Yeşilay olarak, doğayı korumanın aynı zamanda insanın iç dünyasını da iyileştirmek olduğuna inanıyoruz.”

STK İş Birliği Vurgusu

Türkiye Azerbaycan Dayanışma ve Enformasyon Federasyonu adına konuşan Perviz Mehmedzade, STK’lar arası iş birliğinin yeni fırsatlar sunduğunu ve gençliğin bu alanda daha aktif rol alması gerektiğini ifade etti.

Sivil Toplumun Yüreği: Kardeşlik Coğrafyasından İstanbul’a

Etkinliğin en duygusal konuşmalarından biri BULTÜRK Derneği Başkanı Rafet ULUTÜRK’e aitti.

“İklim Diplomasisinde STK İş Birliğinin Önemi” başlıklı konuşmasında, sadece bilimsel değil; kültürel, tarihî ve vicdanî sorumluluğa da vurgu yaptı:

Rafet ULUTÜRK’ün konuşması: https://bulturk.org.tr/v2/iklim-diplomasisinde-stk-is-birliginin-onemi/

“Biz BULTÜRK olarak, Balkanlar’dan Türkistan’a kadar uzanan bir gönül coğrafyasında çevre bilinciyle hareket ediyoruz. Her STK bir umut adasıdır. Eğer bu adaları birleştirirsek, bir okyanus oluruz. Unutmayalım: Gelecek nesiller sadece neyi başardığımızı değil,

neyi başarmayı seçtiğimizi de sorgulayacaklardır.

Toplantının moderatörlüğünü Azerbaycan’dan Gençlerin Töhfesi İctimai Birliği YK Üyesi Sirac Mirzıraçlı’nın kapanış konuşmalarıyla son buldu.

Ardından gün boyunca katkı sunan tüm konuşmacılara teşekkür plaketi takdim edildi.

Plaket takdimleri Asım Veliyev ve Mehseti Huseynova tarafından takdim edildi. Plaket alan isimler şöyle:

  • Dr. Mehmet Güllüoğlu
  • Azerbaycan Konsolosluk Temsilcisi
  • Sedef Erçetin
  • Perviz Mehmedzade
  • Rafet ULUTÜRK

Son olarak gençler arasında düzenlenen Kahoot Yarışması, bilgiyi oyunla birleştirerek çevre farkındalığını pekiştirdi. Gençlerin heyecanı, toplantının en umut verici tarafıydı.


SONUÇ: BİR GEZEGEN, BİR GÖNÜL, ORTAK SORUMLULUK

Bu toplantı bize bir kez daha gösterdi ki: İklim krizi sadece bilimsel değil, vicdanî bir krizdir. Ve bu mücadele, diplomatik masalarda değil, halkın kalbinde kazanılır.

Doğa beklemiyor. Nesiller beklemiyor. Birlik olmazsak, gelecek de olmayacak.

Bugün İstanbul’dan yükselen ses, yalnızca Boğaz’a değil, insanlığın vicdanına çarptı:

“Gecikirseniz, geri dönemeyebilirsiniz…”

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

14 − twelve =