Prof. Dr. Hayati DURMAZ – BGSAM Başkanı
Bazı nehirler vardır…
Sessiz akar ama derin konuşur.
Tuna gibi…
Kıyılarında sadece şehirler değil,
hatıralar yaşar.
Göçler, ayrılıklar, dualar…
Ve bazen bir aksakalın dudaklarından dökülen
yüzyıllık bir dua…
Bugün Tuna kıyılarından,
Deliorman ve Dobruca’dan
Çanakkale’ye böyle bir ses yükseliyor.
Aksakalın Sözü Ağırdır
Bir aksakal konuştuğunda,
söz sadece söz değildir.
Geçmişin yükünü taşır.
Görülmüş zamanların izini taşır.
Ve o söz,
acele edilmeden,
yavaşça söylenir.
Çünkü bilinir:
Ağır söz, derin yerden çıkar.
Tuna ile Çanakkale Arasında
Tuna akar,
Karadeniz’e ulaşır…
Ve o su,
bir şekilde Çanakkale’ye de varır.
Bu yüzden biz biliriz:
Aramızda mesafe yoktur.
Bir akış vardır.
Aynı tarihin,
aynı kaderin akışı…
Deliorman ve Dobruca’nın Hafızası
Bu topraklar da çok şey gördü.
Göçler…
baskılar…
kimliğini koruma mücadelesi…
Sessiz kalındı bazen…
Ama unutulmadı.
Bu yüzden Çanakkale’yi anlamak için
uzun anlatılara gerek yok.
Bir bakış yeter.
Çanakkale: Bir Milletin Ayağa Kalkışı
Çanakkale,
sadece bir savaş değildir.
Bir duruştur.
Bir milletin,
“Ben buradayım” dediği andır.
Dünya “bitti” dediğinde,
yeniden ayağa kalktığı yer…
Ve bu ses,
Tuna kıyılarında da duyulmuştur.
Bir Aksakal Duası
Bugün ellerimi açıyorum…
Tuna’dan Çanakkale’ye.
Yavaş, ağır ve içten bir dua ile:
Ey o toprakta yatan yiğitler…
Sizler sadece bir milletin değil,
bütün bir soyun emanetisiniz.
Ruhlarınız şad olsun.
Mekânınız nurla dolsun.
Ve bizlere bıraktığınız o duruş,
hiç eksilmesin.
Haykırış ve Sessizlik
Deliorman’dan, Dobruca’dan yükselen ses
bazen bir haykırıştır…
Ama çoğu zaman
sessiz bir duruştur.
Çünkü biz biliriz:
En güçlü ses,
en derinden gelen sestir.
Son Söz: Akış
Tuna akar…
Zaman akar…
Ama bazı hatıralar
akıp gitmez.
Çanakkale de onlardan biridir.
Ve biz,
bu kıyılardan bakarken
şunu söyleriz:
Bir milletin duası kabul olmuşsa,
o hatıra sonsuza kadar yaşar.
Ve o dua…
hâlâ sürmektedir.