Rafet ULUTÜRK
Sevgili gençler
Hepiniz hayatınızın kritik bir eşiğindesiniz.
Bir yandan sınavlara hazırlanıyor,
bir yandan “Nasıl bir geleceğim olacak?” sorusuyla yüzleşiyorsunuz.
İşte tam bu noktada şunu net söylemeliyim:
Yeni Türkiye Yüzyılı, sizin üniversite sıralarında şekillenecek.
Bu yüzyıl;
sadece iyi meslek sahibi olanların değil,
iyi insan olmayı başaranların yüzyılı olacaktır.
Üniversite Bir Amaç Değil, Bir Araçtır
Size herkes şunu söylüyor olabilir:
“İyi bir üniversite kazan, gerisi gelir.”
Hayır.
Gerisi kendiliğinden gelmez.
Üniversite;
sadece diploma alınan bir yer değil,
şahsiyetin keskinleştiği,
düşüncenin derinleştiği,
hayata bakışın şekillendiği bir eşiktir.
Bu yüzden sorumuz şudur:
Siz üniversiteye sadece
bir meslek için mi gidiyorsunuz,
yoksa bir duruş inşa etmek için mi?
Kimlik Olmadan Kariyer Olmaz
Bugün dünyada bilgiye ulaşmak zor değil.
Zor olan;
bilgiyi vicdanla,
gücü ahlâkla,
başarıyı sorumlulukla taşımaktır.
İşte bu yüzden diyoruz ki:
Tarihini bilmeyen bir genç,
dünyayla rekabet edemez.
Köklerini tanımayan bir zihin,
başkasının fikirlerine bağımlı olur.
Kendi hikâyesini bilmeyenler,
başkalarının yazdığı senaryolarda
figüran olmaya mahkûmdur.
Buhara’dan Kırcaali’ye: Size Ne Söylüyor Bu Hikâye?
Bugün size Kırcaali ismini hatırlatıyoruz.
Çünkü bu isim,
sadece geçmişe ait değildir.
Kırcaali;
bilgiyle yürüyen,
ahlâkla güçlenen,
sayının değil niteliğin kazandığını gösteren
bir hayat modelidir.
800 kişiyle,
on binlerce kişilik ordulara karşı durabilen bir akıl;
şunu öğretir:
Kalabalık değil, karakter kazandırır.
Bu, sizin için de geçerlidir.
Üniversitede kaç kişi olduğunuz değil;
nasıl biri olduğunuz belirleyici olacaktır.
Toprak Konuştu: Artık Sorumluluk Sizde
Gelibolu’da ortaya çıkarılan
8 bin 731 mezar,
bize bir gerçeği hatırlatıyor:
Bu topraklarda
gelecek, bedel ödenerek kuruldu.
O insanlar,
“Ben kazanayım” demedi.
“Benden sonra gelenler daha onurlu yaşasın” dedi.
Bugün sizden beklenen;
aynı fedakârlığı canla değil belki,
ama emekle,
çalışmayla,
ahlâkla göstermenizdir.
Açık Talep: Bu Bilgi Resmî Olmalı
Buradan açıkça söylüyoruz:
Kırcaali ve bu bilinç, ders kitaplarına girmelidir.
Çünkü üniversiteye giden bir genç,
sadece matematik ve fizik değil,
kimlik ve sorumluluk da öğrenmelidir.
Ama şunu unutmayın:
Müfredatı beklemek yetmez.
Siz bu tarihi tatil gibi okumak zorundasınız.
Çünkü bu okumalar,
sizi sınavdan değil;
hayattan geçirir.
Gelecek Size Soru Soracak
Yakında üniversite kazanacaksınız.
Sonra iş arayacaksınız.
Sonra dünyaya açılacaksınız.
Ve hayat bir gün size şunu soracak:
“Sen kimsin?
Sadece bilen mi,
yoksa sorumluluk alan biri mi?”
İşte Yeni Türkiye Yüzyılı,
bu soruya doğru cevap verebilenlerin yüzyılıdır.
Son Çağrı
Kendinizi küçümsemeyin.
Sıradan hedeflere razı olmayın.
Dünya yönetimine hazır olun.
Zihnen hazır olun.
Ahlâken hazır olun.
Vicdanen hazır olun.
Çünkü gelecek;
sessiz kalanların değil,
“Ben bu dünyaya bir söz söylemeye geldim”
diyenlerin olacaktır.
Kırcaali’nin duası hâlâ yankılanıyor:
“Köklerine sahip çık,
geleceğe umutla yürü.”
Biz bu çağrıyı duyduk.
Şimdi üniversite yolundaki bu yürüyüşte
söz sırası sizde.
Saygıyla, güvenle, umutla…